Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

OYUNU BOZMAK

OYUNU BOZMAK

HATADAN DÖNMEK

 

Doğru olmak, doğruyu bulmak büyük erdemdir. İnsana keyif verir. Doğru insanlarla birlikte olmanın verdiği haz ve mutluluk kadar hatadan dönmek de erdemdir, insanı mutlu eder. Bence asıl insanın hatasını fark etmesi daha büyük bir erdem ve olgunluk göstergesidir. Çünkü doğru olmak aslında fıtratın daha kolay ve daha kendiliğinden yönelişi içinde gerçekleşir. Hatadan dönmek için ise insanın kendisini aşması gerekir. İşte bu öyle kolay değildir. Er adam işidir, erdemli adam işidir. Yiğit adam işidir. Sahici, gerçekten samimi adam işidir. Öncelikle kendine, kendisine karşı içsel, öznel samimiyetin tavrıdır yanlıştan dönmek. Müslümanca, mümince bir tavırdır.

 

Yanlıştan dönmek imanın, ahlakın başarılı sınavıdır. Sadece dönmek değil yakınlarını, arkadaşlarını da uyarmak aynı zamanda. İnsanın hatasını kabul edecek gibi olsa bile bunu hayata geçirmeyi engelleyen şeytani unsurlar vardır. Şeytan insanı çok sinsi, çok duygusal bir yerinden yakalayarak engeller, olmadı geciktirir. Bu yüzden alışkanlıklarımızı, saplantıya dönüşmüş bağlılıklarımızı aşamayız. Kendimizi aştığımız ve arkadaşlarımıza, çevremize “Arkadaşlar yanılmışız” demeyi adeta utanç sebebi gibi gösteren bir işleyiş etrafımızı sarmıştır. Bu kuşatmayı kırmak gerekir. Bu insanın kendi kendisini tutuklaması, kendini kendi zindanında hapsetmesi demektir. Bu manada bir insan kendi zindanına gömülmüşse onun özgürleşmesi, olgunlaşması, yetkinleşmesi çok zordur.

 

Bir insan kendi iradesini, aklını, ruhunu, vicdanını, ölçüsünü başkasına teslim etmişse o insan özgürleşemez; esaretten, kölelikten kurtulamaz. Kötü niyetliler, bu insanı tepe tepe kullanır. Belki çokları bile isteye etkisi altında oldukları hipnoz ile bazıları kınayıcıların kınamasından korkmak gibi ancak cahil ve çiğ insanlarda görülecek komplekslerle direnirler. Bu insanlar sadece ülkeye ve etraflarına değil, her an kullanılabilecek psikolojik yapılarıyla öncelikle kendilerine zarar verirler. Kendi kendilerini önemsizleştirir, itibarsızlaştırırlar. Çünkü kendi diliyle, kendi aklıyla konuşamayan, kendi inisiyatifi ve iradesi ile duruş yerini belirlemeyen insanın hangi gerçekliğini esas ve muhatap alarak konuşacaksın ki? Bu kişi hükmen yoktur; yok hükmündedir. Bir gölge, bir hayalet gibidir. Güdümlüdür. İpi başkalarının elindedir. Kumandası ya bir örgütün, ya bir şeyhin ya bir hocanın elindedir diyelim. Kumandayı elinde bulunduranların istekleri doğrultusunda sözde rollerini oynar dururlar. Böyle durumlar istenmez ama oluyor işte. Koca koca adamlar kendilerini mesela son sıcak gündemin konusunda olduğu gibi birilerinin emrine öyle veriyorlar ki, bu bir varlık ve iman meselesine dönüşüyor. Geldiği son aşama itibariyle hizmet ve cemaat hareketi artık böyle bir yapı olmuştur. Gönül veren iyi niyetlilerin samimiyetini kimse sorgulayamaz, ama artık bu hareket görünür amacından sapmış, saptırılmıştır. İyi niyetler, iyi niyetliler, memleket aleyhine, devlet aleyhine kullanılmaya başlanmıştır. Erdem kendini kötü niyetlere kullandırtmayan iyi niyettir aynı zamanda.

 

İşte bakınız internete düşen son ses kayıtları ile neler ortaya çıkıyor neler. Hoca dedikleri zat (dedikleri diyorum en azından benim hocam değil. Sonra bizim hocalarımız böyle karanlık, bulanık işlere girmez, girmemelidir.) din işlerinin dışında dünya işlerine tam göbekten kilitlenmiş. İhaleler, para trafikleri, açık açık söylendiği gibi İsraillilerle iş tutmalar, birlikte gizli program yapmalar; Başbakanı devirme planları, parti satın almalar, milletvekilleri kandırma operasyonları.. daha neler neler. Adamlar kendilerine o kadar güveniyorlar ki, gezi olaylarında malum çevrelerle nasıl yardımlaştıkları, yeni yılda hükümetin işinin biteceğini, Nisanda ise bakanları kendilerinin atayacaklarını açık ve kesin bir dille, keyifle ifade ediyorlar. Erken kutladıkları bir zaferin sarhoşluğu içinde!

 

Bizim kardeşler, bizim şakirtler suskun. En iyileri kardeşliğe sığınıyorlar. Doğru yapıyorlar. Kardeşlik hukukunu bozmamalıdır. Ve onlar bizim ebediyen kardeşlerimizdir. Müslümanlar kardeştir. Ancak ülkemize ve milletimize düşmanca tavırları kabullenmemizi kardeşliğin gereği sayıyorlarsa, işte orada durup kendilerini ve tüm ilişki biçimlerini gözden geçirmeleri gerekir. Artık bir yol ayrımına geldik. Biz ikazlarımızı yaptık. Müsamaha ettik ve edeceğiz. Ama bizden artık yoldan çıkmış masonlarla, Siyonistlerle birlikte ortaklıklar kuran ihanet planları deşifre olmuş ve daha da olacak olan bir yapıya sessiz kalmamız istenmesin. Biz bu yapıya karşı sadece yüksek sesle karşı koymayacak ayrıca hesap da soracağız. Yok öyle yağma. Kimseye hiçbir şey adına ve hatırına memlekete kastetme hakkı ve ayrıcalığı veremeyiz. Şu kepazeliğe bakın. Karanlık bir odak cemaat adı altında Türkiye’ye, iktidara saldıracak biz de savunmaya geçtiğimiz zaman “Kardeşlik zarar görmesin” “Cemaate zarar gelmesin” olacak. Kardeşliğin neresinde sana gösterilen anlayışa ihanetle karşılık vermek vardır. Kardeşliğin neresinde Siyonistleri memnun etmek için Suriyeli mazlum Müslümanlara giden yardımları engellemek, İsraili otorite kabul etmek vardır. Haydi bir an için saçmalayalım ve İsrail’i de otorite kabul etmenizde bir beis görmeyelim; dünyanın, tarihin neresinde cemaatin çıkarı için devleti bile çökertmeyi göze alma aymazlığı kabul edilebilir? “PKK’nın tekrar silaha sarılması sağlanacak, yeniden çatışma ortamı yaratılacak” deniyor. Bunu adeta çılgın bir sevinçle söylüyorlar. Bu memleketin herhangi bir evladı kan akmasından, kaos ve çatışmadan nasıl bir sevinç duyabilir? Bu nasıl bir mantıktır, nasıl bir anlayıştır. Ben bunları izlerken Samanyolu TV’de yayınlanan ve adeta terörün azdırılması için insanımızı kışkırtmayı amaçladığı besbelli olan dizilerin niçin yayınlandığını ve hangi amaca hizmet ettiğini artık anlamış bulunuyorum. (Ve bu saatten sonra sözüm ona cemaat medyasını tam manasıyla protesto ediyorum.)

 

Cemaatteki samimi insanlar için sözün tükendiği yere doğru geldik, geliyoruz. Onların bir erdemlik, bir müminlik göstererek kendilerini aşmalarını ve hisselerine düştüğü kadar olsun bu oyunu bozmalarını bekliyoruz. Bu oyun zaten bozuldu, bozuluyor. Başbakan açıkladı. Örgütün şeması bozulunca şimdi içeriden itiraflar gelmeye başladı. Bakın önümüzdeki günler neler oluyor, neler olacak. İnsanın doğru olması, doğru insanlarla birlikte, doğru yolda olması bir erdemdir. Ama yanlıştan dönme olgunluğu ve samimiyeti göstermek daha büyük bir erdemdir ve inanmanın gereğidir.

Yanılgı ve yanlışlık bizden uzak değil.

Ne yapalım yanılmışız işte.

İçine çekilmek istendiğimiz tuzağın gizli saklı bir tarafı kalmamıştır.

Gizli emeller, amaçlar açığa çıkmıştır.

Türkiye’yi, İslâm’ı seven herkesin tutumunu belli etme zamanı gelmiştir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 708
Bu Ay : 16788
Toplam : 26046

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom