Talip SOYLU

Talip SOYLU

malatyahaberleri@gmail.com

OLMAZ AMA

OLMAZ AMA,

HAYIR AMA,

YETER AMA!

 

Hizmet hareketinin nereye, kime hizmet ettiğini artık bilene aşk olsun.

Arkalarında bir el onları kendi çıkar ve politikaları doğrultusunda evirip çeviriyor.

Bunlar kim mi? Onları da bilene aşk olsun. Bizce bir ölçüde deşifre olmuş şekliyle bu el ABD neoconlarından İsrail Siyonistlerine kadar uzanabiliyor. Olur mu böyle bir şey? Vallahi olur mu olmaz mı orasını bilemem. İşte olanlar ortada. Halkbankası etrafında gelişen olaylar bile bazı ilişkileri açığa çıkaracak nitelikte.

 

Bir kamu bankası olan Halkbanktan ABD rahatsız, bunu anladık. İngiltere rahatsız, İsrail rahatsız hadi bunu da anladık diyelim. Mason para babaları rahatsız anladık. Ey muhterem hocam, ey muhterem hocamın cemaati siz niye rahatsızsınız? İşte biz bunu anlamıyoruz. Sizin bu işlerle ne alakanız olabilir? Bu memleketin zenginliği, rahatı diyelim ki onları rahatsız ediyor. Burada anlaşılmayan bir şey yok. Kâfir kâfirliğini, düşman düşmanlığını yapacak. Ey kardeşler siz niye onlarla aynı rahatsızlığı duyuyorsunuz? Burada kardeşleriniz varken neden düşmanların amacına hizmet ediyorsunuz? Yoksa hizmetin tanımı, amacı mı değişti? İşte bu soruya cevap bulamıyoruz. Milletin ileri amacı sizleri niçin geriyor? Türkiye’nin hamleleri sizleri niçin karanlık, bulanık ittifaklara sürüklüyor? Mavi Marmara’dan, Gezi olaylarına destek vermenizden bu yana hep bağışlayıcı, hep hoşgörücü olduk, ama her şeyin de bir sınırı var. Artık yeter! İşimiz gücümüz sizin yanlışlarınızla mı uğraşmak olacak? Ak Partinin yanlışı yok mu? Var. Yüz kez var. Başka cemaatlerin yanlışı yok mu? Bin kere var. Tamam mı burası anlaşıldı mı? Kardeşler herkesin yanlışı var ama kimse de su içmek için gemiyi alttan delmiyor. Sadece iktidara karşı diye kimse de bu kadar açık şekilde fesat odaklarıyla birlikte kumpaslar kurmuyor. Olmaz ama. Hayır ama. Yeter ama. Bakın işte kardeşleriniz olarak sizleri uyarıyor, ikaz ediyoruz. Elimiz, gücümüz ancak bunları yapmaya müsait. Üstlere, tepelere ulaşamıyoruz. Ne yapalım? Eğer ulaşanlar varsa bu tavsiye ve uyarılarımızı taa okyanus ötesine kadar taşısın. Müslümanlar huzursuz kardeşim. Sizin adınıza huzursuz. 

 

Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Bir oyuna, bir alana girmek o oyunun o alanın kurallarını kabul etmek demektir. Bir yükün altına girdiyseniz onun ağırlığına dayanacaksınız. Öyle risk alanında başkası olacak, nimetlerden sen faydalanacaksın olmaz öyle. Öyle bir kavgaya giriyorsan suratına yumruk yiyince ciyak ciyak bağırmayacaksın. Hele yumruk attığın kişiden hiç hoşgörü beklemeyeceksin. E ne olacak yani karşındaki adam sana “ne iyi ettin de bana vurdun” mu diyecek?

 

Cemaat bir komploya kurban gidiyor.

Cemaatte bir akıl ve duygu tutulması gözleniyor.

Hiç kimseyi dinlemeyen psikolojileri yönlendirmenin kuvvetini gösteriyor. Senden, benden, ondan oluşan cemaat tabanına bir diyeceğim yok. Sadece üstte ihtiras ve inattan gözü dönmüş yeminlilerin oyununa gelinmemeli. Tek diyeceğim bu. Bakın iş eğer baştan suhulet içinde ele alınsaydı bugün cemaat diye bildiğimiz yapı her bakımdan iki kat büyümüştü. Cemaate olan sevgi, sempati iki kat büyümüştü. İnsanımız elini, gönlünü cemaate iki kat fazla açacaktı. Ama şimdi ne oldu? Özellikle adı son Halkbankası operasyonuyla ilişkilendirilmesinden sonra ne oldu? Ne olacak? Kamuoyunda cemaatin gizli, karanlık, dış bağlantılı odaklarla iş tuttuğu görüşü yayılacak. Efendim öyle değil. Öyle değilse sen de bu algıya yol açacak tavırlar içinde olmayacaksın. Birilerinin, gazına, dolduruşuna gelip öyle saçma sapan işlerin, kumpasların içinde olmayacaksın. Devlet işini devlet tiyatrosundaki devlet mi zannettin dostum? Devletin öyle basit bir işleyiş, basit bir mekanizma olduğunu mu zannettin? Devletin yüzüne gülümsemesi ile bütün işlerini ona yaptıracağını dahası devleti teslim aldığını alacağını mı zannettin. Bunun böyle olmadığını anladığında şımarıklığından vaz geçecek veya şımarıklığından vaz geçtiğin zaman bunun böyle olmadığını anlayacaksın. O zaman da geç olur mu olmaz mı bilemem.

 

Er geç hakikati öğrenecek, anlayacaksın. Kendi hakikatini. Memleketin, milletin, devletin hakikatini. Siyasetin, sosyolojinin, doğruluğun hakikatini. Anlayacak ve olman gereken yerde, olman gerektiği kadar, olman gerektiği şekilde var olacaksın. O zaman eğer biraz akıl kırıntısı kaldıysa, sen de oturup gerçekten ilim tahsil edeceksin. Gerçekten sanat, edebiyat tahsil edeceksin. Gerçekten komünistletrin yaptığı propaganda yöntemlerine benzer başka varyasyonlar denemeyeceksin. Anlaşılmadı mı?

 

İş raydan çıktı. Açık seçik söylemek zorunda kalıyorum. Bakın Hüseyin Gülerce ne yazmış? “Tehdit gibi algılamayın ama diyor bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” Eskiden nasıldı? Cemaat herkesin, her kesimin, Ak Partinin desteğini buluyordu değil mi? Üstelik bu yazıyı Hakan Şükür’ün istifasına dair yazısında söylüyor. Bu sözleri anlamlı kılan, ilginç kılan ironi tam da burada. Ak Parti ne yapmış? Şükür’ü milletvekili yapmış. Yani ödüllendirmiş. Başkaları da var. İdris Bal gibi. Daha başkaları da var. Yani Ak Parti şahsında Müslümanlar size el açmış, sizi kucaklamış. Ama siz gelip “biz parti marti takmayız, bizim dediğimiz olacak yoksa…” deyip şantaja başlamışsınız. Büyütmüşüz, beslemişiz şimdi gözümüzü oyuyorsunuz. Bir de yanlış olan hükümetmiş gibi, bütün diğer cemaatlermiş gibi en hafifinden o şık olmayan tavrınız var ya, düşman başına. Sanki hükümet size mecburmuş gibi. Sanki bütün Türkiye onlara mecbur ve muhtaçmış gibi.  

 

Peki, ne olacak şimdi? Yani ben senin elinden tutmuşum, yardım etmiş, en üst düzeyde temsil kazandırmışım. Sen bir yolunu bulup bana çelme takmaya, yolumu kesmeye çalışmışsın. Ey Gülerce. Bak hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyen üstelik bunu tehdit tonuyla söyleyen sensin. Milletin hoşgörüsü sana son kez zeytinyağı gibi su yüzüne çıkma, bu sözleri söylememiş olma hakkı ve şansı verebilir. Özde, özünde iyi bir insan olduğunu biliyoruz. Belki de hakikate olan bağlılığını örtüştürdüğün kişilere yani hocaya bağlılık sende bir handikap oluşturmuş olabilir. Uyan ve hoca efendiyi de uyar. Biz senden bunu bekliyoruz. Ama sen tehdit ve şantaj dilini seçiyorsun. Biz vatandaş olarak artık olanların farkındayız. Her olayın arkasındaki sebep ve sonuç denklemini kuracak yetenek de edindik. Bizi de öyle aptal yerine koymayın. Cemaate bağlı kişilerin tercih ve düşüncelerinde asıl belirleyici olanın sizler olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yakında ne ölçüde yanıldığınızı anlarsınız. Anlarsınız ama geç olabilir. Çünkü hiçbir şey artık eskisi gibi olmaz.

 

Yarın hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Evvela bir şekilde hizmete gönül verenler oynanan oyunu anladılar, daha fazla anlayacaklar. İnsanımızı artık suret-i haktan gözükerek yanlış yönlendiremeyeceksiniz. İnsanımızı İsrail’in siyasi emel ve operasyonla aynı paralelde görme çabanız hep sonuçsuz kalacak. İyi düşünün, iyi muhasebe yapın. Ölçün, biçin, tartın ve işte her gün yeni bir gün. İşte hepimize yeni bir imkân.

Bu gündüzleri teperseniz, bitimsiz gecelere mahkûm olacaksınız haberiniz olsun.

Çünkü hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.  

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 168
Bu Ay : 6873
Toplam : 6873

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom