Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

KÂFİRLER ÇATLASIN

KÂFİRLER ÇATLASIN

HER ŞEY İYİ OLACAK!

 

Başbakan son günlerde “Yeni Türkiye” vurgusu yapıyor.

Ak Partili yıllarda sağlanan başarı ve gelişmelerden sonra Türkiye’nin yakın tarihini ‘yeni’ ve ‘eski’ kelimeleri ile ayırmanın yanlış olmadığı söylenmelidir.

Eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye, teknolojiye, ulaşımdan ihracata, konut yapımı ve şehirleşmeye, çevreden dış siyasete kadar hayatın her alanı eskisiyle kıyaslanamayacak ölçüde değişti. Özellikle yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız her gelişlerinde Türkiye’yi çok değişmiş gördüklerini, neredeyse tanıyamadıklarını söylüyorlar. Artık Türkiye bir zamanlar olduğu gibi, “gelişmemiş, azgelişmiş veya gelişmekte olan ülke” nitelemesiyle tanımlanmıyor. Türkiye gelişmiş bir sanayi ülkesi ve kültürel kimliğine uygun olarak tarihe muhteşem bir dönüş yaptı, yapıyor. Tarihin canlı bir hareketlilik kazanması biraz da Türkiye’nin tarihine, tarihsel iddialarına dönüşü sebebi iledir. Eğer Türkiye büyük devlet olma iddiasını sürdürecekse küçük düşünmemek, küçük engellere takılmamak zorundadır.

İstanbul’da Marmaray ve 3. Havaalanı, hızlı tren ve muazzam karayolları projeleri, enerji ve nükleer santral yatırımları, tank, uçak, helikopter, füze ve uzay projeleri dünyanın dikkatlerini çeken muazzam yatırım hamleleridir. Çevremizde gözlenen negatif gelişmeler yükselişimizi daha anlamlı kılmaktadır. Avrupa’nın kimi ülkelerinde bir türlü baş edilemeyen krizler, hemen yanı başımızda Irak ve Suriye’deki savaş durumları, Mülteciler, Filistin meselesi, Mısır’daki bunalım vs. düşünüldüğünde Türkiye’nin başarısı iki kat önem taşımaktadır. Bunalımlar, savaşlar, krizler Türkiye’nin yükselişini durduramıyorsa, bu, öncelikle bu milletin okunmuş olduğundandır. Hemen itiraz etmeyin; buradaki ‘okunmuş olma’ya geniş, derin, incelikli anlamlar yüklüyorum. Birçoklarınca ‘mucize’ diye nitelenen başardığımız gelişmeler; aşk, azim, güven ve kararlılıkla neler yapabileceğimizin göstergesidir.

İlerleyişimizin durdurulamıyor oluşu, büyük ölçüde, ancak bizim varlığımızın dolduracağı boşluğun, başka güçlerce doldurulamaz oluşundandır. Su yatağında akınca ilerleme kendiliğinden olmaktadır. Sonuç olarak Türkiye engellenemiyor, durdurulamıyor. Dünya bizi izliyor. Dünya devleri, egemen güçlerin ajansları, strateji kuruluşları, istihbaratları, radarları bizi izliyor. İzlesinler. Hakikatin ve özgür var oluşun kimseden korkusu olmaz, olamaz. Kâfirden korktuğunuz zaman hakikat üzere olma vasfınızı kaybedersiniz. Türkiye var olacak. Türkiye ile birlikte bölgesi de var olacak. Mutlu, barış ve kardeşlik içinde var olacağız. Bizim coğrafi, tarihsel ve siyasal konumumuz, merkezi ve belirleyicidir. Türkiye bir kutup yıldızıdır, çekim merkezidir. Yani özgül ağırlığımız sadece kendimizden, kendi siyasal sınırlarımızdan ibaret değiliz. Biz Asya’dan Avrupa’ya, Kafkasya’dan Balkanlara, Ortadoğu’ya kadar yayılmış geniş bir ailenin üyesiyiz. Türkiye bu geniş ailenin bir özeti gibi değil midir?

Biz burada, içerde ve dışarıda, birlikte var olduğumuzun, birlikte var olmamız gerektiğinin önemini kavramış durumdayız. Bu önemi bilince dönüştürmemiz gerekir. Bu tutumumuz, bu duruşumuz başta entelektüel ilgi ve dimağları harekete geçiriyor. Varlığımıza pusu ve komplo kuranlar birlikteliğimizi sabote etmek, dostlukların yerine düşmanlıklar, barışın yerine savaş, kardeşliğin yerine husumet ve kin tohumları ekmek için gece gündüz, her alanda, her koldan çalışıyorlar. Tabir yerindeyse kuduruyorlar. Gittikçe güçlenen, zenginleşen, çevikleşen varlığımız, bütünlüklü varlığımız, fesat odaklarını huzursuz ediyor. Öfkelerinden çatlayacaklar. Çatlayın öfkenizle. Kinleri ruhlarını kemire kemire onları yok edecek. Yok olsunlar kinleri ile.

Bölgedeki birlikteliğimizi bozmak istiyorlar. O sebeple bütün sözde ilkelerini çiğneyerek Suriye’deki kimyasal katliama göz yumdular. Oyaladıkça oyalamak, Beşar’a zaman kazandırmak istiyorlar. Hiç çaresi yok, bu saatten sonra Beşar’ın zaten olmayan iktidarını koruyamayacağını, tek yaptıklarının diktatörün ecelini biraz daha geciktirmekten öte bir anlam taşımadığını en iyi onlar biliyor. Aynı ilkesizlik ve ahlaksızlığı Mısır’da da gösterdiler, gösteriyorlar. Asıl darbe Gezi Parkı olayları ile Mısır’dan önce Türkiye’de yapılmak istendi. Tezgâhladıkları Gezi Parkı gösterilerinde polisin biber gazı kullanımını dünyaya neredeyse kimyasal saldırı gibi propaganda edip ortalığı velveleye verenler, gerçek katliam ve gerçek darbe karşısında gık bile diyemediler. Müslümanların direnişi haber bile yapılmadı. Sırf bu bile komplonun amaçsal bağlantılarını ve boyutlarını açığa çıkarıyor.

Aziz milletimizin bütünleşerek ortaya koyduğu asil tavır bütün hesapları altüst etti. Türkiye’deki olayların, Cumhuriyet tarihinin en fazla yatırımları için ihale yapıldığı bir dönemde kışkırtılması oldukça anlamlıdır. Amaç çok açık: Önlenemez bir yükseliş içinde olan Türkiye’yi ne yapıp edip durdurmak. Tek dertleri buradaki huzuru, düzeni, işleyişi, iklimi bozmak; yazımızı kışa çevirmek. Milletin sağduyusu bu oyunlara gelmedi.

Şimdi bütün oyunları bozulan bu odaklar, amaçları doğrultusunda başka ve kimsenin aklına gelmeyecek bir grubu, bir cemaati harekete geçirmeye çalışıyor. Bütün dava bu. Anladınız; ‘dershanelerin kapatılması’ olarak gündemde tutulmaya çalışılan Milli Eğitimde dönüşüm programını bahane ederek iktidarla onu destekleyen muhafazakâr kitle arasında bir kopma, bir çatlama meydana getiriyorlar. Bu amaca alet olan birçok masum temiz insanın iyi niyetlerinden asla şüphe etmiyorum. Ancak, ağzından kaçırır gibi, Today’s Zaman’da cemaat adına bir dil kullanarak “Bizim Ak Parti iktidarına karşı olmamızın asıl sebebi, iktidarın İsrail’e karşı islediği olumsuz politikalardır” ifadeleri bazı derin ilişkileri, örtük hesapları deşifre etmiyor mu? İsrail’e karşı izlenen politikalarla dershane meselesi nasıl ilişkilendiriliyor? Yoksa bu da Gezi olaylarındaki ağaçlar gibi bir bahane mi?

Cemaate gönül verenler niçin yanlış yönlendiriliyor, terörize edilecek şekilde duyguları köpürtülüyor? Onların hizmet diye bir aşkları var. Ama bu meseleyi kaşıyarak kendilerince iktidarı zayıflatma hesapları yapanların ne hizmet aşkı ne din ve iman gayretleri var. Bu böyle bilinsin.  

Millet bu badireyi de atlatacak. Hem de son derece rahat, görülmemiş kolaylıkta atlatacak.

Ve sonuç, herkes için hayırlara vesile olacak. Bundan emin olunuz.

Kimi akıllar tutulabilir, kimi vicdanlar körelebilir.

Milletin her zaman canlı, diri, uyanık kalan sağduyusu herkesi istikamete sokacaktır. Bundan da emin olunuz.

Yeni Türkiye’de her şey, her kes yerli yerinde olacak.

necmevci@yahoo.com.tr

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 226
Bu Ay : 17887
Toplam : 27145

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom