Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

İnsanlık dramı

İnsanlık dramı

                 Bu gün dünyanın gözü önünde insanlığın modern dramı yaşanıyor. İnsanlık kendi köklerinden koparılmış, ötekileştirilmiş hiziplere mezheplere partilere ayrılmış. Sınırları kültürlere ve medeniyetlere göre değil, kanla değil kalemle çizilmiş milletlere ve devletlere bölünmüştür. Dini milli ve ideolojik akımların etkisiyle yozlaşmış öz benliğinden uzaklaştırılmış günlerini yaşıyor.  Kaosa yürüyen son çağ milletlerinin serüveni tarihin satırlarına düşüyor. Demokrasi cumhuriyet özgürlük v.s adı altında köklerinden ve özünden koparılmış bir insanlık gözleniyor. Modası geçmiş medeniyet ve çağdaşlık nutukları milyonları oyalayan bir dizi magazinlerin bayat haberleri gibi insanlığın önüne servis ediliyor.

              Dünyanın en batısında yani en uzağındaki süper güç olarak tanımlanan bir toplumun başına yeniden lider olarak taşınan kişinin misyonu dünyaya yeni anlam katmaktadır. Sömürgeciliğe karşı kazanılmış zaferin sembolü olan siyah rengiyle beyaz gülücükler dağıtıyor. Dünya sömürge sisteminin bir parçası olarak yenilenmiş bir güveni bölgemizdeki yanan yüreklere nasıl taşıyacak? Bunu bir umut ışığı olur sevdasıyla gündelik öğünlerimize sığdırıyorlar. Dünyadaki modern köleliliğin insanlığı getirdiği bu günkü kaos, özellikle bölgemizde ve ülkemizde tarihin hiçbir döneminde görülmemiştir.                Dünyayı küçük bir köy haline getiren iletişim ağları milletlerin kaderlerinin birbirine bağlayan birer prangaya dönüşmüştür. Tarihin en ilkel dönemlerindeki kölelerinin ayaklarına ve kollarına vurulan zincirlerden daha zorba ve daha büyük bir zülüm olarak kalacaktır. Bu pranga ekonomik ve siyasi olarak hayatımızın en mahremine ulaşmış ve birçok ruhları işgal etmiştir. Başka kıtalarda ve ülkelerdeki insanların hayatında olumsuz bir dalga kıtalar arası ve milletler arası ansızın oluşan acımasız ve sınırsız tufanlara dönüşmektedir.  Bir gün dolmadan bir kelebeğin kanat çırpması kadar nazik ve sessiz olarak ruhumuzu ve imkânlarımızı yerle bir eden bir sistemin parçaları durumuna gelmişiz. Özgürlüğümüzü kendi ellerimizle kendi köklerimizden koparılmış, karanlığa peşkeş çekilen gönüllü modern köleler olmuşuz. Ekonomik ve sosyal imkanlarımız yok edildiği gibi çocuklarımız elimizden alınmış ve bu emperyalist sistemin yerel mutisi durumuna getirilmiştir.

Karmaşık gibi görünen dünya emperyalistlerinin oluşturduğu sömürge ağı bütün dünyayı kuşatan bir kölelik sistemidir. Birleşmiş milletler miadını çoktan doldurmuş, insanlığa hiçbir katkısı olmayan sadece sömürgeci ve işgalci güçlerin piyonu durumuna gelmiştir. Dünyadaki ekonomik ve siyasi sistemler sadece güçlüleri koruyan zayıfları ezen zorba bir sistem olarak varlığını korumaktadır.  Bu sömürge ağının coğrafyamızdaki uzantıları değişik şekillerde tecelli etmektedir. Yarı gelişmiş kabilecilik ve derebeylik şekliyle adına cumhuriyet ve demokrasi denilen ancak hiçbir zaman gerçek anlamlarını göremediğimiz bir takım küçük guruplara hizmet eden çıkar şebekeleridir.

      Ülkemizin siyasi liderleri darbe anayasasıyla iktidar ve muhalefet oldukları figüranlık yapılan siyasi zeminini unutup dünyanın zalim ve sömürü sistemlerine eleştiri yapmayı ihmal etmiyorlar. Ülkenin demokratik ve hukuki zemini olarak tanımlanan kaypaklıkları görmezlikten gelip acıyan gözlerle dünyanın içindeki sömürü sistemlerine başkaldıran liderlik havasıyla kendilerini, halklarını ve dünyadaki mazlumları oyalıyorlar.  Dünyanın değişen yüzü dikta rejimlerinin sonunu getirmeye devam ederken otuz yılı aşkın ülkemiz darbe hukukuyla yönetilmesi büyük bir insanlık ayıbıdır. Yargıladıklarını iddia ettikleri darbecilerin yasaları sosyal hayatın her yönünde işlerliği devam ediyor. Siyasi partiler yasası hala darbeci ve dikta rejiminin özelliklerini taşımaktadır. Bu gün modası geçmiş sendika memuriyet ve işçi hakları yasaları darbe dönemlerinin mevzuatlarıyla uygulanmaktadır. Yeni gündeme gelen yasa tasarıları ya kişiye özel ya da zenginlere yönelik ve politik çıkarlar hizmet eden nitelikler taşımaktadır. Devlet kurumları toplumun sorunları çözmekten uzak siyasi taraftarların çiftliği durumunu yıllarca korumuştur ve korumaya devam etmektedir.

Bu gün ülkemizin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine gidildiğinde görülen bu coğrafyanın her bölgesine yayılan gelir dağılımındaki adaletsizliklerin görülmesi mümkündür. Ekonomik ve sosyal büyüme zenginlerin fakirlerle arasındaki mesafesinin daha bir açılması olarak topluma yansımaktadır. Artık dünyanın medeniyet beşiği olan bu coğrafyasına insani niteliklere sahip yönetimler gelmelidir. Bu yüzyılda devlet, kendini vatandaşına karşı değil vatandaşı devlete karşı korumalıdır.

makifsahin@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 214
Bu Ay : 17121
Toplam : 26379

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom