Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

EVLERE BASKIN

EVLERE BASKIN

Mahrem olan mahremdir,  kimse ona “çeşitli nedenler üreterek” müdahale edemez, etmemelidir. Çünkü evlere kapılarından girilir ve “kapıdan girmek” aslında rızanın alınmasıdır. Bunu belirttikten sonra, gündeme yani “öğrenci evlerine baskın” tartışmalarına geçelim.

12 Eylül darbesini lise yıllarımda karşıladım, üniversite yıllarımda etkilerini yaşamaya devam ettim. Darbede lise ikinci sınıftaydım. Demiryollarında staj yapıyorum, teknik lisede okumam nedeniyle, bir gün staj mesaisi bitmiş, arkadaşlarla, aramızda bir şeyler konuşarak yürüyoruz, fıkra anlatıp gülüyoruz. Gar binasında nöbet tutan bir polis memurunun dikkatini çekmişiz. Birden bize seslendi:

 “Gülüyor musunuz, tipiniz mi öyle”

“Nasıl yani, dedik.”

“Bana bakıp güldünüz.”

Ona bakıp gülmemiştik, aramızdaki muhabbetten hissesine pay çıkarmıştı.

Darbe günleriydi. Duyuyorduk, nice genç, sudan sebeplerle götürülüyor, haber alınamıyordu. Ne diyelim şimdi.

“Gülmüyoruz, size öyle gelmiş, tipimiz böyle” dedik. Geçip gittik. Biraz ter attık tabi.

Üniversiteye Konya Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne gittim. Arkadaşlarla ev tuttuk, kalıyoruz. O günün şartlarında, Konya’da erkek öğrenciler kendi aralarında ev tuttuğu gibi, kızlı erkekli ev tutanlar da var. Veya önce ev tutuluyor, sonra kızlı erkekli misafirlikleri duyuyoruz. Biz inancımızın çizdiği sınırları korumak ve yaşamak isteyen gençlerin yanında, her türlü dünya görüşü var. Neticede binlerce öğrenci var.

Pat kapı çalıyor, açıyoruz, sivil bir ekip, şüphe üzerine gelmiş veya birileri bize “iyilik yapıp” bazı şeyler söylemiş, mesela “bunlar dinci” gibisinden. Geliyor, kitaplara bakıyor, bazı sorular soruyorlar. Ev halini gözden geçirip gidiyorlar. Tabi yapılan şu; bakın gözlerimiz üzerinizde!

Ne yapmışız, o günlerde çok yoğun kitap okuyor, tartışmalardan kaçınmıyor, ülke için faydalı gördüğümüz düşünceleri paylaşıyoruz. Ve ileri günlerde, biz mezun olduktan sonra, bizim bıraktığımız evlerde kalanlara, baskınların devam ettiğini duyuyoruz.

Bugünlerde, başka gerekçelerle, ev baskınları yeniden tartışılır oldu. Güvenlik gerekçesiyle, alınan riskli ihbarlar açısından, alınması gereken tedbirler elbette her ülkede yaşanan gerçekler. Lakin istemeyenlerin, “iyiliksever komşuların” veya kimi başka ekiplerin, lüzumsuz ihbarlarıyla yapılacak ev baskınları, toplumsal huzuru dinamitler. Kişinin özel mahremi olan evi şekillendirmek girişimleri huzura hizmet etmediği gibi başlı başına bir ahlak sorunu olarak karşımıza çıkar.

Elbette ahlaki yozlaşmalar var. Bunlar konuşulmalı, inancı ve düşüncesi ne olursa olsun, toplum ahlakını dinamitleyecek sahneler, herkesi rahatsız eder. Fakat bunu tedavi etmenin yolları vardır. Araştırma yapıp, nedenleri ortaya çıkarmak, bir eğitim sorunu olarak değerlendirmek gerekir. Bu meseleyi bir tür “linç uygulamasına” dönüştürmek isteyenler çıkabilir, böyle bir yönlendirme yapabilirler, kendileri almak istedikleri “özel intikamlar” için, konuşulan “evlere baskın” meselesini kullanabilirler. Hele böyle bir konuda, öncelikle başbakanın açıklama yapması, kendisini yıpratır. Nitekim kendisini istemeyen çevreler, belki tam olarak izah edemediği bu konuda, kendisini yıpratmak için, iyi bir malzeme yakaladıklarını düşünüyorlar.

Hiçbir meselenin çözümü, özellikle bu tür netameli konuların çözümü yasaklarla, baskınlarla olmaz. Ev baskınları, ideoloji değiştirilerek sürdürülmemeli. Meselenin ortaya çıkaracağı psikolojik travmalar dâhil her boyutu konuşulmalı.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 480
Bu Ay : 20552
Toplam : 29810

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom