Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

ŞEHİR

ŞEHİR

Şehir denilence; yapılar, yollar, çevre ve insan arasında oluşturulan estetiği ve fazileti anlıyorum. Şehir için bir “güzel” tanımlaması yapmam gerekirse, bu pencereden bakarak o tarifi yapmak isterim. Bir de ihtiyaçların bedevilikten kurtarılması üzerinde durmak isterim. Binaların, parkların, yolların, oradaki insanların bedevilikten kurtulduğunu yansıtması gerekir diye düşünürüm. Bu yönüyle bakarım, bir şehri şehir yapan yalnızca yönetenler ve yönetici akıl değil şehirde yaşayan herkese egemen olan anlayıştır derim.

Bize gelince, kısa ve kolay yoldan yöneticileri suçlar, işin içinden çıkarız. Her seçim sürecinde, şehri yönetenleri suçlar, değişmesini ister, değişmezse şehrin anatomisinin yamulacağını bağırarak dile getiririz. Oysa şehri yönetenlerin, mesela projelendirip yaptıkları yol veya park gibi ortak alanlara bakıyorum, oralara sahip çıkması gerekenler olarak, yeterince hassas davranmadığımızı görüyorum. Her seçim döneminde, yönetici kişiler değişirse işler düzelir, yoksa olmaz gibi bir yaklaşımın eksik olduğunu açıkça belirtmiş olayım. Fazilete birlikte ulaşabiliriz. Şehrin imarını birlikte iyileştirebiliriz. Daha fazla rant hesabıyla neleri kırdığımızı, işlemez hale getirdiğimizi, şehri nasıl yolunmuş kaza çevirdiğimizi ancak orada yaşayanlar olarak biz biliriz ve yalnızca yöneticileri suçlayarak, onların değişmesiyle işlerin düzeleceğini iddia ederek bir yere varamayız. Tabi bir yere varmak istiyorsak…

Farabi’nin “medine’tül fazılasından” anladığım kadarıyla, Farabi insan topluluklarını, gelişmiş ve gelişmemiş olarak iki kısma ayırır; şehir gelişmiş toplulukların en küçüğüdür. Ona göre erdemli şehir, ahlaki erdemleri ilke edinmiş, iş bölümü ve sosyal dayanışmanın mükemmel düzeyde gerçekleştiği, hukuk ve sosyal adaletin tam olarak uygulandığı, bilge insanların söz sahibi oldukları şehirdir. Elbette hepsinin dört başı mamur örtüşmesi zor olabilir ancak böyle bir şehir için çalışmak gerektiğini düşünüyorum. Bu gelişmişlik için yalnızca seçim yarışının, bu yarışta isimlerin değişmesinin “her şeymiş” gibi görülmesi nasıl izah edilir, doğrusu merak ediyorum. Diyelim ki, yalan söyleyen, ahlaki sorunları durmadan birileri tarafından dile getirilen, o güne kadar kendisine teslim edilmiş emanetleri hakkıyla taşımayan, bu noktadaki uyarıları da “başka işiniz yok mu” tarzıyla karşılayan, özgür iradesi şüpheli bir şahıs seçim yarışlarına girdi. Arkası güçlü biri olduğu için, bütün olumsuzluklarını gizlemeyi başardı, sandıkta halkın önüne getirildi. Şehir onunla hangi fazileti elde edecek? Farabi’nin dile getirdiği “faziletli şehir” yaklaşımına göre nasıl yaklaşacağız bu duruma?

“Her insan yarışa girebilir kardeşim” diyenler olacaktır. Ben işin orasında değilim, geçmiş bilgelerimizin şehirde görmek istedikleri “bilge ruhu, bilge bakış ve anlayışı” şehre nasıl kazandırır, nasıl sürdürürüz derdindeyim. Bu noktada da kişiler önemli. Ahlakları, bilgelikleri, tevazuları, iş bölümü kabiliyetleri, sosyal dayanışma başarıları önemli. Farabi’nin şehir yaklaşımına göre,  Ahlak sınırında çamura batan kişiler, şehirlere ne katabilir? Falan şahıs gider, filan gelirse işler düzelir görüşü, bana mantıklı gelmiyor. Bir şehri, derdi olanların, ortaya koyacakları ortak akıl, ortak ruh, ortak vicdan birlikteliği ve eylemselliği bir yerlere taşıyabilir. Şehri yönetmek için seçilecek insan, bu ortak akıl ve vicdanı bir araya getirir, üretken bir eylemselliğe dönüştürür ve şehre bir ruh kazandırır.

Yönetici, bilgiyi ve becerileri sanat estetiği içinde hayata geçirebilmek için uğraşmalıdır. Çevresini ona göre oluşturmalıdır. Bilinmelidir ki, böyle bir iş için, şehrin kapılarından tevazu içinde girerek, bilgeliği şehre taşıyanların başarı yüzdesi yüksek olacaktır. Bu bakış açısı ile eksikler tespit edilmelidir. Şehir, platonik aşkla bir hırs oluşturularak değil, şehre açılmayı ve şehirle tanışmayı başararak güzelliklere ulaşır.

Eğer şehir üzerine eleştirileriniz varsa, neyi niçin eleştirdiğinizi, yerine ne getirmek istediğinizi, o getirmek istediklerinizin “fazilet görüntüsünü” iyi sunabilmeli, izah edebilmelisiniz. Ben şehre çok şey katarım iddianız havada kalırsa, şehirde çarpılırsınız.

Derdim var ve faziletli şehir benim sevdam diyorsanız, buna hazırım derken, bu arzunuz, yarın sizi zora sokacak bir hırs değilse ortaya çıkmalısınız. Büyük bir mesuliyet alacak olduğunuzun bilincinde ve bu ahlakı taşıyorsanız çıkın ve yüreğinizi, ahlakınızı şehre yansıtın.

Buna göre düşünülmeli derim…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 16
Bugün : 737
Bu Ay : 4763
Toplam : 4763

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom