Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Ey Ordu

Ey Ordu!..

Şu an Karadeniz’in hırçın dalgalarını izliyorum.

Ordu; Karadeniz’in şirin bir sahil kenti…

Şehir merkezi bir avuç kadar lakin ‘Büyükşehir’ e aday.

Bu şehirden beş-altı ay önce geçmiştim. Görür görmez -tabiri caizse- vurulmuştum.

Bol güneş, bol deniz ve yeşilin en koyu tonlarıyla donatılmış bol oksijen…

‘Tam kafama göre’, desem abartılı konuşmuş olmam.

Güneş, deniz ve oksijen....Bir insanın bu dünyada en çok görmek istediği şeyler bunlar. Ne yapıp edip bu şehre yerleşmeliyim. Bu şehrin nimetlerinden ben de istifade etmeliyim…

Güneşi, denizi ve yeşilin bol olduğu bu şehirde yaşamak hakikaten ayrıcalık…

Fazla bir şey istemiyorum; şöyle denize bakan ve şehir merkezine yakın bir köyde müstakil bir ev…  

‘Fındık bahçesi olmasa da olur’, diyeceğim lakin Ordu’da oturup da fındık yememek eksik olur.

Neden olmasın ki?

Geri kalan yorgun ömrümü bol oksijenli bu şehirde neden geçirmeyeyim ki?

Sahil kentlerden İzmir’i ilk gördüğümde de bu böyle duygulara kapılmıştım. Lakin İzmir dejenere olmuş bir şehir. Ordu, İzmir’e göre daha bakir…

Bu şehrin insanlarını pek tanımam lakin Karadeniz insanının yozlaşmadığını bilirim.

Bu şehrin bol oksijenli havasından teneffüs edip tefekkür etmek…

Kıyısında çay içerken, yukarıda ifade etmeye çalıştığım gibi düşündüm ve şehri gezmeye-görmeye çıktım.

Teleferiğe bindim, Boztepe’den şehri bir kez daha seyri nazar eyledim. Koca bir şehrin üzerinden teleferikle uçarken Karadeniz incisi bu şehri bir kez daha sevdim.

Lakin çarpık çurpuk sokaklarını sevemedim.

Kaldırımlarını çok köhne buldum, garipsedim.

Sokaklarını kirli gördüm, temiz olmadığına hayıflandım.

Güzelim masmavi denize akıtılan kirli/kanalizasyon sularını görünce çığlık basmamak için kendimi zor tuttum…

Sokakların o kirli ve olumsuz havasını şehrin insanın yüzüne neşet ettiğine müşahede ettiğime inanmak istemedim ve sevdiğini bir başkasının kolundan gezerken gören bir insanın hayal kırıklığı ne ise onu yaşadım…

Bir ara, arkama bakmadan bu şehirden kaçmak istedim.

Sonra durdum ve…

Boztepe’den baktım, Bayadı Köyü’ne uğradım, Şirinevler’e konuk oldum, ayaklarım şişene kadar sahillerini,  sokaklarını gezdim, Yalı Camii altındaki çay ocağında yorgunluk çayımı içtim ve bir kez daha bu şehrin kurtarılması gerektiğine inandım.

Bilirsiniz, eğitim her şeyin başı…

Bu düşünceyle; genç, dinamik bir eğitimci bırakarak ayrılmak istemediğim bu şehirden ayrıldım…

Elbette ki bir daha döneceğim.

Lakin bu kez, yüzü ruhundan, ruhu yüzünden temiz bir rüya şehrini görmek dileğiyle döneceğim.

Ey Ordu!...

Sana eğitim aşkına, sabahları uyandırmaya kıyamadığım ciğerparemi bıraktım da döndüm.

Ama sen ki hakikaten güzelsin, güzel ve füsunkârsın…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 370
Bu Ay : 6271
Toplam : 6271

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom