Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

DEMEK Kİ NEYMİŞ…

DEMEK Kİ NEYMİŞ…

 

Bir klasik batı müziği eşliğinde sokaklara çıkıp halay çekmedikleri kaldı, Neymiş; İstanbul olimpiyatlara ev sahibi olmaya hak kazanamamış. İşte bu siyasi bir ablukanın, kimler arasında pişirildiğini ve nasıl oynandığını göstermesi açısından önemli… Japonya koca reaktörlerin radyasyon sızıntısını temizleyememişken, olimpiyatları yapmaya layık görülüyor ama İstanbul ikinci sırada kalıyor.

Daha önce Yunanistan Akdeniz Oyunlarına ev sahipliği yapacaktı ama parasızlıktan vazgeçti, fazla bir zaman kalmamışken Türkiye üstlendi ve başarıyla ev sahipliğinin gereklerini yerine getirdi. Önümüzdeki yıllar neler getirir bilinmez, 2020 yılına daha yıllar var…

Olimpiyatların İstanbul’a verilmemesinin nedenleri tamamen siyasidir diye düşünüyorum. Öncelikle, sınırımızın ötesinde bir iç savaş ve kapıda tetikte olan bir müdahale var. Bu arada olimpiyat oyunlarının Türkiye’de yapılmaması sonucunun hemen akabinde, Esed ve ABD arasında “tekliflerin” gündeme gelmesi de manidar. İçerde sevinçlerini atacakları göbeğe müzik yapanlar, bu orkestranın müzik aletlerinin nelerden oluştuğunu da iyi gösteriyor.

Demek ki neymiş; olimpiyatların İstanbul’da yapılıp yapılmaması bu kadar önemliymiş. Olimpiyatların İstanbul’da yapılmaması gerekiyormuş ki, bedava göbek havası dinleyip, arzı endam eden “göbekçileri” seyredebilelim.

Komple bir savaş var kapımızda, bu çok boyutlu bir üçüncü dünya savaşı… Esed ve Suriye’de uyguladığı katliam, Mısır’da yaşanan darbe ve akıttığı kanlar sonrası gelişmeler, dostu düşmanı tanıtıyor. Baksanıza barış sürecine çelme takmak için çabalayanlar yeni oyunlar peşinde. Ve adeta Olimpiyat oyunlarının İstanbul’da yapılmamasını küresel bir bozgun olarak değerlendirip, hükümetin iktidar olma sürecini akamete uğratmak istiyorlar.

Tabi hükümetin iyi hesaplama yapması gerektiği gibi Türkiye halkının tamamı, dernekler, vakıflar, insan üzerine emek harcayan herkes oynanan ve bundan sonra oynanacak oyunların hesabını iyi yapmalı. Kapımızda çok boyutlu yaşanan dünya savaşından, en az zararla kurtulmak ve Müslüman çoğunluğun yaşadığı coğrafyayı, İngiliz aklının hilelerinden kurtarmak için yüzyılların devlet-halk aklını ortaklaşa devreye koymak gerekiyor. Tabi “nemalananlar takımını” ve onların hükümeti zora sokak kirli ilişkilerini de çözmek gerekiyor.Bu konuda Ziya Paşanın deyimiyle “acemi müneccim” pozisyonuna düşülmemeli.

Olimpiyat oyunları neden bu kadar önemli, ayrı bir tartışma konusu, bana göre alternatifi üretilmeyecek hiçbir “oyun” yoktur. Zaten bu uluslararası spor oyunları giderek bir “oyuna” dönüşüyor. Oynanan oyunların altında ekser halk kalmasın ve coğrafya yeniden emperyalist istilaya uğramasın diye, her biri emperyalist uşaklık payesi almış “oyuncuların” çetelesini çıkarıp deşifre etmek elzemdir. Bu işi yapacak olanların ellerinde yeterince veri vardır diye düşünürüm.

Daha önceki kimi yazılarımda üzerinde durmuştum, bizim aldığımız eğitim hükümeti de eleştirmeyi bilir ancak şimdiye kadar asla halkın yanında durmamış kesimlerin “halkçı oyunları” bize diyor ki, bunların gayesi “sarı öküz-siyah öküz oyunu” oynamaktır. (Bu arada ODTÜ’deki başörtülülere yönelik saldırıda da sarı öküz-siyah öküz oyunu oynatmak isteyenler var, cemaat geçmişte başörtüsü ile ilgili özgürlük mücadelesinde kaçak güreşmiş olabilir, birileri böyle yaptı diye aynı hataya düşemeyiz, insan onuruna yönelik her türlü saldırıda, insan onurundan yana oluruz)  Bu oyana da yem olunmamalı. Yoksa elbette ülkeyi yönetme sorumluluğu üstlenmiş bütün yöneticilerin yanlışları, eleştirilecek uygulamaları bulunmaktadır. “Siyaset zübüklerini” kimse savunmaz. Mesele savunmak veya ötesi değil, mesele oynanan oyunlar karşısında “namuslu bir duruş” sergileme meselesidir. Eleştiride mangalda kül bırakmayan, her şeyi bilen, her şeye nizamat verecek gibi kendini gösterenlerin durumuna da düşülmemeli. Ziya Paşanın deyimiyle, onlar her şeye dair akıl doludur ama kendi haneleri her türlü düzensizliğin uç verdiği mekânlardır.

Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde

Yarın yeni bilgiler ortaya çıkar. Ülke ve insanımız üzerine oyun oynayanların foyaları netleşir. Bu oyunlar kimi zaman bir “masum protestonun provoke” edilmesiyle, kimi zaman adı olimpiyat olan oyunların arkasına sığdırılan karanlık gölgeler ve onların çuvala sığmayan göbek atışlarıyla uç verir.

Demek ki neymiş; olimpiyat oyunları önemliymiş…

Antik olimpiyatlar için çok şeyler söylenmiş ve bugün o oyunlar modernize edilerek dört yılda bir düzenleniyor. Hristiyan Yunan düşünürü TitusFlaviusClemens'egöre ise bu oyunlar Pelops'un ruhuna sunulan armağanlardan başka bir şey değildir. Bir kez daha birileri pelops’un ruhuna yeni armağanlar hazırlıyor. Dikkat edelim, armağan olarak hazırladıkları şey, kardeşliğimizin, ülke birliğimizin, bütünlüğümüzün yara alması olmasın.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 296
Bu Ay : 15726
Toplam : 24984

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom