Samet Pelen

Samet Pelen

sametpelen@hotmail.com

VLAD DRAKULA

OSMANLI VE İSLAM DÜŞMANLARININ YENİ GÖZDESİ “VLAD DRAKULA”

 

Macarların Drakula (Şeytan), Ulahların Tepeş (Cellat) ve Türklerin Kazıklı Voyvoda dediği III. Vlad Tepeş(14311476) kimdir?

1442 yılında Osmanlı payitahtı Edirne, Sultanı ise Fatih’in babası II. Murat’tı.  Vlad , kardeşi  Radul  ile birlikte babaları tarafından Osmanlı Sultanı’na rehin olarak Edirne Sarayı’na gönderildiğinde, sadece 11 yaşındaydı. 1442-1448 yıllarını Osmanlıların elinde tutsak olarak yaşadı.

İki rehin prense Edirne’deki sarayda çok iyi davranıldı, ilerde Osmanlı’ya hizmet etmeleri için iyi bir eğitime tabi tutuldu. Fatihle birlikte Molla Gürani’den ders bile aldı.

1448'de İkinci Kosova Savaşı sonrasında Osmanlı desteğiyle Eflak'ın başına geçme girişiminde bulundu, ancak kısa bir süre sonra Macaristan tarafından desteklenen Eflak Voyvodası II. Vladislav tarafından yenilgiye uğratıldı ve Boğdan'a sürgüne gitti. Erdel beyi János Hunyadi(Hunyadi Yanoş) 1456'da Belgrad şehrini Osmanlı kuşatmasına karşı savunmaya giderken Vlad'ın komutasına güney Erdel'in savunmasını sağlamak için bir ordu verdi. Bu durumdan faydalanan Vlad, Eflak'a bir sefer düzenledi ve II. Vladislav'ı öldürerek III. Vlad adıyla Eflak Voyvodası oldu.

Atalarımız ne güzel söylemiş: “Besle köpeği, yesin seni” Prens Vlad ta bu sözdeki karaktere uyacak ve 1462 başından itibaren efendisine isyan bayrağını açacaktı. Peki, bu nankör neler yaptı?

 İstanbul’dan gelip karşısında sarığını çıkarmayı reddeden tüm elçi ve ulakların (haberci) sarığını kafalarına çiviyle çaktırdı. Tuna boylarına ordu kaldırıp 30 binden fazla Osmanlıyı kazığa geçirdi. Ele geçirdiği Osmanlı esirlerinin dizlerinden ayaklarına kadar derisini yüzdürüyor kırmızı et ortaya çıkınca tuzluyor ve onu keçilere yalatarak zevk alıyordu. dil öğrenmek için gelen 400 Macar öğrenciyi yaktırıyor, metresi hamile mi diye karnını yarıp bakmış, nefret ettiği bir insanı doğratıp etlerini ailesine yedirmiş, şehrin tüm dilencilerini bir eve toplayıp yedirip içirip yakmış, ceza vermek istediği insanları cezanın boyutlarına göre çeşitli şekillerde yağlı kazıklara oturtmuş, kurbanlarının kanlarını bir tasta toplayıp akabinde o insanların kanına ekmek banıp yiyordu.

Fatih Sultan Mehmet, yapılan zulümleri öğrenince gazaba gelip sefere çıkar. Osmanlı ordusu Eflak’ı alır, Güzel Radul 15 Ağustos 1462’de Voyvodalık tahtına oturtulur ama, kazıkçı kardeşini ele geçiremez. Vlad Tepeş, sığındığı Macarlar tarafından esir alınır.  12 yılın sonunda serbest bırakıldığında, yine Eflak’a dönüp 1476’ya kadar Voyvoda olarak hüküm sürer. Aralık ayında Osmanlı ordusuyla girdiği savaşta öldürülür ve 300 askeri kazığa geçirilirken, Vlad’ın kesilen kafası Fatih Sultan Mehmet’e gönderilir.

Bugünlerde çekimleri devam eden ve yönetmenliğini Gary Shore’nin yaptığı Universal Studios’un,  ‘Dracula Year Zero’ adında ki film de  Dracula’nın  Fatih Sultan Mehmet ile olan dostluğu anlatılacaktır.  8 Ağustos 2014’te gösterime girecek olan bu filmde Fatih’in, Dracula ve sevgilisinin hayatını riske atarak Tapaş’ı vampir olmaya sürüklediğini, onu şeytanileştirenin Fatih Sultan Mehmet olduğu, Dracula’nın ise masum olduğu gösterilmeye çalışılıyor. Filmin yapımcısı Evans, “Ben Dracula’nın kökenlerini yansıtacağım. Bir insanın nasıl Dracula olduğunu göreceksiniz. Onun kötü adam olduğunu düşünmek için acele etmeyin derim” şeklinde konuşarak, tarihi çarpıtıp filmdeki kötü adamın Dracula değil Fatih Sultan Mehmet olduğunu belirtiyor.

Bizdeki uşakları ise bunun alt yapısını oluşturmak için sosyal medyada, kendi halkının bile “vampir”, “cellat”, “şeytan” ve bilmem daha ne vasıflarla andığı bu psikopatı kahraman ilan etmeye çalışıyor. Sözde, Vlad ın bu hale gelmesinde, Osmanlı sarayında gördüğü eğitimin etkili olduğu,  Osmanlıdayken Vladın dayak, taciz hatta tecavüze maruz kaldığı ve Vlad’ın bu psikoloji ile Osmanlıdan intikam almak için Osmanlı askerlerini kazığa geçirttiği iddia ediliyor.

Bir Osmanlı milleti mensubu  olarak buna inanmak mümkün değildir.  Peygamber övgüsüne mazhar olmuş, Çağ açıp çağ kapatmış bir komutanı bu şekilde yanlış anlatmak ve tarihi çarpıtmak ancak tarihin öznesi değil nesnesi olanların yapabileceği bir iştir.

Yeniden Osmanlı’nın konuşulduğu bu günlerde Osmanlı’nın zirvesi sayılan Kanuni devri yani muhteşem yüzyıl’ı nasıl ki bizdeki “gezi zekâlı” sözde sanatçılar tarafından dizi ile sulandırıldıysa, Kanuni gibi bir padişahı haremin dışına çıkarmayıp, İslam dünyasına; “siz yeniden Osmanlı diyorsunuz ama bakın Osmanlı’nın zirvesi sayılan Kanuni aslında böyle bir adamdır”, düşüncesini yerleştirmeye çalıştılar.

Avrupalılar da bu filmi yaparken bizdeki gezi zekâlı -sözüm ona- sanatçılardan cesaret alarak tarihi ters yüz edip bizden şimdi öç almaya çalışıyorlar.

Avar şairi Rasul Hamzat; “Kendi geçmişine gülle atanın, geleceğine top atarlar!” diyerek  ne kadar da doğru söylemiş.

Osmanlı 1922 de saltanatın kaldırılmasıyla tarihe karıştı diyenler yanılıyorlar! Oysaki Osmanlı halen yaşıyor ve düşmanlarına karşı mücadele veriyor!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 244
Bu Ay : 4270
Toplam : 4270

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom