Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

TARİHTEN DERS ALMAK

TARİHTEN DERS ALMAK

Zor, ilginç, doğurgan günlerden geçiyoruz.

İktidar içinden iktidar çıkarmak veya iktidarı kuşatmak isteyenlerin yanında, ülkede yeni bir “tarihi zayıflama oluşturmak” isteyen güçlerin veri paylaşımları gerçekleşiyor. Halk, Erdoğan hükümetine güven beslediğini ilan ettiğini anketlerle yansıtırken, halkın bir başka kesimi üzerinde etkili olmak isteyen ancak bir türlü akil muhalefet oluşturamayanlar ile insan yetiştirme-siyaset ikilemine düşenlerin “orta oyunu çalışmalarını” seyrediyoruz.

Ülkede bunlar olurken, ülkeyi dışarıdan kuşatmak isteyenlerin ilginç ittifaklarını bazen kızarak, bazen hayretle izliyoruz. Mısır darbesini kınamayan bir “Müslüman blok” ile o bloğa görünüşte karşı olan bir diğer blok hissettirmeden paslaşıyor. Çıkarca siyaset veya diplomasinin reel politiğini kardeşliğe tercih eden bloğun varlığı ile hayıflanıyoruz. Böyle olmamalı diyoruz. Mısır darbesinin “güçlü Müslüman çizgiye” yapılmış bir darbe olduğunu göremeyenleri seyrediyoruz. Onlar tarihte kalması gereken acıların çağdaş hesaplaşması ruhunu oluşturmak istiyorlar. Oysa Mısır’da ki “ırkçı-siyonist iştahına hizmet eden-katliamcı batı aklının tezahürü” darbeyi iyi okumak gerekir. Ne yazık ki darbe tarihlerinden ders almayanların aymazlığı devam ediyor. Ne yazık ki, İslâm tarihinin acılar coğrafyasını, yeni acılara duçar etmek isteyenlerin basiretsizliği sürüyor.

Ülkemizde de darbelerin alçaltıcı tarihinden ders almayan kesimler, meydanlarda “darbe ruhunu çağırma seansları” düzenlemeyi hüner sayıyor. Oysa darbelerin akabinde herkes eşit oranda alçaltıcı uygulamalara maruz kalacak. Herkes kendi düştüğü zillet çukurundan seslenip “eyvah” diyecek. Sonra tarihten ders almasını bilmeyen yeni nesiller gelip, tecrübesizlikleriyle yeni alçaltılmalara davetiye çıkaracaklar. Yapılması gereken “birlikte, farklılıklar içinde yaşayabilme sanatını geliştirmek” iken, yapılan tarihten ders almamakta direnmek!

Ülkeyi idare eden ekip, tarihten ders almayı en fazla önde tutması gereken ekip; zihnini iyi inşa etmeli, kararlılığını doğru bilgi ve tespitlerle beslemeli, bunu yapmaya çalışıyor ancak daha dikkatli olmalı… Halk yani sivil toplum ise içine düştüğü derin hatayı hemen görmeli ve insan yetiştirme çalışmalarını besleyecek adımlarla birlikte siyasete yardımcı olmalı. Şu anda insan yetiştirme faaliyetleri giderek zayıflıyor. Gençlerin önünde, onlara tevazu, basiret, ibadet ruhu güçlü bir duruşla örnek olacak, üretken, besleyici bir neslin oluşumuna destek olacak adımların zayıfladığını düşünüyorum. Toplumun önünde, toplumu cezp edecek liderlikler geliştirilemediğini görüyorum. Yarın için nesil inşasını üstlenecek, siyaseti besleyecek insan yetiştirmenin yerine günü kurtaracak, bir kafa karışıklığı yaşandığı izlenimi bende güçleniyor.

Türkiye toplumu olarak ne kendi siyasi tarihimizden, ne sivil toplum ve cemaat tarihimizden yeterince ders almayan bir nesil tehlikesi var. Bir farklı kriz var. İnsanların bir kısmının paraya, bir kısmının “aman ha falan önde görünmesin” telaşına, bir kısmının “beni sevmeyeni ben hiç sevmem” tavrına, bir kısmının kişisel ahlak zafiyetini göremeyiş hastalığına, bir kısmının “öne çıkmama gerek yok, kim güçlü ve baskın gelirse ondan yana olurum” tarzına saplandığını görmek ürkütüyor. Bir kısmı tavır koysa işler daha da düzelecek bir etkiye sahip ama tavır koymak yerine etkisi giderek azalan “akıllı olun, birbirinizi sevin” söylemiyle yol alacağını düşünüyor. Kısaca yarına sahip çıkma konusu, bugün es geçildiği için giderek geriliyor. Sadece söylem düzeyinde ve yalpalıyor. İnsanların bir kısmı da, samimi duygularının esiri ve bu samimiyetlerinin ülkenin bir bataklığa doğru çekilişine malzeme yapıldığını göremiyor.

Aydınlık hesapları içinde karanlığı yaşatacak basiretsizlikler bizi yeni acılara sürükleyebilir. Bu nedenle, insan yetiştirme işlevini aksatmadan, önemsizleştirmeden ve kendimizi sürekli gözden geçirerek yürüyüşümüzü beslemeliyiz. İsraf edecek zamanımız yok. Yolda bulduklarımızı yola birlikte çıktıklarımıza tercih ederek harcayacak bir yürüyüşümüz olmamalı. Tecrübe sahiplerini öteleyerek yarını besleyemeyiz. Ve toplumsal vitrini her zaman en doğru şekilde düzenlemeliyiz. Ülke insanı olarak birbirimizi önemsediğimizi ispatlamalıyız. Birbirinin önemseyen, alay etmeyen, birbirine karşı kabalaşmayan, hasedle birbirine engel olmayan, tecrübe ve eylem dengesini koruyan bir çalışma tarzımız gelişmeli.

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 469
Bu Ay : 17376
Toplam : 26634

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom