Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

ACILAR VE ADALET

ACILAR VE ADALET

Yıllar geçti, hiçbir acı unutulmadı.

Hukuk ve adalet temelinde insanlığın yüz karası kararlarla nice insan mağdur edilmişti. Her bir kararın, her bir ocağa nasıl bir acı yaşattığına yıllarca şahit olduk. O günlerde en çok kullandığımız ifadelerden biri “keser döner, sap döner, gün olur hesap döner” şeklindeydi. Ancak şımarıklığın zirve yaptığı, milletin değerlerinin aşağılandıkça aşağılandığı o dönem, kendi şartları içinde “ben yaparım, siz ağlarsınız” dedi, devam etti. O gün acılar, adaleti çok aradı ama bulamadı. Adaleti beslemesi gerekenler, acıları besledi. Hatta “bin yıl dahi sürse, tavrımız bu olacak” diyenler oldu. Millet ağladı, seçkinler eğlendi, ortaya bir seçkinler hukuku çıktı.

Okullarda kurdukları “ikna odları” ile mazlum ve mağdur insanları değerlerini terk etmeye zorlayanlara, hukuk adına, vicdanları rahatlatacak bir ses çıkmadı. Tersine hukuk adına dikta brifingleri alanlar, hem mazlumları, hem adaleti ağlattılar. Yüzlerce, binlerce öğrenciyi okullarından ayırdılar. Bu öğrencilerden bir kısmı, onların manevi dünyalarını anlamayan aileleri tarafından “delimidir ne, bu çocuk çıldırmış olmalı, bir başörtüsü yüzünden okul mu bırakılır” denilerek, deli muamelesine tabi tutulup bu yönde bir tedavi almaları için doktorlara götürüldü.

O gün yalnızca öğrenciler ve aileleri ağlamadı. Kamuda çalışan personel arasında çetin sancılar yaşandı. Çıkarılmak istenen kanunlara bakınca, kamuda faydalı olabilecek nice insan “bütün hakları elinden alınıp, işten atılmak tehlikesini” sezdi ve emekli olmak için başvurdu. Bu duyguyu besleyen sebep, yapılmak istenen düzenlemenin askeri ayağıydı. Eşleri veya anneleri başörtülü olduğu için veya namaz kıldıkları için ordudan atılan askeri personelin varlığı kendilerini ürkütüyordu. Askeri personel, tüm hakları ellerinden alınarak ordudan atılıyor, bir anda beş parasız bırakıldığı gibi, atılan bu personelin hiçbir yerde işe alınmaması içinde çalışmalar yapılıyordu. Kanser tedavisi gören bir kadının, eşi ordudan atıldığı gün, hastaneden derdest edilip kovulması, çaresizliğe ve tedavisizliğe terk edilmesini, vicdan sahibi hiç kimse unutamaz. Ordudan atılıp, beş parasız kalan hiçbir yerde iş bulmasına müsaade edilmeyen askeri personelden, bunalım geçirip intihar edenleri de vicdan sahibi hiç kimse unutmamıştır.

Bütün çabaları “ülke ve insanlık için doğru insan” yetiştirmek olan, asla şiddette bulaşmamış insanları, bir terör makinesi muamelesi yaparak, gece üçlerde evlerinden derdest eden anlayışı unutmakta tarihe ihanettir. Bu insanları  “yarın şiddete başvurabilirler” öngörüsünden hareketle, onlarca yıla mahkûm eden hukuk anlayışını unutmakta aynı şekilde, hukuka ihanet olacaktır. Mesela siz önce “Malatyalılar grubu” olmadı “şafak-değişim grubu” olmadı “Türkiye İslami Hareketi” denilen suçlamalarla, gece yarılarında evlerinden alınan, işkencelere tabi tutulan, acılarını dile getirecek bir yayın organı bile bulamayan insanların, gündeme gelmemiş acılarını ve yaşatılan adaletsizliği nasıl izah edebilirsiniz? Bu insanlardan Zekeriya ŞENGÖZ ve Fahri MEMUR’un o günün ideolojikleşmiş hukuk anlayışı içerisinde mahkûm edilmesini, ısrarla gündemden kaçırmayı hangi vicdanla açıklarsınız? Malatya’daki insan odaklı, şiddetten ve terörden uzak eğitim faaliyetlerini yürüten insanları için “bunlar kangal köpekleri gibi terbiye edilmeli” diyecek kadar, insan sevgisinden uzak yazılar kaleme alan bir gazetecinin ruh halini neye bağlarsınız? Malatya’da İslami Dayanışma vakfı üyelerine yönelik sürek avını veren bir televizyon kanalında, haber spikerinin “sözde İslami Dayanışma vakfı” diye başlayan, aşağılayıcı dilini, haberciliğin hangi türüyle tanımlar, insanlığın ve kardeşliğin neresine sığdırırsınız?

Acıları çekenler bilir.

Bugün Ergenekon davası kapsamında, açıklanan cezalar karşısında göbek atmayacak olanlarda o gün o acıları çekenlerdir. Ancak elbette adaletin sağlanmış olmasını, adil karar alınmış olmasını arzu ederler. Ayrıca ikide bir milletin tepesine balyoz indirilmesini hesaplayanların ruh halleri de iyi sorgulanmalı. Açıklanan kararların halkın bir kısmına karşı katliam senaryoları yazanların, o insanlık dışı cesaretine engel olacak sonuçlar doğurması elbette beklenir. Hatta şu gün olmuş, fısıltılar halinde “fırsat elimize geçsin, size ne yapacağımızı görüsünüz” tehditlerini dolaştıranların, hiç değilse açıklanan kararlar sonrası, bir öz eleştiri yapmaları umulur. Ülkeye acılar yaşatmayı hedefleyen hesaplar inşallah gündemden düşer. Adalet, eşitlik ve özgürlük içinde, bir arada yaşama sanatı geliştirilir.

Bu duygularla Ramazan bayramınızı tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 235
Bu Ay : 5217
Toplam : 5217

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom