Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

TUNÇ ŞEHİRLERİN NEFESİ

TUNÇ ŞEHİRLERİN NEFESİ

1-Rüya             

Susuz kelimeler

Susmayan bir zikrin kıvrımına ilmekli

Kusursuz dağılıyor

Çölün gövdesine

Gecenin ellerine bir nefes

Babanın mahmur soluğu değmiş

Uykusuz bir çocuk çığlığıyla

Yırtılıyor sessizce ayazın gökyüzü

Bir Mushaf dokunuyor masallar ülkesine

 

Bir düş

Kefenliyor geceyi

Uykusuna yapışıyor gülün

Semanın katlarında muştulanan bilmece

Yolun emaneti;

Yıldızlara bıraktığı nefesi

 

Düşüm düşleri kutsadı

Erişti çocuğa o gece

Kurşuna dizilmiş ihtirasın sözleri

Esrik rüzgârını savurdu Sina’nın

 

O gün 

Tutsak edildi zaman  

Sakladı gökkuşağı renklerini

Secde çocuğun etrafına

Çocuk geleceğin içine düş oldu

 

Seçildi çocuk

Baba ilk onu öptü

İlk ihanet ona edildi

Ölüme terk edilen kardeşti

Yol

Bağışlanan ruhunu değiştirmeyen

Şeytani bir hıncın bekçisi

 

Akıyordu

Güneş ve ay aynı menzile 

Bir sır üşüyordu gecenin bilinmeyen bir anında

Yıldızların elleri koynunda

Secdeye eğilmiş kervanın yolcuları 

Bekliyordu

Yüreği yankılanan kurumuş çöl

 

Gelmiyordu

Rüzgârın beline sarılan fırtına

Keskinlemiş zaman öfkenin sonbaharını erteliyor

Katresi boşa gitmeyen bengisu çeşmesinde biriken simya

Eğiliyordu ürküntü bir tutsaklıkla

Her dem dokunuyordu sessizliğin içinde peydahlanan kıvılcıma

 

2-Kuyu

 

Ağlıyor kırlangıç, ufalanmış ekmeğin gözyaşıyla

Kanatları tütsülenmiş

Acıyı yudumlayan esrarlı bir bulutun gölgesinde

Bekliyor umudun sıcak soluğuyla

Arınıyor

Toprak,

Ayıklanıyor su,

Yıkanıyor kurumuş tılsım

Bekleniyor

Bir küçük muştu

 

Gece

Kutsal bir rahme dönüşüyor

Emiyor ihanetlerini insanın

Yüreğinin içine açılmış

Yalnızlık

Bu çukurda besleniyor

Düşüyor çığlığı

Kuyu, çocuğun içine düşüyor

Aydınlanıyor bütün kuyular

Ülkü veriyor

Dilin kıvrımında üşenmiş kelimelere

 

Sır erleri

Gizleniyor bu kervana

Çölde hikmet

Kendi yolunu arıyor

Demet demet dizilmiş çöllere

Su, düşlüyor kervanı

Toprak, ruhunu suya süzünce

Kuyunun yalnızlığı başlıyor

 

 

Doğmamış acıların yüzüyle

Tutuyor çocuğu kumrular

Dinliyor çöl bir kölenin feryadını

Bir ses 

Tutunuyor su kabına 

Uzanıyor aşk, testiye biriken sulara

Muştulanan testi

Kervancının sır dokuyan ellerinde

Ağlıyor sessizce

 

Kum buluta eğer vermiş

Damlalara küskün

Gölgelenir susuzluk

Yeryüzü divane

Yol eksiksiz bir yalnızlık

Merhametsiz insan,

Çöl değil!

 

 

3-Baba

Ak düşmüş gözlerime

Görüyorum bulutların gizli kalbini

Damla damla gün batımına ağlıyorum  

Bir hazin karanlıktır değişmeyen yazgımız

Görünmez bir çizgi

Safha safha susayan

Yaslandım cemil bir sabrın yıkılmayan duvarına

Elimde kanlı bir gömlek,

Suskunluğuma erişilmez 

 

Kurt, yedi çocuğu

Bu rüya bitti

Doğmadı kelime

Bir aşk nöbetiyle susuyor

Baba, yönelmiş bir sessizliğin eşiğine

Arınıyor bir toplum için

Gerile gerile sabrı örüyor Kenan iline

Koyu bir karanlığın eşiğinde

Taşıyor yaşlanmış bir toplumun simgesiz aşklarını

Bir sırra eriyor 

Ufukları gözleyen aklanmış gözleriyle

Bekliyor, güvercin kanatlarına tutunmuş umutları

 

 

 

 

4-Köle

Ganimet, dilsiz bir çocuk

Satılır köle pazarında en kutsal ülkü diye  

Azizin nefesini duyan aşk

Güneşin işaretiyle yürür

Dillenir kelimelere biriken siyah harfler

Köle değilim  

Ürkütülmüş bir tutsaklığı yaşar kölelik

İblis’in ıslığı siyah sütü anlatır

Bir düşün mayası toprağa karışır

Bir köleyle arz-ı mevut bereketlenir

 

Aziz kozasına çekilmiş bir durak

İrfanın sırrı,

Bir hürriyet şarkısı

Bir bakışın büyüttüğü beyaz güller

Akıyor bir kelimeden bir insana

Efendim yok 

Efendiye hizmet ederim

Zindan, dalları yükselen güneş

Devlet, fısıltıya susayan yapraklar

Duaları terk etmeyen matem ayazı

Birikir kelimenin kucağına

Işığı düşer şehrin sokaklarına

 

 

5-Şehvet

Gözleri buğulu

Gönül mihrabı çorak

Bir şarkının nakaratını söylüyor huriler

Sır bekçisi kuyuya eğilince gördüğü aşk

Şimdi dolanıyor dillerine dilberlerin

Köklerini unutan fasit ruhların

Kanı dökülüyor

Bir düşün aleviyle çatlıyor damarları

Bir gömleğin gölgesiyle

Yücelerden bir karanlık düşüyor

 

Bir ramak kalmış adsız şehirlere

Baharın öncesinde kalbinde tartılan nehir

Güneşin yurduna uzak bir gölgedir

Parmak uçlarımda yağmur sızıları

Teselli

Esrik sözleriyle bestelenmiş şarkı

Gecenin büyüsü firar edip üşüyor

Yırtılıyor gömlek

Ağarıyor yeryüzünün bütün kumaşları

 

Ruhumu kılıcıyla parçalayan cellâdı

Yağmurlara ihbar eden efendi

Susuyor

Söyleyemiyor

Bildiği tek cümleyi

 

Gözlerini kısmış bakıyor

Nehrin kıyısına tünemiş kırlangıçlar

Şehvetin izi düşüyor gökyüzüne

Kan gölleniyor

Aşkın uçsuz bucaksız kalbine

 

Sırların kerpeteni yıkıyor kirli bir eli

Beyaz gülün yakasından

Ağlıyor kirlenmemiş bir gömlek

Suskunluğun kılıçlarıyla kesilmiş bir kuş 

Dinliyor dingin bir çığlığı

Çizgiler eğik

Kelimeler katı

Sürmüş dudaklarına yargıçlar

Dilinde saklıyor bir yığın ihaneti 

Zindanın kirlenmemiş esrarı bir muştuyu çağırıyor

 

Sen, seçilmiş rüyaların yorumuyla

Yoğrulmuş sır

Habersiz mi beklerim

Kanı gömleğime sürenleri

 

6-Zindan

Pişmanlık çağırıyor

Hayatın katlanmış acısını

Çiçekleniyor sırlarımız tel örgülerine

Masumların duygularıyla berkitilmiş sığınak

Yanık bir türkünün sözüyle anlatılır

İşlenmemiş suçların mahkumlarına

Hücre sessiz bir marşın ritmine ermiş

Kralın düşlerinde

Bekleniyor düşlerin krallığı.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 446
Bu Ay : 7151
Toplam : 7151

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom