Ğıffari Türkmen

Ğıffari Türkmen

giffari-turkmen

Gezi Parkı Olayı’nın Düşündürdükleri

Gezi Parkı Olayı’nın Düşündürdükleri

Artık geride kalmış Gezi Parkı eylemleri uzun süre Türkiye’nin gündemini doldurdu. Hayati öneme sahip barış süreci devam etse bile sıcak takip bitti, gündemden düştü. Hatta sürece dair çatlak sesler duyulmaya başlandı.  Türkiye’nin içinden çıkamadığı Suriye olayından hiç bahsedilmez oldu.

Eylemler süresince belirgin iki cephe oluştu. Bir taraftan başbakanın şahsı üzerinden AKP’nin politikalarına yönelik muhalif cephe, diğer taraftan bazı düşük tonda yumuşak üsluplar taşısa da başbakanın şahsında sert bir tonda belirginleşen hükümet cephesi.

Eylemciler eylemlerini son derece meşru bir çıkış noktasından başlattılar. Park alanındaki ağaçların AVM (alış-veriş merkezi ) uğruna kesilmemesini istiyorlardı. Kalabalık İnsan kitleleri kentin doğal olmayan yaşam alanlarına sıkıştırılıyor. Bu alanlar; çevresi dar yüksek binalardır, çevresi varsa bile sana ait bir alanın yoktur, adım atacağın alan keskin çizgilerle belirlenmiştir, çocukların özgürce kullanabilecekleri bir alanları yoktur. Sadece ihtiyacı karşılayıcı değil israfı, tüketim köleliğini teşvik edici AVM’lerdir. Yeşil bitki örtüsü ile değil ışıklarla süslendirilmiş caddelerdir. Aynı zamanda bir yaşam alanı değil sadece ders dinleme merkezleri şeklinde inşa edilmiş eğitim kurumlarıdır. Yürüyeceğiniz, koşacağınız, oturacağınız bölgelerin sınırları belirgin çizgilerle çizilmiş ve ziyaretçilerine dar gelen, yer kapma tartışmalarını yaşadığınız park alanlarıdır. Böyle inşa dilmiş kent hayatı modern olabilir ama hiç medeni değildir. İnsanına huzur verici değil aksine stres, öfke, kin vericidir. Şehir hayatının depoladığı bu olumsuz duygular boşalınca bazı güzel şeyleri de alıp götürür. Su, nehir çok güzel nimetlerdir. Bir nehrin kıyısında gezinip atamayacağınız stresiniz var mıdır? Su ile birlikte bir süre akar gidersiniz. Ennihayet yorulduğunuzda su sizi bırakır bütün yorgunluğunuzu, stresinizi sizden alır götürür. Fakat bu nehri sahiplenip kontrol etmezseniz bir gün sele dönüşünce bu sefer etrafı yıkıp döker, stresinizi değil sizi alıp götürür. Gezi parkındaki ağaç kesme eyleminin geniş bir tabanda karşılık bulmasında kent hayatının suniliğinden bıkıp doğala olan özlemin etkili olduğunu düşünüyorum. Sele dönüşen bir duygu nehri. Şehir planlamacılarının bunun üzerine yeterince kafa yorması gerektiğini ve acilen TOKİ’nin inşa etmekte olduğu sitelere medeni bir şekil vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

Eylemcilerin geniş tabanda karşılık bulmasının ikinci nedeni ilk zamanda polisin yasal olmazsa bile böyle meşru bir eyleme çok sert cevap vermesiydi. Eylemin görünen bu yönü sivil bir tepkiydi. Sivil görünen bir eyleme polisin şiddetle karşılık vermesi doğru değildi. Bu tutum “AKP demokrasi söylemi ile bizi kandırıp diktatörlük kurmaya mı çalışıyor?” endişesini arttırdı. Aslında toplumsal olarak yerinde bir düzenleme olan içki düzenlemesini bile buna malzeme yaptılar.

Hükümetten hiçbir yetkili ağaçların kesilip yerine AVM yapılmayacağını söylemedi. Bunun yerine hep politik bir dil kullanıp bu konuda şüpheleri arttırdılar. Kamuoyunu rahatlatmadılar. Bir taraftan diktikleri ağaçları sayarak ne kadar çevreci olduklarını ispatlamaya çalıştılar, diğer taraftan Başbakan olayın komplo boyutuyla ilgilendi. Neden ilk zamanlarda çıkıp “ağaçları kesip yrine AVM yaptırmayacağız” demediler? Gerçekten farklı projeleri, hesaplar mı vardı? Bu tutum da eylemcilerin geniş tabanda karşılık bulmasını sağladı.

Olayın diğer boyutu eylemcilerin organizatör gücüydü. Gerçekten çok iyi organize olmuşlardı. Kıssa bir sürede güçlü medya kanallarını dize getirip kendi lehlerinde yayın yaptırıp kamuoyunu yönlendirdiler, buna zaten hazır olan dış medyayı iyi kullandılar. Sosyal medyayı dolu dolu kullandılar. Yalan yanlış demeden her olayı, her fotoğrafı anında binlerce kişi ile kendi lehlerinde olacak şeklide paylaştılar. Modern toplumun yeni medya kanalı “sosyal medya” gücünü bir kez daha göstermiş oldu. Dış dünyada beklenmedik destek buldular. Dış dünya özellikle ABD ve Avrupa ağırlıklı olarak eylemcilerin gözüyle olaya baktı. Faiz lobisinin desteğini aldılar, kredi kartlarını iptal ettirip bankalar üzerinden piyasayı etkileyerek, kendilerine destek vermeyen üretim sektörlerini çökertmeye çalışarak ekonomi alnında güvensiz bir imaj oluşturdular. Sanat dünyasından destek topladılar. Saldırıya uğrayan kişiler üzerinden iyi acıtasyon yaptılar. Bu yönüyle olay gerçekten AKP’ye karşı kurulmuş büyük bir organizasyondu. Hiç sivil değil, aşamaları çok iyi planlanmış örgütlü bir eylemdi. Sivil bir görünümle başlayan bir darbe planıydı. Hedefe Başbakan’ı koydular. Başbakanı yok ettikten sonra partiyi bitirmenin zor olmayacağını hesapladılar. Belki de Cumhuriyet’in en güçlü Başbakan’ını en çok zorlayan olay bu oldu.

Eylem komitesi isteklerini açıklayınca niyetlerinin sadece parktaki ağaçları kestirmeme olmadığı, hava alanı, köprü, yol,… vb. söylemlerle asıl niyetlerinin farklı olduğu anlaşılmaya başlandı. Eylemcilerin organize gücü etrafı yıkıp döktü. Çevredeki kamu mallarına, iş yerlerine zarar verdiler. Kendilerine destek vermeyenleri destek vermeye zorladılar. Bunun için zor kullandılar, yer yer insanlara saldırdılar. Onlar bununla güvensiz bir kaos ortamı oluşturup hükümeti yetersiz göstereceklerini hesaplarken sosyolojik desteklerini kaybettiler. Sivil isteklerle eylemi destekleyen kitleler bunları görünce kuşku duymaya başladı ve desteklerini çekti. Başta Başbakan olmak üzere AKP’nin komplocu açıklamaları bunu sağlamadı, eylemcilerin tutmayan hesabı bunu sağladı. Demek ki bu memlekette artık dar çerçeveli örgütsel faaliyetler sosyolojik kabul görmüyor.

Başbakan baştan beri olaya çok sert tepki koydu. Polisin hiç de iyi olmayan orantısız güç kullanımını savundu. Her ne kadar bazen sivil niyetli, samimi istekli kişileri ayrı tuttuğunu ifade ettiyse de çoğu kere bu kişiler de ağır söylemlerinden nasibini aldı. Aslında bu tutum onları eylemcilerin yanında tuttu, taki eylemcilerin terör eylemleri onlara itici gelene kadar. Başbakan söylemini, olayın dış mihraklı, hükümete yönelik bir komplo olduğu argümanı üzerine kurdu. Dış mihraklı komplocu söylemler önceki darbecilerin darbelerine meşruiyet kazandırmak için kullandıkları söylemlerdir. Her ne kadar doğru olsa bile bana hiç sempatik gelmiyor. Ayrıca siyasetle çok fazla haşır neşir olmayan kesimler bu komplo planlarını anlamaya kafa yormazlar, pek de inandırıcı bulmazlar. İnandırıcılığını söyleyene bağlarlar. Bu cepheye karşı devletin ilgili birimleri ile mücadele edersin. Halka yönelik konuşmalarda bunun yerine daha sosyal- siyasi argümanlar üzerine kurulu bir dil kullanılsaydı daha güzel karşılık bulurdu.

Başbakan kendisine veya iktidarına yönelik saldırıların üzerine çok kararlı gidiyor ve yaptığı hatayı bile kabul etmiyor. Ben şahsen aynı kararlılığı rahmetli Muhsin YAZICIOĞLU kazasında görmedim. Uludere katliamının ise her taraftan üstü kapatılıyor. Başta Ergenekon’un üzerine aynı şekilde giderken Mayıs 2011’deki Kastamonu suikast girişiminden sonraki süreçte aynı şiddette gitmedi. Ergenekon’un yönü mü değişti?

Cumhuriyet tarihi boyunca iktidardan uzak tutulmuş; devletten hep yasak, aşağılanma, mahrum bırakılma görmüş kitlelerin de içinde bulunduğu geniş halk kileleri iktidara taşıdıkları temsilcilerinin yine tehlikede olduğunu görünce derinden gelen tamamen meşru sivil bir destekle Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın etrafında kilitlendiler. Bunu Başbakan yurt dışından dönüp 09/ haziran 2013 Pazar günü akşamüstü Ankara’ ya döndüğünde gördüm. Kilometrelerce uzunlukta Havaalanı Yol’u boyunca adeta yığılmış olan kitlelerin sayısını tahmin etmek çok zordu. Duyan her kes gelmişti sanki. Çocuğunun, annesinin, babasının, nenesinin, dedesinin, eşinin elinden tutarak gelmişti herkes. Şehir buradaydı sanki. İstanbul karşılaması hakeza. Başbakan bu manzarayı iyi okudu ve bunu “Milli İradeye Saygı” mitinglerine dönüştürdü. Bu olay en azından AKP’ye kaybettirdiği oyları tekrar kazandırdı. Partinin politikalarından rahatsızlık duymaya başlayanlar, partiden beklentilerinden ümidini kesenler tekrar AKP’ye döndüler. Diğer bir ümitsizlik partiye dönüşü tümden bitirebilir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 635
Bu Ay : 2838
Toplam : 2838

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom