Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

OLAYLARIN DİLİ

OLAYLARIN DİLİ

Önemli ve zor bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin tüm unsurlarıyla birlikte hedef büyütmeyi ve insanca birlikte yaşama örfünü geliştirmeyi hedeflediği bu sürece “demokrasi açılımı” diyelim. Bu açılım, her fırsatta,önümüze engel çıkaran ve demokrasiden bahseden,özellikle dış güçlerin hazmedemediği, hazmetmeyeceği bir başlangıç olduğundan, önemli olduğu kadar zor aşamalardan geçecektir. Bunun için kararlı bir liderlik, kararlı bir siyasi ve sivil irade gerekmektedir.

Yeni bir süreçle umuda yelken açan ülkemizde, ard arda sinirleri geren olayların yaşanması tesadüfî değildir. Bilinçli bir program ve projenin ürünleridir.Hedefinde öncelikle ülkenin başbakanı vardır ve karar verici iradenin yıpratılması,yönetemez hale getirilmesi amaçlanmaktadır. Yönetemeyen liderlik, ülkemizi saldırılara karşı savunmasız bırakacaktır. Böyle olunca süreç baltalanacak, giderek zayıflayan veancak  coğrafyamızı sömürdüğü sürece ayakta kalabilecek ülkelerin hayat bulmasına zemin hazırlanacaktır. Bu ve benzeri olayları, yol kazalarının ötesinde görmek ve ayrıca yol kazalarını da hesaplamak gerekir. Bu bakış açısıyla olaylara bakarak, yol kazalarının veya diğerlerinin, açılımın ruhunu sekteye uğratmasına fırsat verilmemelidir.

Öteden beri devletlerin birbirlerine çelme atma manevraları olmaktadır. Çıkarlara, ötekini zayıflatmaya veya ötekinin zayıflıklarını ranta çevirmeye ayarlı diplomasi hamlelerini de görmek ve tedbirli olmak önemlidir. Son bir aydır gündemde yer edinen “Gezi olayları” süreci çelmelemeyi hedefleyen, diplomasinin fırsatçı diliyle değerlendirilmek istenen olaylar bütününün bir parçasıdır. Bunun böyle olduğu, ortaya çıkan çeşitli görüntülerden, sosyal medya yönlendirmelerinden anlaşılmaktadır. Bugüne kadar ülke insanını tek tipleştirmek isteyen ve fırsatları ellerinden alınan çevreler bu olaylardan faydalanmak istemiştir. Meseleyi sıradan bir “özgürlük isteği” gibi değerlendirenler, oynanan oyunu fark edebilmekte zorlanmaktadır. Oysa mesele budur ve oyun göründüğünden daha da büyüktür. Bu nedenle ülke insanı,ülkeyi yönetenler de büyük düşünmeyi öğrenmelidir. Zaten geçmişinötekileştirici, kimliksizleştirmeyi hedefleyen tek tipçi anlayış sahipleri hariç, ülkemizin önemli bir bölümü oynanmak istenen görmüş ve siyasi dil bu ufka göre şekillenmiştir.

Olaylar sırasında, başbakanın diliyle ilgili çeşitli eleştiriler gündeme gelse de, meselenin üslubu aşan yönleri ısrarla gizlenmek istenmiş, başbakanla görüşen kimi kesimlerin, ülke açısından önemli olan kimi projelerin iptalini istemeleri farklı soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. Belli ki ülke göründüğünden karanlık oyunlarla kuşatılmak istenmektedir ve bu karanlığı yenmenin yolu daha aydınlık bir bakış ufkudur, bunun yolu da demokrasi açılımının devamı ve iyi yönetilmesinden geçmektedir. Bizim kadim örfümüzün, yüzyılları günümüze taşıyan ancak esaslarda boğulan birlikte yaşama dilimizin geliştirilmesi de oyunu bozacak önemli bir adımdır. İnancımızın, ulusalcı damarlar tarafından dumura uğratılan kardeşlik ruhu, eşitlik ve adalet temelinde beslendikçe yol kazaları daha hafif sıyrıklarla atlatılacak, derin oyunların başarı yüzdesi gittikçe düşecektir.

Üzerinde durulması gereken bir başka husus, rant çevrelerinin iştahının yönetilebilme yüzdesidir. Çeşitli çıkar şebekeleri oluşturarak, yönetenleri kuşatmayı hedefleyen çevrelerin oyunları basite alınırsa başka handikaplar oluşacaktır. Yönetenler, ideolojisi önemli olmayan rantçı baskıları görmelidir. Onların diliyle olayları anlamaya çalışırlarsa, olayların dilini doğru anlamaları zorlaşır. Zira bütün amaçları kendilerini ve nesillerini ekonomik güvence altına almanın yollarını geliştirmek olanlar açısından ülkeyi kimin yönettiği değil, kendilerine ne kazandırdıkları önemlidir. Rant çevrelerinin iştahası altında siyasi ufuksuzluğa yol açılması ülkenin yarınlarını tehlikeye sokar. Sermaye ülke için önemlidir ancak ülkenin yarınları açısından,doğru yönlendirilmesi, aklın ve inancın yerini tutmaması, ufuk belirlemede tek unsur haline getirilmemesi gerekir. “Paran kadar akıllısın” sözü belirleyici olmaktan çıkarılmalıdır. Ne yazık ki bu konuda çeşitli açmazlarla karşı karşıyayız ve bunu göremezsek çeşitli sıkıntılar bizi beklemektedir.

Ülke insanı olarak çeşitli acılardan sıyrılarak, onların tecrübesini kuşanarak, olayların dilini çözüp sonuçlar çıkararak bugüne geldik.  Üzerimizde sağ-sol çatışması buldozeri geçti. Barış süreciyle umutlandığımız bir başka kardeş kavgası yaşadık. Alevi-Sünni çatışması çıkarmayı hedefleyenlerin oyunları bitmiş değil. Gezi olaylarından sonra hedeflerden biri yine Alevi-Sünni kamplaşması ve çatışmasıdır. Batı adeta “yüzyıl savaşlarıyla” kaybettiklerinin hıncını doğu toplumlarından çıkarmak istemektedir. Haliyle hep birlikte, batı/doğu ikilemini de ortadan kaldıracak yeni bir insanlık diliyle, savunmacı değil projeci bir akılla olaylara müdahil olmanın atılımını yapmalıyız.

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 33
Bu Ay : 14545
Toplam : 23803

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom