Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Çözüm Sürecinin Zorlukları

Çözüm Sürecinin Zorlukları
 
Adına “barış” dedik, umutlandık…

Yola düştü insanlar, süreci anlatmak, sokağı dinlemek, itirazları anlamak, istekleri alıp duyurmak için.

“Başla göz üstüne” dedik.

Birileri can atarken, yeni ufuklar doğacak diye, birileri sokaklara öfke yedirmeye niyetlendi. Birileri bu öfkeyle “öl de ölelim, vur dedi vuralım” demeye başladı.

Niye bu kadar öfkeleniyoruz. Kimi çağırıyoruz. Neden birileri bize “vur diyecek de vuracağız, öl diyecekte öleceğiz?” yeterince vurmadılar mı, yeterince öldürmediler mi, yeterince öldürtmediler mi bizi birbirimize. Vur diyenler, yeni senaryolar yazmaya durdu, biz ağıtlarımızı yakarken…

İşitmiyor musunuz; Allah “barış hayırlıdır” diyor. İşitmediniz mi, hiçbir insanın kanı ve canı ucuz değildir, bütün insanlar Allah’ın ayetleridir.

Yollara düştük ama zorluklarımızın varlığını da müşahede ediyoruz.

En önemli zorluk, barışa karar vermektir. Çatışmaya alışmış, akan kandan zafer deyişleri tasarlamış bir zihniyete rağmen, mangal gibi bir yürekle “barış” demek zordur. Kan kusup, kızılcık şerbeti içtim demek zordur.

Yola çıkarken, düşünmüş olabiliriz ama nice zorluğu, barış için çıkılan sahada göreceğiz.

İkinci zorluk, biz kavgadan, sokaklara öfke yedirmekten konuşmaya, dinlemeye alışmamışız. Belki yeni başlıyoruz konuşmaya, üstelik öfkesiz konuşma nasıl olur, bunun denemesini de sahada yapacağız. Ve birileri konuşma denemelerimizden rahatsız olacak, salacak “geçmişi hatırla, kanın yerde kalmamalı” diyen münadilerini ve benim bahtsız insanım, daha çok kan sunarak, en güzel sevda türküsü yazdığını, yazacağını sanacak. Davulu başkaları çalıp, göbeği başkaları atacak ama benim bahtsız insanım ölmeye devam edecek. Ve bir gün, kurtarmaya çağrıldığı şeyin vatan değil başka şeyler olduğunu anladığında, her değerini yitirmiş olarak, yalnızlaştığını görecek.

Üçüncü zorluk, kan davası ağızları var. Bir ailede, aile fertlerinden biri, diğerlerini dolduruşa getirerek, ailenin pimini çeker ve aile yıllarca ölür, öldürür. Kimse kazanamaz lakin her seferinde güya birinin kanı yerde kalmamış olur. Aynı aile, aynı aşiret, yıllarca birbirini bitirir. Kürtler ve Türkler ve diğerleri kabul edelim ki, akraba topluluklardır. Bunlar arasındaki kan davası nasıl olur, yıllardır birbirini tüketen akraba aşiretlere bakın anlarsınız. Hatta daha da kötüsü olur.

Dördüncü zorluk, ülkede her insanın farklı korkuları var. En önemli korku, bölünürüz, ataların yadigârı toprakları, bir takım egemen güçler sömürür. Asırların birikimi heba olur. Veya “her çıkan, biz şu kadar milyonuz, bu ülkede, bu duruma göre hiç Türk yok” diye başlayan birtakım değerlendirmeler. Gerçekten da, sayılar önemli mi, bu ülkede onlarca kavim, kabile, aşiret var. Mezhepler var. Sayılarının, ne kadar olduklarının ne önemi var. Bir kişi bile olsalar, hakları vardır, o hakların korunması gerekir. Haliyle, özgürlük, eşitlik ve adalet içre konuşmalarda, “bu ülkede şu kadar milyonuz” tarzının terk edilmesi iyi olur. Kaç kişi olduğunuz önemli mi, bu ülkede yaşayan herkesin, birlik ve beraberlik içinde, hukuku korunmalıdır.

Beşinci korku, komplocu bir zihne sahip olmuşuz. İyi bir şey de olsa, “altında mutlaka bir bit yeniği vardır” diye bakıyoruz. “Bir anda ülkede çatışma bitsin dendi, niye dendi, vardır altında bazı oyunlar” demek zorunda hissediyoruz kendimizi. Diyelim ki birileri bir plan yapmış, ülkemizin de içinde olduğu bir proje devreye konacak… O zaman biz bu kanın durmasını, konuşma fırsatını hemen ganimet bilip, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştıracak adımlar atalım. Nasıl etle tırnak olduğumuzu gösterelim. Kanın durmasından, şehit cenazelerinin, dağda ölenlerin cenazelerinin artık gelmiyor olmasından, yeni bir kardeşlik ruhu oluşturalım. Ters ve öfkeli davranışlarımızla, oyun oynayanlar varsa, onların eline yeni kozlar vermeyelim.

Altıncı korkumuz, güçlü bir Türkiye’nin nazara gelmesidir. Çevremizde, nice dost bildiğimiz ülkeler, çatışıp yok olmamızı istiyorlardı. İçimizdeki kimi kesimler de aynı şekilde bir çatışma ruhundan yanaydı. Bitirdik bu çatışmayı, bitirmek istiyoruz. Birlikte büyümek istiyoruz. Birlikte büyümemizden haz almayacak olanların var olduğunu da biliyoruz. Barışmamızdan haz almayanlara, biz bu zor adımı attık, sizde bu barışmamıza alışın diyecek adımlar atalım.

Evet, korkularımızda var. Her korkunun, alt bentleri var.

Korkularımızı yenelim, korkularımızdan beslenenlerin heveslerini kursaklarında bırakalım. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 723
Bu Ay : 1978
Toplam : 1978

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom