Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

EY ERGENEKON SEN NELERE KÂDİRSİN

EY ERGENEKON! SEN NELERE KÂDİRSİN!..
 

Geçtiğimiz günlerde Türk yargı tarihinin gelmiş geçmiş en büyük “terör örgütü” davası olarak kabul edilen Ergenekon yargı sürecinde kritik aşamalardan biri daha gerçekleşti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dört yılı aşkın bir süredir devam eden bir yargılamanın sonunda, nihayet davaya ilişkin esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcılığın mütalaası, bir yandan suç tanımlarına verdiği ayrıntılar, öbür yandan ise istediği ağır cezalarla büyük yankı uyandırdı.

2 bin 271 sayfalık mütalaa dosyası içinde birbirinden önemli diğer hususlar bir yana, öyle enteresan, öyle ilginç bir cümle vardı ki, “ey Ergenekon! Sen nelere kâdirmişsin!” dedirtecek cinsten!.. Ergenekon davasında savcılık mütalaasına giren bu ilgi çekici cümlede aynen şöyle deniliyor: “1980 darbesi öncesi 26 Aralık 1978 tarihli sıkıyönetim ilanının gerekçesi, Savcı Doğan Öz’ün öldürülmesiydi...”

Doğan Öz cinayeti, yaklaşık 35 yıl aradan sonra Ergenekon davasıyla birlikte yeniden gündeme gelmiş oluyor…

Doğan Öz’ün eşi Sezen Öz, Zaman Gazetesi’nden Hüseyin Gülerce’yi arayarak 35 yıldır bu acıyla yaşadıkları halde, eşine yönelik cinayetin, 1980 darbesi öncesi sıkıyönetimin ilanına gerekçe olsun diye işlenmiş olacağını hiç düşünmediklerini, bu nedenle de Ergenekon savcılarının dikkatinin takdire şayan olduğunu söylemiş…

Peki kimdi Savcı Doğan Öz ve nedir Savcı Doğan Öz cinayeti?

Öncelikle belirtelim ki, Sayın Gülerce’nin de dikkat çektiği gibi, Devlet içindeki hukuk dışı yapı, Savcı Doğan Öz cinayeti kadar hiçbir cinayette açık vermemiştir…

Anklara’da Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan Doğan Öz 1934 doğumlu. “Derin devlet”, ya da “devlet içinde örgütlenen kontrgerilla” yapılanmasını araştırırken bir suikaste kurban gidiyor.

Ölümünden önce kontrgerillayla ilgili bir dava açma hazırlığına girişen Savcı Doğan Öz’ün, başlatacağı büyük soruşturmanın bir ön çalışması olarak kısa bir rapor hazırladığı ve bu raporda kontrgerilla hakkında “şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. Amaç, demokrasi umudunu yok etmek, onun yerine faşist düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. Böylece ABD ve çokuluslu ortaklıklar, Ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler. Bize göre bu sonuca ulaşmada CIA, kontrgerilla gibi gizli örgütlerin yönlendirmesi vardır. Bu örgütler, devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun şekle dönüştürerek demokrasi düşmanı akımları iktidar yapmayı öngörmüşlerdir” dediği bilinmektedir.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunda, Doğan Öz’ün, öldürülmeden kısa bir süre önce Başbakan Bülent Ecevit’e Özel Harp Dairesi ve kontrgerillayla ilgili bir rapor sunduğu da hatırlatılıyor.

Savcı Doğan Öz, 24 Mart 1978’de, Ankara Adliyesi’ndeki görevine gitmek üzere otomobiline bindiği esnada, adetâ “Sen misin Ecevit’e rapor sunan?” yahut “sana ne derin devlet yahut kontrgerilladan?” dercesine, Devlet içindeki hukuk dışı söz konusu odak tarafından taşeron olarak kullanıldığı iddia edilen İbrahim Çiftçi adlı şahsın silahlı saldırısı sonucu hunharca katlediliyor.

9 Ekim 1978’de Ankara Bahçelievler’de öldürülen bazı TİP’linin kâtil zanlısı olarak yakalanan İbrahim Çiftçi adlı şahıs, Doğan Öz suikastı tanıklarından Hayati Erdoğan adlı kişi tarafından kesin olarak teşhis edilince, emniyet sorgusunda Savcı Doğan Öz’ü bizzat kendisinin öldürdüğünü itiraf ediyor.

Hikâyenin bundan sonrası, hepimizi olduğu gibi, darbe sever Ergenekon muhiplerini bile şaşırtacak denli ilginç!..

Ankara 1 No’lu Askerî Mahkemesi, zanlı İbrahim Çiftçi adlı şahsı, Savcı Doğan Öz’ü bizzat öldürdüğüne dair yaptığı açık itirafından ötürü idama mahkûm ediyor.

Fakat Askerî Yargıtay 1. Dairesi, soruşturmadaki bazı eksikler sebebiyle Ankara 1 No’lu Askerî Mahkemesi’nin kararını bozuyor.

Ankara 1 No’lu Askerî Mahkemesi, eksik gördüğü işlemleri tamamlandıktan sonra, tekrar İbrahim Çiftçi hakkında ölüm cezasına hükmediyor.

Gelin görün ki Askerî Yargıtay Genel Kurulu, 1. Daire’nin onayladığı idam kararını 8’e karşı 7’lik oyçokluğu ile bozuyor. Yargılamayı yürüten Askerî Mahkeme; “Askerî Yargıtay Daireler Kurulu’nun bozma ilamına, hukuki zorunluluk nedeniyle uyulmuştur” diyerek İbrahim Çiftçi adlı sanığı beraat ettiriyor.

İbrahim Çiftçi, salıverildikten sonra ticarete atılıp bolca ödüllendiriliyor, devletten yüklü miktarda ulûfeler, çok sayıda ihaleler alıyor.

Ancak Ekim 2006’da İzmir Alsancak’ta bir kafeye düzenlenen bombalı saldırıda öldürülüyor.

Bu saldırıda kullanılan el bombasının, Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen el bombalarıyla aynı seriden olduğu ortaya çıkıyor.

Bütün bunlardan daha ilginci, Ergenekoncuların, Balyozcuların, gönüllü müdafii, Ergenekon, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız vb. bütün darbeye teşebbüs davalarını özünden saptırıp, sulandırıp bulandırıp, itibarsızlaştırmaya çalışan, bu yüzden de adı “darbeci baro”ya çıkmış İstanbul Barosu, iki hafta önce, ölüm yıldönümü münasebetiyle Savcı Doğan Öz’ü anmaya kalkıyor:

Ancak Savcı Doğan Öz’ün Devlet içindeki hukuk dışı çete tarafından vurulduğunun bilincinde olan eşi Sezen hanımın itirazı yükseliyor: “Bu anma, Ergenekon’un, kontrgerillanın katlettiği bir savcıyı, tamamen karşı bir amaçla kullanmaktır, istismar etmektir…” demeye getiriyor.

Peki dün devlet içine sızan bu hukuk dışı çete, bugün yok mu oldu?

Bu şer odağının artık bittiğini, yok olduğunu, bugün artık olmadığını varsaymak büyük bir yanılsamadır.

Nitekim daha birkaç gün önce, Ergenekon davasının son 282. duruşması yapılacakken, bu çete ve işbirlikçilerinin mahkemeyi baskını sebebiyle duruşma yapılamıyor. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de görülen duruşmada sanıkların son savunmasına geçileceği sırada, mahkemeyi kuşatma çağrısıyla organize olan “darbe sevici” gruplar, sabah saatlerinde Silivri’ye gelip çeşitli slogan atarak bariyerleri yıkıyor ve hatta pervasızca mahkemeyi yıkma tehdidinde bulunabiliyorlar!..

Bu şartlar altında yargılamanın sağlıklı ve güvenli sürdürülemeyeceğini fark etmekte gecikmeyen Mahkeme heyeti, aynı zamanda fiili baskı yaparak kendilerini çalışamaz hale getirenlerin, gerçekten mahkemeyi başlarına yıkacağına da inanmış olmalılar ki, duruşmayı 11 Nisan’a ertelemek zorunda kalıyor.

Bu çete ve yandaşlarının yasadışı faailiyetleri yalnızca bu kadarla mı sınırlı? Tabii ki hayır!... Daha neler var neler!...

Meselâ, Ergenekon davasında tanıklık yapan Uzman Jandarma Çavuş Aykut Öztürk, geçen hafta İstanbul Çekmeköy’de arkadaşıyla gittiği pastanede 4 kişi tarafından takip ediliyor. Öztürk, izlenmesinden ve fotoğraflarının çekilmesinden tedirgin oluyor ve soluğu direk emniyette alıyor.

Peki kim bunlar? Ergenekon davasında tanıklık yapan Jandarma Çavuş Aykut Öztürk’ü takip eden ve onu yıldırmak isteyenler kim olsa beğenirsiniz?

Sıkı durun, incelenen kamera kayıtlarındaki şahısların, Jandarma Bölge Komutanlığı’nda görevli JİTEM personeli olduğu iddia ediliyor!..

Bunun anlamı şu: Demek ki bu odak hala faal ve dimdik görevinin başında!..

Silivri’de mahkemeyi basma girişiminde bulunanların, mahkemeye fiili baskı yaparak, yargı mensuplarını çalışamaz hale getirenlerin, ayrıca Ergenekon davasında tanıklık yapan Uzman Jandarma Çavuş Aykut Öztürk’ü takip edip yıldırmak isteyenlerin, bu eylemleriyle kaos oluşturarak siyasi iktidarı iş göremez hale getirmek isteyenler olduğu gün yüzü kadar açık. Biz bu filmi daha önce çok seyrettik: Bu nedenle artık, yıllarca “sosyal demokrasi”, “sosyal adâlet”, “insan hakları”, “özgürlük”, “hürriyet”, “cumhuriyet”, “millî irâde” gibi sözcükleri ağızlarına pelesenk edip, sonra demokrasinin kuralları içinde millî irâdenin seçtikleriyle baş edemeyeceklerini anlayınca, “Ak Parti yüzde doksan beş oy alsa bile iktidara getirilemez; gerekirse darbe yapılır!” diyen ve “ordu göreve” pankartları asarak aslında cumhuriyete, demokrasiye, sosyal adâlete düşman olan ve salt “postal sesinden medet uman” çanak yalayıcılarını iyi tanıyoruz…

mehmetkubat@gmail.com
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 3
Bugün : 909
Bu Ay : 5891
Toplam : 5891

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom