Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

BARIŞA EVET

 BARIŞA EVET

 

Barış süreci sevindirici bir süreç… “Başka analar ağlamasın” ve “kardeşlik yücelsin” denilerek atılacak adımları önemseyen bir başlangıç olarak desteklenmesi gerekir. “Eşit vatandaşlık” ifadesiyle sosyal ve siyasal alanda getirisi olacak adımların akamete uğramaması için, toplumun her kesiminin dikkatli olması önemlidir.

Birileri “bunca yıldır akan kan ne olacak” diye soruyor. “Madem bunca yıldır, binlerce vatandaşımızın kanı döküldü” diyerek, bitmeyecek bir kan davasına mı girişelim yoksa “yeni bir başlangıç yapalım, adı kardeşlik olsun, acıları paylaşmak olsun, acılar üzerinden intikam devşirmemek olsun” desek daha mı iyi olur? Ülke insanı ve çatışmaya konu olan taraflar olarak baktığımızda, bu çatışmanın devam etmesi demek, İslâm’dan önceki Medine’yi kasıp kavuran “buas günlerinin” çağdaş versiyonunu istemek demektir. Ülke kan kaybedecek, can kaybedecek, enerji kaybedecek, zenginliğini kaybedecek, akrabalığını ve kardeşliğini kaybedecek ve bundan, içte ve dışta bir takım kesimler nemalanacak…

Akıl işi değil, gönül işi değil… Zaten “intikam” üzerine kurulu bir zihniyeti beslemek insanlık işi de değil…

Bizim nesil, ülkeyi 12 Eylül 1980 darbesine hazırlayan süreci de yaşadı. Her gün onlarca insanımız, silahlı çatışmalarda, kardeş kavgasında can veriyordu. İş kıvamına gelsin diye uğraşanlar, sonunda 12 Eylül darbesini yaparak, be sefer, binlerce insanımızı işkencelere tabi tuttular. Malatya’da “bir subay eşine, öğrencilerin isteklerini iletip, derse önem vermesini istedi diye” bir öğretmen, Aydın hoca içeri alındı, o gece işkence ile şehid edildi ve ertesi gün cenazesi evine götürüldü. Sabah “solcu” bir genci vuran silah, öğleden sonra “sağcı” bir genci öldürmek için kullanıldı. Ne gençler kaybettik, ne değerler, ne ana kuzuları… O gün, toplumda ağırlığı olan birileri çıkıp, yeter deseydi, şu sağ sol çatışması bitsin deseydi, kötü mü olurdu? Ve sonra birileri de çıkıp “o kadar insan kaybettik, şu kadar taraftarımız öldürüldü, bu çatışma bitemez” deseydi akıllıca mı olurdu?

Keşke o günlerde birileri çıksaydı… Adına o gün “solcu” veya “sağcı” denen birileri çıksaydı ve yeter deseydi. Ertesi gün, insanlar, salonlarda, çatışmasız ve şiddetsiz bir fikir platformu içinde ülke sorunlarını ele alsalardı. Olmadı ve binlerce gencimizi, hem de yetişmiş ve enerjik aklımızı yitirdik. O kayıplar yaşanırken, analar ağlıyor, babalar gözyaşlarını içlerine akıtıyor, isyan ediyordu. Bunlar olurken, birileri de sevinip duruyordu. Sevinenlerden bir kısmı yarınki darbeyi, bir kısmı ülkenin kendi iğrenç emellerine bağlı kalacak şekilde zayıflamasını, bir kısmı sömürülecek bir ülkenin devamını istiyordu. Bugün de çatışmayı istemek, ülke zayıf kalsın demektir. Ülke insanı birbirine öyle düşman olsun ki iç savaş çıksın ve kim kimi alt ederse etsin demektir. Kardeşlik bitsin demektir. Ülke sömürülecek zayıflığa varsın demektir.

Dikkat edin bu gün çatışmanın sona ermesi şekline itiraz edenlerin, ülke için ortaya koydukları bir projeleri yoktur. Dün de yoktu. Gençlerin, nereye kadar gidecekse, birbirilerini sağcı ve solcu diyerek öldürmelerini seyrediyorlardı. Sonra ülke gittikçe fakirleşirken, bu zatlar kendi lükslerinden bir şey kaybetmeden yaşıyorlardı. Bankalar boşaltılıyor seyrediyorlardı. Çalışana ücret ödeyecek para bulamıyor seyrediyorlardı. Güçlü ülkeler Türkiye’ye fırça atıyor, bu şekliyle ülke yönettiklerini sanıyorlardı.

Bu çatışmalar bitmeli, aklıselim galip gelmeli ve ülke önüne bakmaya başlamalı. Ülkenin insan, zihin, gençlik, sosyal sermayesi heba edilirken çare üretemeyip, “nereye kadar gidecekse gitsin çatışma sürsün” diye dayatanlar, iyi düşünmeli ve barışın hayırlı olduğunu, barışta hayat olduğunu unutmamalı. Dünyada kimlerin ne oyunlar peşinde olduğu iyi düşünülmeli. Ülke bölünecek diyenler bilmeli ki; asıl terör ve çatışmalar sürerse, ülke bir iç savaş girdabına gider ve nasıl parçalanacağını bile hesaplayamazlar. Çünkü bu meseleyi durmadan kaşıyanlar, içte ve dışta büyütenler, iç savaşla bütün gücünü tüketmiş bir Türkiye istiyorlar. Bilinmeli ki; mesela ne Rusya’nın sıcak deniz hayalleri bitmiştir, ne tarihin intikamını almak isteyen diğer ülkelerin Türkiye üzerindeki hayalleri…

Barışa evet, teröre, çatışmalara, kardeşkanı dökülmesine, ülkenin insan, zihin, sosyal, iktisadi, kardeşlik sermayesinin tüketilmesine hayır!

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 726
Bu Ay : 2929
Toplam : 2929

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom