Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Anlamı Yakalamak Gerek

ANLAMI YAKALAMAK GEREK

"Bir insan, hayatı hem kendisi hem başkaları için yaşaması gerektiğinin farkına varmışsa “anlamı” yakalar. Bugün ve gelecek için bir şeyler yapma ve bencillikten kurtulma da bundan sonra başlar. Bu başlangıcı bir türlü yakalayamayanlar, kimi zaman yakınmalarla, kimi zaman hayatı önemsemeyerek vakit doldururken belki de, anlamsızlığı normal karşılamaya başlıyorlar. Ardından, fonksiyonlarını yitirmiş bir kişiliğe dönüşüyorlar. Veya zihinsel potansiyelin sadece (çeşitli boyutlarıyla) “şehvet” frekansını kullanmayı kanıksıyorlar. Tam anlamıyla zahmetsiz bir seçimdir bu... Hayatı dönüştürmek isteyenler için, aynı zamanda bu gereksiz bir lükstür. 

Her şeyden önce, tam anlamıyla enerjik bir felsefemizin olduğunu unutamayız... Kitabımız durağanlığı, kötüye dönüşümü, inzivayı ve iletişimsizliği kabul etmiyor. Mesela “Yeryüzünde gezip dolaşın da...” ayeti kültürel araştırmayı ve dinamizmi hedeflememiz gerektiğini vurguluyor. Kendimizi anlamanın ve tanıtmanın bir yolunun da, diğer kültürleri tanımak olduğunu anlatıyor. Hemen akabinde şu ifadeye tanık oluyoruz: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Bilmek öne çıkarılıyor, bilmemek yeriliyor. Sanki şu da ortaya çıkıyor; farkına varmak... 

Dikkat edilirse, anlamı yakalamanın yolu, araştırmaktan, bunun için değişik kültür hazinelerini incelemekten, bilgiyi fark etmekten geçiyor. Temel ilkelerin ışığında, daha az hatayla üretkenliği yakalamak, inziva veya içine kapanmakla mümkün değil.
Hayat ezbere yaşanmıyor. Kendinize, etrafınıza sınır çizip, dışarıda kalan coğrafyayı görmezlikten gelmeniz, onların sizi görmesine engel olmuyor. Onlar sizinle ilgili planlar yaparken oturmanız tam anlamıyla mantıksız bir teslimiyete yol açıyor. Ağlama vaktiniz çoğalıyor, çaresizliğe mahkûm oluyorsunuz.

Yaşadığımız şu dünyada, şu yüzyılda ezbere yaşamak tamamen akıldışı. İnsanları tanımak zorundasınız... Ülkeleri tanımak zorundasınız... Strateji savaşlarından haberdar olmak zorundasınız... Komplo teorilerine yabancı kalmamanız gerekli... Sonra eskisinden daha çok münafığın, nifaklarının boyutlarını genişleterek, etrafınızda dolaştığını unutmamalısınız... Buna göre, sokaklardaki, evlerdeki, kamusal alandaki ağırlığınızı ölçmek zorundasınız. Mesela bir resim çizmeniz gerekiyorsa, boyasız, tuvalsiz, fırçasız olmayacağını bilirsiniz ama renk ayrımını, ışık yansımasını da düşünürsünüz. Ayrıntıları yakalamanız gerektiğini, ayrıntıların önemsiz olmadığını anlatırsınız. Gerçeğe çok yakın olmasına dikkat edersiniz. Oysa hayatı gerçeğe yakın olarak değil, tüm gerçekliği ile yakalamak gerekir.

Anlamı yakalamak bu açıdan da önemli… Rastgele bir yöne, rasgele bir araçla sürüklenmeyi göze alarak hedefe varamazsınız. Çünkü gerçekte bir hedefe sahip değilsinizdir. Bilinçli bir yolculuğu seçmek, tehlikelerini tahlil etmek ve söyleminizi oturtarak yürümekle ancak bir hedefe sahip olmuş olursunuz.
Elbette etki alanı oluşturduğunuzda, sizi etkilemek isteyenler de boş durmayacaktır. Kültürel etkileşim yaşamanız muhtemel olacaktır... Sosyal siyasal etkileşimler olacak... Yalnız, elinizde sağlam ilkeler ve fıtrata uyum olunca, yanlışa düşmeniz, ters etkileşime sürüklenmeniz de zorlaşacaktır... Fakat konuşmadan, tartışmadan, araştırmadan, incelemeden bunların hangisinin olacağını bilemezsiniz. Dahası kendi kültürel alt yapınız sağlam değilse yine ters etkileşim yaşayabilirsiniz. Ne yaptığınızı, sizi nelerin beklediğini biliyor olmanız gerekir.

Sloganlarla örtüp, kısırlaştırıp anlatamadığımız birikimimizin gerçekte ne kadar geniş olduğunu bildirememişiz. Veya son derece kapsamlı olan dünya görüşümüze rağmen sloganlarımız çok dar kalmış. 

İnsanlığa, kendimizi, inancımızın istediği mânada anlatamadığımız bir realite. Sanki kendi kültürümüze uyguladığımız bir tecrid politikası var. Söyleyeceklerimizi, izole ederek, toplum ve insan gerçeğinden soyutlayarak, bizi başkalarının sahte anlatımlarının izahına müsaade ederek, kendi kültürümüze ait gündemi tayin etmeyi de başkalarına bırakıyoruz. 

Diğer taraftan küreselleşen bir dünya gerçeğinde yaşıyoruz, iletişim oldukça hızlı ve durmadan mesafe alıyor. Şartlarımızı tayinde aynı sürati yakalama gayreti fazlaca gözlenmiyor. Böyle olunca da kültürümüzün son derece geniş ve insan fıtratına uygun yapısını ortaya koymakta zorluklar yaşıyoruz.

“Hayatın kitabı siyah çizgilerden ve kelimelerden ibaret değildir.” Gecikmeler, her geçen gün, daha hızla aleyhimize seyreder. 

Hayyam’ın şu ifadeleri ne güzeldir: Ey dost, gel ki yarının hüznünü yaşamayalım/ Ve ömrün bu bir anını ganimet bilelim."

necip cengil / 2001 / malatya

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 617
Bu Ay : 20689
Toplam : 29947

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom