Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Arsız emperyalizm ve Eğitimin dili

   Arsız emperyalizm ve Eğitimin dili

‘’Eğitim ve öğretim insanlığa özellikle çocuklara karşı işlenmiş en büyük cinayettir’’. Bu sözü söyleyen düşünürün sözü modern dünya da yaşayan insanlığa bir çağrıdır. Bu gün içinde bulunduğumuz çağın eğitim ve öğretim programları toplumsal sorunları çözmek yerine toplumu dejenere eden planlı bir projenin parçasıdır. Milletlerin geleceklerini ipotek altına alan ve uyutan bir projenin toplumlara enjekte metodu olarak kalmıştır. Emperyalist ve sömürgeci milletlerin dünyanın ekonomik ve sosyal imkanlarını rahat sömürebilme aracı olarak dayatılmış büyük projelerin küçük bir parçasıdır. Eğitim camiası bilinçli veya bilinçsiz olarak bu projenin parçası olmaktan geri kalmamıştır.

        Bir dönem İngilizler dünyanın birçok bölgesini işgal etmiş ve sömürdükleri ülkelerin milletlerini yozlaştıran projeler uygulamıştır. Bu sömürgelerden birisi Hindistan bölgesiydi. Hindistanlının eğitim programı içinde logaritmanın bütün katlarını liselerde ve üniversitelerde ezberletmeyi dayatmışlardır. Bu gün dünyanın birçok bölgesinde benzer projeler devam etmektedir. Özellikle bizim coğrafyamızda iktidar sahibi olan güçler işbirlikçi duruma düşmüşlerdir. Yabancıların yerli siyasi uşakları olarak köklerimize ve kültürümüze ters düşen eğitim modellerini dayatmaktadırlar.

    Eğitimin hangi kesitine bakarsanız buna örnek olabilecek çok sayıda genelge veya dayatma bulabilirsiniz. Bu gün Avrupa birliği denilen modern medeniyet projesi olarak dünyaya tanıtılan ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde bizim ülkemizden çok farklı nitelikleri tespit ederiz. Ekonomik sosyal ve siyasal işbirliği yapmışlar, bu ülkeler sınırları kaldırmışlar, kültürel ve toplumsal olarak birlikte yaşamak için bir barış toplumu projesi yaratmayı hedeflemişler. Bu birlikteki ülkeler farklı dilleri konuşabilip ve farklı kültürleri öğrenebiliyorlar. Ancak eğitimlerinin içine herhangi bir yabancı dili ve kültürü dayatmıyorlar. İsteyen istediği dili ve kültürü öğrenebiliyor.  Örneğin hiçbir Avrupa ülkesinde dayatılmış yabancı dil sınavı yoktur. Örneğin Fransa da kimse üniversiteye girmek, akademik kariyer için İngilizce ya da almanca bilmesi gerekmiyor, ya da Almanya da Fransızca ya da İngilizce diye yabancı dil sınavı diye bir sınav yoktur. Bu sınav üniversitelere ya da kamu kuruluşlarına girmek için bir ölçüt olarak kabul edilmiyor.

         Bu yabancı dil sınavları sömürgeciliğin devlet eliyle topluma dayatmasıdır. Siyasal iktidarlar oligarşiye dönüşen bürokratik zorlukları çoğaltıp taşralı veya ekonomik sosyal olanakları kısıtlı olan insanların sınıf atlamasını engelleyen bir dayatmadır. Bu gün teknik bir yabancı dili öğrenmek eğitim ve kültür alanında anlamlı bir adımdır. Ancak bu bizim eğitim sistemimiz içinde hiçbir zaman anlam kazanmamıştır ve bu şekliyle hiçbir zaman kazanmayacaktır. Anadilde eğitim evrensel bir haktır. Bunu bu hakkı sağlayan temel öğeler o milletin temel değerlerine uygun bir sisteme bağlı olmalıdır. Ülkemiz şartlarında eğitim sistemi tamamen kimlik bunalımı yaratan bir olguya dönüşmektedir.

              İnsanımızı ve değerlerimizi yeni yüzyıla taşıyabilecek bir kimlik oluşumunun önüne kalıplaşmış eğitim ve mevcut siyasal yaklaşımların sığ görüşleri engel olmaktadır. Dünyada sınırların kaldırıldığı bir çağın eşiğindeyiz. Dünya herkesin iletişim kurabildiği büyük bir köye dönüşmüş durumdadır. Hala bölgesel milli ve mezhepsel öğelerle uğraşan yerel tartışmaların için de boğuluyoruz. Global sömürüye karşı durmak yerine onun dümen suyuna gidiyoruz. Yüzyıllar boyunca kendi bölgemizde oluşan kaosu yaşıyoruz. Bunun gerekçesi olan arsız emperyalizmi besleyen emperyalist güçlerin bu toprakları sömürebilmek için çıkardıkları yapay gündemleri anlamaktan geri duruyoruz. Bu kaosa neden olan konuyu araştırma yerine, yerel siyasi erkin devamı için çalışıyoruz. Bölgesel problemleri çözmek için gerçek sorunları araştırmak ve çözmek yerine bu durumun sonuçlarıyla uğraşıyoruz. 

     Bu yüzyılda toplumsal sorunlar ve talepler giderek değişiyor. Ülkemizdeki eğitim önemli bir neticesi tepkisiz kalan eğitimli kölelerinin çok olmasıdır. Tekelci ve sermayeden taraf olan bir eğitim ve para politikası vatandaşı harap ve bitap etmiştir. Okumuş ve eğitim görmüş insanlar değersizleştirilmiş ve ötekileştirilmiştir. Popülist politikalar iktidarlara alkış tutan bir yığın yeni yetme aydın gazeteci ve köşe yazarlarını ortaya çıkarmıştır. İktidarın beslediği sermaye sahipleri eğitimli yüreğinin ve bileğinin gücüyle emek harcayan insanları köleleştirmeye devam etmektedirler. İktidar ve muhalefetiyle siyasilere alkış tutan varoşların basit politik taleplerine ayak uyduran geri kalmış bir demokrasinin teminatı olmuşlar. Bu gün siyasi partilerin ilke ve tüzüklere bakıldığında ayırıcı pek bir özellik olmadığı görülecektir. İktidar ve muhalefet ayrımı diye bir husus kalmamıştır.

      Vatandaş ne diyor; Ana dilde eğitim ve savunma hakkı evrensel bir haktır. Eğitimin ana dilde veya yabancı dilde olması bireysel tercihlere bırakılmalıdır.

 makifsahin@hotmail.com
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 362
Bu Ay : 18023
Toplam : 27281

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom