Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

YORULDUM

 YORULDUM

“Yoruldum yalancı arkadaşlıklardan, bir yanı karanlıkta kalan birlikteliklerden ve insanlığı darağacına çeken sahte tebessümlerden. Yoranlar yine aynı ve yollarına öylece devam ediyorlar.”

Evet, nice insan söylüyordur bu veya benzeri cümleleri ancak bu yorgunluk bıkkınlık getirmemeli, yol sahte tebessümlere terk edilmemeli. Ve can isteyen yola can, susuzluktan kırılan yola yağmur olup yağmalı insan.

Nice coğrafyalar var ki, oralarda ağlıyorum, açlığa mahkûm durumdayım, katillere hedef oluyorum, şükür hiçbiri yıldırmıyor beni, hepsi mücadelemi tetikliyor ama yalancı tebessümler yoruyor beni. Belki de hepsi birer sınav saati, bilemiyorum. Demem o ki, sınavda soruya değil sınava ne kadar hazır olduğuma bakmam gerekir onun için hiçbir yorgunluk yıldırmıyor beni. Ben sınava hazırlanıyorum.

Yoruldum dediğimde, rabbim “tekrar yorul” diyor. Yeryüzünde yaşananlara dikkat çektiğimde, rabbim bana “sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden hedefe ulaşacağınızı mı sanıyorsunuz” diyor. Bizden öncekilerin çektiklerini, yaşadıklarını düşünmem gerekiyor. Mesela ben günlerce çöllerde bir deri parçası olsun aramadım midemi susturmak için, aksine midem elimde zar ağlıyor, an be an yiyecek şeyleri yüklüyorum.

Secdemde hiç kimse deve işkembesi atmadı üzerime, o zaman secdelerimi gözden geçiriyorum, acaba bir yerde bir yanlışlık mı var diye tedirgin oluyorum ama secdelerde pisliklerin üzerime atılmasını başka türlüde yorumladığımda irkiliyorum. Her secdemde, yaşadığım ülkede veya dünyanın birçok yerinde nice pislikler yaşanıyor, sırtımda o kadar deve işkembesi ağırlığında, hatta daha ağır pislik birikiyor ki…

“Rabbim! Sana şikâyet edeceklerim var” diyecek oluyorum. O zaman ümmeti olmakla şeref bulduğum peygamberin “onlar bilmiyor” sözüyle irkiliyorum. Bilinmeyen ne diye düşünüyorum. Bir an aklıma ahiret hesabının ağırlığını bilmek geliyor, sonra düzeltiyorum kendimi ve “onlar insanlıklarını bilmiyor” diye fısıldıyorum. İnsanlıklarını bilselerdi çok fazla yük yüklenmeye kalkışmaz, çok fazla iddia ortaya atmaz, kaldırmayacakları yükün altına girmez, bilmedikleri şey hakkında iddialarda bulunmazlardı. Onlar her işe insanlıklarını hesaba katarak girişselerdi bu kadar hata, yanlış yapmaz ve yanlışlarına savunma koroları oluşturmazlardı.

Sıcakta, güneşin alnında yürüyorum; yüreğimde susuzluğun harareti, oruç ibadetinin rahmeti ile yürüdüğümden olsa gerek hiç yorulmuyor, dönüp suya bakma ihtiyacı bil duymuyorum ancak insanın çıkardığı yangının harareti yoruyor beni. Buna rağmen “insan bu, hayrına dua ettiği gibi kötülüğüne de dua eder ama yaptığını hak sanır” diye düşünüyorum. İnsan bu, hem gülü dalından koparır, hem de parmağını kanattığı için gülün dikenine hakaret eder. İşte çapımız bu, insanlık çapı bu olunca, onların verdiği yorgunluklara, hem gül gibi kederleniyor, hem kızıyorum. Ama bir şey daha öğreniyorum güllerden; koparılmak açmaya, dünyaya renk katmaya mani olmaz!

Bugünlerde Suriye veya Arakan’ı konuşuyoruz. Dualarımız kardeşlerimize ulaşsın diye rabbimize emanet ediyoruz. Sesimiz ulaşsın ki, yalnız olmadıklarını anlasın ve yorgunluk rehavetiyle ateş kendilerini yok etmesin. Rabbimiz diyoruz, hak neyse o galip gelsin, yanlışlarda ısrar edilmesin, kimi insanlar kimi kalıpların içine girip kardeşlerini yalnız bırakmasın! Rabbimiz diyoruz, ben oyunların dış yüzünü görüyorum, sen her şeyin iç yüzünü biliyorsun, oyun sahiplerini kendi oyunlarının içinde boğ, nefessiz bırak ki, bir daha aynı oyunları oynayacak güce ulaşmasınlar.

Ben yoruldum dedikçe, her sabah doğan güneş “insaf” diyor. Ben yıllardır doğup batıyorum, her doğduğum gün şahit olduğum kötülüklere kalsa bir daha doğmak istemem ama aynı zamanda şahit olduğum güzelliklerde var, bu güzelliklere artsın diye her gün yeni bir aşkla doğuyorum. Bu sözler beni teselli ediyor ve yorgunluklarımı görmezden geliyorum. Şahit olduğum kötülüklere rağmen, şahit olduğum güzelliklere bakıyor ve yarın yeni bir aşkla uyanmalıyım diyorum.

Umutsuzluklara kapılma olmasın diye… Yorgunluklar mazeret yüklemesin diye…

Allah’a emanet olun!

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 6
Bu Ay : 3147
Toplam : 3147

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom