Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

HEY ESAD ÇOCUK BABANA CEHENNEMİ SORDUN MU

 HEY ESAD ÇOCUK BABANA CEHENNEMİ SORDUN MU

 
Ah minel iktidar!

Hayır böyle değildi “ah minel aşk” diyordu Şeyh Galip “mine'l-aşk ve hâlâtihî/
ahraka kalbî bi harârâtihî”… Ah aşktan ve onun hallerinden, kalbimi hararetiyle yaktı"

Şimdi Beşar Esad belki şöyle diyordur: Ah minel iktidar ve halleri/ hararetiyle geçtim kendimden ve kendimle birlikte halkımı yaktım.

Şimdi ben buradan, Türkiye’den Esad çocuğa sesleniyorum:

Hey çocuk, baban giderken buradan, sana yüklemişti iktidarı ve onun iktidarı Hama’nın kanları üzerinden yükseliyordu. O kanlı iktidarı aldın. Şimdi sen o kana yenilerini ekledin; Bera, Humus, Hama, Lazkiye, Halep…

Bütün Suriye sana soruyor; kimsin sen, babanın geriye bıraktığı öfkesi mi? Sen Osman’a, Ömer’e, Ali’ye kıyan ellerin bakiyesi misin? Kerbela’nın Yezidi misin? Daha kaç “Sıddi Zeynep” düşüreceksin toprağa?

Ve öteden bir de Kürt ve Türk delikanlı Selahaddince sana sesleniyor: kimsin sen; tu kiye! Yoksa sen, peygamberi dinleyip yalanlayan, onun getirdiğine yönelmeyen ve sonra da ehline sırnaşarak giden adamın çağdaş hali misin? Öyleyse bizde aynı dille sesleniyoruz: Evla leke fe evla! Sömme evla leke fe evla!

Söze devam ediyorum:

Hey Esad çocuk, babanla irtibata geçtin mi bu aralar? Geçtinse eğer, ona cehennemi sor; yakıtı insanlar ve taşlar olan! Sor bakalım ona, Hama’da katlettiği insanlar mı bahçeler ve bağlar içinde, mücevherlerle bezenmiş tahtlara karşılıklı oturmuş sohbet ediyor yoksa baban ve diğer katiller mi? Söyleyeyim çocuk; baban sana içinde bulunduğu cehennemi ve iç çekerek izlediği cenneti anlatır. İktidarın cennet getirmediğini anlatır. Rıfat Esad ve diğerlerinin kendisiyle birlikte cehenneme odun olduğunu anlatır. Çektirdiği işkencelerden gıdalanan azabı anlatır.

Hey Esad çocuk; çocukluğu bırak! Şeyh Galibi dinle:

Hayfdır şâh iken âlemde gedâ olmayasın
Keder-âlûde-i ümmîd ü ricâ olmayasın
Vâdî-i ye'se düşüp hîç ü hebâ olmayasın
Yanılıp reh-rev-i sahrâyı belâ olmayasın
Ademe muttasıl ol tâ ki cüdâ olmayasın
Secdeler eyle ki merdûd-ı Hudâ olmayasın.

Hey Esad çocuk! Suriye halkını dinle bak ne diyorlar: Baban zebanilerin kollarında, yaktığı Hama’nın hesabıyla yanıyor ve baban Hama’yı yaktı diye hama yok olmadı. Dün bir Hama vardı, bugün Hama yine var. Tıpkı Filistinli Şair Mahmud Derviş’in “bir Filistin vardı, bir Filistin yine var” dediği gibi… Yaksan da yok olmaz ne Hama, ne Halep ne diğerleri, bak yok olan Hafız Esad ve şimdi sırada sen varsın!

Hey Esad çocuk!

Göz hastalıkları alanında ihtisas yapmışsın ama yaşananların ne getireceğini görmüyorsun. Gözün var izanın yok, çözemiyorsun. Bakmak ayrı görmek ayrı diyeni dinlememişsin!

Hey Esad çocuk!

Seninle aynı dili kullanan edebiyat üstatlarından Veliyuddin Yeğen’in “Doğuda edebiyatçılar nasıl ölür” başlıklı makalesinde dile getirdiği “millet yetişmiş insanlara muhtaçken, yetişmiş insanlar halkın içinde garip durumdadır” ifadesini anlamaya çalıştın mı, insan yetişsin diye uğraştın mı ve kendin  “Doğuda diktatörler nasıl ölür” başlığıyla bir yazı yazma zamanının geldiğini düşündün mü? İstersen Veliyuddin’i dinle: “Terk ettim zenginliği ama acizliğimden değil/ indirdim kendimi sülalemin tuttuğu mevkilerden/ hamdolsun Allah’a bu benim kopuşumdur/ Şahit ol ey ufuk ve şahit olun yıldızlar!”

Ey Esad çocuk, sen de kendi şiirini yaz ve sülalenin seni tuttuğu yerden kop! Biliyorum kopamazsın zira kan tuttu seni… Süleyman Arif Emre’yi dinle. “Kan tutar sen her bakışta kastedersen canıma!” Ve bırak artık canlara kıymayı, kan tutar tevbe edemez, zulümden kopamazsın.

Ey Esad çocuk!

İstersen Suriyeli Hamza’yı dinle, belki Ahmet Arif’in şiirini çevirmiş şöyle diyordur: “Ben bıyıkları henüz yeni terlemiş Hamza/ Suriye’nin yakışıklısı / Kaç kurşun değdi bedenime saymadım/ hangi işkencelerden geçtim bilemezsin/ Beni gören yemin etti ve yemin ederken senin resmini çiğniyordu/ Onlar birer iyi süvari/ Direnin kardaş namus günüdür!”

Hamza’nın bu seslenişinden, onun cansız bedenine bakıp beddua eden annesinden, direnme yemini eden Suriye insanından kork! Korkusuz sanma kendini, bu en büyük aldanman olur!

 necip.cengil@hotmail.com
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 1049
Bu Ay : 1232
Toplam : 1232

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom