Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

FAY HATTI MUHABBETLERİ

 FAY HATTI MUHABBETLERİ

 

Aslında halk olarak, hepimiz her konuda uzman sayılırız. Depreme yön çizmek, şiddet tayin etmek, yüzey mesafesi belirlemek, binaların yapıldığı toprağı derecelendirmek, hepsi hepimizin işi… Hele bir de elimizde yazma, görüntülü medya gibi imkânlar varsa, istediğimiz araziye ev yapar, istediğimiz arazideki evleri yıkar ve hatta müteahhitleri batırmak isteriz. Merak ediyorum, yazanlar olarak elimize biraz para geçse ve bina yapmak istesek, aynı konuları, aynı şekilde ve aynı korkuları üreterek tartışır mıyız?

Mesela “Çöşnük fay hattı” hepimizin uzmanlık alanına girer. Orada devasa kaya tabakasının üzerine oturan binaları, kumlu sahaya oturtulmuş gibi göstermek işimize gelir. Bu sözlerimizin neticesi bizi pek ilgilendirmez, işimiz; yaydan çıkan ok misali söz söylemek, yazmak ve hedefe yönlenmektir. Doğrusu nedir, her konuda söz söylemek zorunda mıyız, önemli değil, önemli olan kendimize “söz alanı” oluşturmaktır.

Çöşnük bölgesinde bir fay hattının olmadığını kimse iddia etmiyor. Ancak bu hatta meydana gelen depremlerin en büyük şiddetinin 5 civarında olduğu da dile getiriliyor. Yani çok şiddetli bir deprem üretmemiş. Bir fay hattının varlığı tek başına önemli midir sorusu neden sorulmaz mesela… Her fay hattının mutlak anlamda büyük bir tehlike olup olmadığı pek konuşulmaz. “Duydunuz mu, orada fay hattı varmış” muhabbeti, korkarım bilimsel geçekliği ve inandırıcılığı yok edecek sonuçlar doğurur. Bir bilginin etkisini yok etmek istiyorsanız, olur olmaz konuşmanız yeterlidir. Mesela Malatya 5.5 ve üzeri deprem riski taşıyan iller arasında açıklanmıyor. Bu konu es geçilir. Elbette depremi, etkilerini, fayları, arazı katsayılarını, buna uygun bina tasarımını konuşmak gerekir. Ancak bunlar konuşulmuyor. Mesela hangi arazide katsayı nedir, yetkili kurumlar hangi kriterlere göre bu binalara izin vermiş, bunlara değinilmez. Mesela “TOKİ’nin yaptığı evlerin güzergâhında da fay geçiyor mu” gibi sorular sıkıştırılıyor yazılara… Oysa kuzey bölgesinin zemini kaya ve Malatya’nın en risksiz bölgelerinin arasında yer alıyor.

Deprem açısından düşünüldüğünde ve “bina riski açısından” mesele ele alınırsa, çadır en risksiz dersiniz, peki tehlikeli haşereleri nasıl açıklayacaksınız. Kısacası mutlak anlamda tehlikesiz bina üretemezsiniz.

Deprem muhabbetlerini okuduğumda, “bazı müteahhitler sizi şikâyet etmiş”şeklindeki soruların konuyla ilgili hocalara sorulduğunu gördüm. Doğusu bu dil beni üzdü. Bu tür yaklaşımlar, şehir ve ülke faydasına bir çivi çakacak her insanı töhmet altına alır. Bilimsel olarak yaklaşanlar, bu tür yaklaşımların büyütülecek yaklaşımlar olmadığını, konuyu gereksiz yönlerden yaklaşarak abartanların insanları karşılıklı korkulara ittiğini, bunun yanlış olduğunu, bilgiyi doğru zeminde paylaşırsak meselenin açığa kavuşturulacağını anlatmayı gerektirir.

Şu anda mesele yanlış bir dille tartışılıyor.

Meselenin asıl tartışılacağı nokta, hangi zemine nasıl bir bina yapılmalı, nelere dikkat edilmeli, kat yükseklikleri neye göre belirlenmeli, yoğunluk meselesi nasıl çözümlenmeli, statik dayanım nasıl arttırılabilir, tarım arazilerine nereye kadar bina izni verilmeli, Malatya’nın tarım alanlarının yok edilmesinin doğuracağı tehlikeler nelerdir gibi sorularla açılabilir. Depremi önleyecek sistem geliştirilemeyeceğine göre, biz insan olarak, ulaştığımız bilimsel verileri en verimli nasıl kullanabiliriz konusunu düşünmeliyiz.

Korku üreterek şehir huzura götürülmez.

Tarım arazisine bina yapıyorsunuz aynı dille, tamamen kaya olan zemine ev yapıyorsunuz aynı dille, kumlu araziye ev oturtuyorsunuz aynı dille tartışılıyor. Oysa hepsi birbirinden farklıdır. Ayrıca ikide bir Çöşnük hattını, olduğundan farklı korkular üretmenin yollarını aralayarak tartışmak şehre hizmet değildir. Dikkat edeceğiniz noktalar var denilir, mesela su havzalarının üzerine yapılaşma izni verilmesin denir, suyun geniş etki oluşturduğu ve şişirdiği kil zeminler belirlenmeli denilir ama bunları da önce doğru yerde konuşmak sonra halka arz etmek gerekir. Şu anda yapılan depremi bilimsel olarak değil siyasal olarak tartışmaktır ve bu da ne şehre ne insanımıza fayda sağlar.

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 256
Bu Ay : 20328
Toplam : 29586

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom