Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

28 ŞUBATTA MALATYADA NE OLDU

 28 ŞUBATTA MALATYADA NE OLDU

 

28 Şubat araştırma komisyonuna açık mektup…

28 Şubat Malatya ayağı bir “intikam” histerisiydi. Bugün Başbakanımızın “dindar gençlik” söyleminin tam zıddına, o gün erdemli bir nesil çalışması yapan Malatyalı gönüllülere hazırlanan tuzaklar devreye alındı. Başörtüsüne özgürlük söyleminden nefret eden çevrelerin, bu konuda hassas olan Malatya halkı ve sivil toplumunu ellerindeki her “oyun kartını” devreye sokarak yaşattıkları trajediyi unutmak mümkün değil… O gün insandan yana, ülkenin değerlerinden yana olabilecek herkes ve her şey, kurum, kuruluş kuşatmaya alındı. Adil yargılanma haklarına kast edildi.

Emniyet Müdürü Kemal İskender’den randevu alınmış, sivil toplum ve kanaat önderleri kendisini ziyaret edecek. Gittik, söz alanlar halkın hassasiyetlerini dile getirdi. Uygulamaların hukuksuz olduğunu söyledi. “… duyumlarımıza göre meçhul şahısların, evlere telefon ettiğini, halka; bu ülkede Kuran yakılacak, tepki verin” dendiğini, bu duyumun üzerine gidilip gidilmeyeceğini, bunun ancak devlet gücü kullanılarak ortaya çıkabileceğini hatırlattık. Sustular, yok öyle bir şey dediler. Ancak “biz yazan insanlar ve sivil toplum temsilcileri olarak, duyduklarımızı paylaşalım mesele bir istihbarat ve güvenlik meselesi, bizim boyumuzu aşar, biz sadece duyduklarımızı paylaşmak istedik” diye özetleyebileceğim şeyler söyledik. Çıktık. “Devlet” o gün bize bir çay ısmarladı. Ertesi gün ısmarlanan çayın arkası geldi.

Evet, ertesi gün meydanlar doldu.
Meydanlar nasıl doldu?

Cumadan çıkan vatandaşların dağılma yönündeki diğer yönleri kesildi, vatandaşların yolları mecburen Akpınar’a çıktı ve bir anda meydan doldu. Vatandaş yine suskun, herhangi bir taşkınlık yok, ben o sırada iş yerimde üstten meydanı seyrediyorum. Bir anda bir dalgalanma oldu, müdahale edildi. Vatandaş yine çevreye en ufak bir zarar vermedi. Ancak o saatten itibaren insanlar gözaltına alındı. Gece yarılarını geçen saatlerde, evler basıldı. Meydanda olmamalarına, daha önceden, topluca “gösteriye taraf olmadıklarını” ilan etmelerine rağmen, vakıf yöneticileri, vakıf gönüllüleri gözaltına alındı. İdamla yargılandı. Üstelik meydanda olmadıkları, o gösteriyi desteklemediklerini deklere ettikleri halde, bu bilinerek, daha önceden belirlenmiş hedefler üzerine gidildi.

O gün tutuklananların gözaltı süreleri normal hukuki süreyi aşmasına rağmen bir şey yapılamadı. İşkence görenlerin durumları gizlendi. Doktor raporlarının düzenlenmemesi için her şeyin yapıldığı dilden dile dolaştı. İşkence görenler, hukuki olarak gözaltı süreleri aşılmasına rağmen haklarını arayacak bir yol bulamadılar. Zira daha önce, kimi yazarların da dile getirdiği gibi “Malatya terbiye edilmesi gereken Kangal köpeği” muamelesine tabi tutuldu. Üstelik o yazıyı yazanlar adres olarak da askeri gösterdiler. Tabi işin içinde kim vardı, bugün doğru bir araştırma ile bulunabilir. Ancak sözünü ettiğim yazı Ahmet Taner Kışlalı’ya aitti. Merak eden araştırıp bulabilir. Ne yazık ki Ahmet Taner Kışlalı’ya o yazıyı yazdırtan zihniyet, daha sonra yine o ismin üzerinden yine belli çevrelerin üzerine gitmek için onu bombalı bir suikast ile katlettiler. Bu konuda gündemde ve “faili gizemli cinayetler” olarak araştırılmaktadır.

Hedefte “toplumsal karşılığı olan sivil toplum” vardı. Mağduriyetin etki alanı büyüktü ancak özellikle toplumsal anlamda ciddi bir karşılığı olan ve “erdemli toplum” yolunda göze batan insanlar hedefe kondu.

O gün aylarca cezaevinde yatan, çocuklarından ayrı bırakılan, idamlık insanlar tanıdı Malatya… O gün belki de tarihte eşi olmayan bir valilik yazısı yayınlandı. Yazıda “Akpınar’da gösteri yapacak olanların idamla yargılanacakları” duyuruldu. O gün Radyo binasına gelirken bile “sivil takipler” eşliğinde aylarımız geçti. Başörtüsü meselesini işleyen bir arkadaşımız, özürlü olmasına, tekerlekli sandalyede ve başkasının yardımı olmadan bazı ihtiyaçlarını gideremeyeceği bilindiği halde mahkûm edildi. Biz de onunla beraber DGM mahkemelerinde yargılandık. Başka epey insanı affeden o günün Cumhurbaşkanımız bu “tekerlekli sandalyeli arkadaşımızı” affetmeye yanaşamadı. O haliyle aylarca yattı. Başörtüsünü savunmak Malatya’da idamlık olmaya yeterliydi.

Biri Malatya’nın önemli kanaat önderlerinden muhterem Zekeriya Şengöz olmak üzere iki insan hala cezaevindeler… Hiçbir eylemleri tespit edilmiş değil, dertleri “erdemli insan yetiştirmek” olan bu insanlar yargılanırken, kimler yargı binasına girip çıkıyordu, araştırılmalı. Araştırıldığında ortaya çıkacak isimleri doğrusu merak ediyorum.

28 Şubat’ta Malatya’da çok şey oldu. En önemlisi hayata ve ülkeye katkısı olacak nice insan derdest edildi. “ülkenin size ihtiyacı yok” denildi. Ve o gün ülke binlerce beyin ve milyarlarca dolar kaybetti. 

 necip.cengil@hotmail.com
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 10
Bugün : 571
Bu Ay : 754
Toplam : 754

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom