Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

‘Şairim ölmüş’ diyorlar

 ‘Şairim ölmüş’ diyorlar

 

Herkes onu -belki- “Mihriban”la tanıdı ama ben onu “Eğdi Başını” ile tanırım…

Çünkü O;  

“Gitmişti makama arzuhal için
Bey dedi yutkundu eğdi başını
Bir azar yedi ki oldu o biçim
Şey dedi yutkundu eğdi başını...”
ile benim, senin ve sizlerin iç dünyasına tercüman oldu.

Zira bu güne kadar hangi köylü; devlet dairelerine gidip de; “Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı” tarifine uygun hal mahcubiyeti yaşamadı. Hangi köylünün; “Gözler çakmak çakmak benzi sapsarı” olmadı. Hangi köylü, kendisine ‘kaderiymiş’ gibi yutturulan böylesi bir olaydan sonra ; “Bir konağa baktı alttan yukarı/Vay dedi yutkundu eğdi başını” şeklinde tasvir edilen ruh halini yaşamadı?

Sonra hangi köylü, yaşanılan böyle bir olaydan sonra “Çekti ayakları kahveye vardı” şeklindeifade edildiği gibi kahve gibi bir mekâna kendini atmadı. Ve hangi köylü, buna benzer bir olaydan sonra çayın buharından ve sigaranın dumanın arkasından bakarak dalıp gitmedi…

Benim şairim de aynı şeylere dikkat çekiyor: “Açtı tabakasını sigara sardı daldı/Neden sonra garsonu gördü/Çay dedi yutkundu eğdi başını”

“Eğdi başını” çünkü o hala kendisine yapılan haksız muamelenin çaresizliğini ve mahcubiyetini yaşıyordur…  

Dahası;

”İçmedi masada unuttu çayı
Kalktı ki garsona vere parayı
Uzattı çakmağı ve sigarayı
Say dedi yutkundu eğdi başını…”

Öyle ki;

”Döndü gözlerinde bulgur bulgur yaş
Sandım can evine döktüler ataş
Sordum memleketin nere gardaş
Köy dedi yutkundu eğdi başını…”

Ve…

”Yürüdü kör topal çıktı şehirden
Ağzına küfürler doldu zehirden
Salladı dilini vazgeçti birden
Oy dedi yutkundu eğdi başını…”

İşte yukarıdaki şiirin sihirli dizeleriyle iç dünyamıza tercüman olan şair benim şairimdi…

Herkes şiir yazar ama benim şairim bir başka yazardı…

Köşe yazısı yazan çok sayıda yazar ve şair var; ama benim şairim “gerdanlık” denilen bir dörtlükle başlardı gazetedeki köşe yazılarına…

Benim şairim yalnız şair değil hem yazar, hem şair, hem de bir ozandı…

Onunla yüz yüze Malatya’da tanıştım. Beklenilenin çok üstünde bir mütevazi ve ilgi gösterdi bana. 

Kendisiyle tanıştığım sıralarda ilk kitabım; “Bir İdamlık Kent” yeni çıkmıştı.

Kaldığı otelin dinlenme salonunda ayağa kalkarak karşıladı bizi. Bir kez de kitaptan dolayı kalktı sarıldı.

Dibinde inciler saklı derin bir derya gibiydi benim şairim. İlminin, irfanının incilerine ulaşabilmem için, bu yolda daha çok kulaç açıp daha çok dalmam gerektiğini yüz yüze/baş başa yapmış olduğumuz sohbetlerinden anladım.

Şairleri severim ancak gerçek şairimin kim olduğunu da o vakit anladım. 

Şimdi haber aldım;‘şairim ölmüş’ diyorlar…
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun…

Allah ona yazdığı o güzel şiiriler ve yazılar harfi sayısınca rahmet eylesin…

Mekânı Cennet olsun şairimin.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 327
Bu Ay : 5309
Toplam : 5309

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom