Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

FİKRİM GELDİ SÖYLEYEBİLİR MİYİM

 FİKRİM GELDİ SÖYLEYEBİLİR MİYİM

 

Çok bekleriz konuşmak için, fikrimiz şekillenir, dile gelir, tam söylenecek, korku duvarına çarpar geri döner. Kimden korkulur; bu konu değişkendir, dönemine göre farklı korkular türer. Korkular yerine çıkarlar engel oluşturabilir. “Biz ne bileg beyim, böyükler bilir” sesi baskın gelir.

Bazen de çok ve gereksiz konuşuruz; her şeyde uzman olarak, birine kızmışsak, onun her yaptığını kötü göstermek için, bir isteğimiz yerine getirilmemişse, o isteğin hıncını almak için…

Bazen konuşulmak isteriz; sözlerimizi buna göre ayarlarız. Dilimiz buna göre kelime arar. Bizi konuşmayanlara hınç dolar, sözlerimize gizli bir hınç yükler, yazar veya konuşuruz.

Bu kadar teori yeter; ne demek istiyorsun?

Efendim, kürtaj gündeme oturdu, o gündemin neleri örttüğünü hesaplayacak bir refleks göstermeden başladık konuşmaya.

Ne yani konuşmayalım mı, kürtaj iyi bir şey mi, savunulmalı mı, savunanlar iyi bir şey mi yapıyor?

Hayır, efendim; kürtaj bir insanlık suçudur. Cinayettir. İnsanın kendi yavrusunu katletmesi, üstelik işkenceyle katletmesidir. Kürtaj işkencesi sırasında, o cenin belki feryat ediyordur ama annesi onu, bir kiralık katil tutmuşçasına öldürtmektedir ya, sesini içine akıtmaktadır. “Annem beni öldürtüyor” diye “sessiz bir çığlık” koparmaktadır ki bunu her yürek duymaz.

Bu konuda fikrim geldi, onu aktarayım dedim.

Sahi Başbakanımız bu konuyu gündeme taşıyana kadar fikrimiz niye gelmedi. Diyanet İşleri Başkanlığı dâhil, sivil toplum kuruluşlarımız ve yetkili diğer kuruluşlar, fikirlerinin gelmesi için niçin Başbakanı bekledi. Ve başbakan bu konuyu neden şimdi gündeme taşıdı?

Denebilir ki, uygun zaman kollandı ve dillendirildi.
Bu kadar basit yani…

Peki, “bedenime dokundurtmam” diyerek kürtajı meşrulaştırmak isteyenlere ne demeli? Sahi beden sizin mi, sizinse, içinizde canlanan yavrunuza niçin dokundurtuyorsunuz? Yavrunuza dokunulunca size dokunulmuş olunmuyor mu?

Size, “çocuğunuzu öldürtün” dense, yanı başınızda duran çocuğunuzla göz göze gelip “ar” duymaz mısınız? Henüz dünya hayatına doğmamış ama sizden can alan bir canı, rahminizin derinliklerinde katletmekle, hayatta olan bir çocuğunuzu öldürtmek için, kendi elinizle kiralık katil tutmanızın ne farkı var?

Bunları da konuşalım…

Meydanlara işkenceyi lanetlemek için çıkalım, zulmü lanetlemek için çıkalım, insan onurunu sahiplenmek için çıkalım… Lakin meydanlara işkenceyi, cinayeti, katliamı savunmak için çıkarsanız olmaz.

Bu durumda insanlığınıza kast ediyorsunuz demektir. İnsan onurunun, insanlığa kast edenlerle işi olmaz. Ayrıca vücutlarımızın mutlak tasarruf hakkı hiçbirimize ait değildir. Böyle kabul ederseniz, köprüye, çatıya intihar için yönelenlere de bir şey yapmamanız gerekir. Trafikte hız limiti getiremezsiniz. Can adamın değil mi, ister köprüde, ister çatıda, ister hız terörü içinde son verir, diyebilir misiniz?

Siz kiraya tuttuğunuz eve hor baksanız ve bu yayılsa kim size kiralık ev verir. Bedenlerimiz bize emanet, emanete iyi bakılır, işkence edilmez.

Yarın ilahi adalet önünde sizden şikâyetçi olacak o “ceninin” sizi suçlamasına hazır mısınız?

Tabi bu konu niye şimdi dile geldi, neleri örtmek için dile getirildi sorusunu da soralım. Ama siz kalkar, kürtaj cinayettir, işkencedir, insanın kendi yavrusuna işkence etmesidir demek yerine, “bedenime dokundurtmam” bayağılığına düşerseniz, “gündemin hikmetini” her iki türlü de anlayamazsınız.

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 1049
Bu Ay : 1232
Toplam : 1232

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom