Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

YENİ UFUKLARA DOĞRU

 YENİ UFUKLARA DOĞRU

 
Türkiye’nin yakın gerçekliğini ‘yenilenme’ kelimesinin çok iyi ifade ediyor olması, bu kelimenin yapısal, köklü bağları, mevcut realitelere etkin katılacak mahiyette canlılık, işlerlik kazanmasını içermesinden dolayıdır. Eğer açılım yapamasaydık, yani önce kendi evimizi, evimizin içini temizlemeseydik yine her rüzgârdan etkilenecek tarzda kırılgan, zayıf kalmaya devam edecektik. O rüzgârların birçoğunun, bizi zayıf düşürmek için mahsustan estirildiğini bugün daha net biliyoruz. Kendi rüzgârımızı bulamasaydık, ne burada ne orada var olacaktık. Başkalarının bizim için takdir ettikleri yerlerde ve elbette kendimiz olmayarak var olacaktık. Kendisi olamayanlar bir kimse olamazlar, kendi yerinde olamayanlar, hiçbir yerde olamazlar. Yenilenmek, kendimiz olmayı, kendimizde ve istediğimiz yerde olmayı gerektirir. Zaten yenilenmeyi zorunlu kılan, kendimizden uzaklaşmakla sürüklendiğimiz, başka yerlerde bulunuyor olmanın başımıza açtığı belalardır. En az yüz yıl, belki iki yüz yıl yaşadığımız zillet hali, duçar olduğumuz belaların en kahredicisi, dayanılmazıydı. Türkiye, demokratik hukuk devleti olma yolunda önemli kazanımlar elde ediyor. Kendisiyle yüzleşiyor. İlerlememize mani olan kelepçelerimizden, ayak bağlarımızdan kurtuluyoruz. Bu konuda bütün bir millet mutabakat halindedir.
 
 
Devletle milletin, demokratik zeminde hak ve ödevlerini yeniden gözden geçirerek, sınırlarını yeniden tanzim etmeleriyle oluşan yeni format ve formasyon, yükselişimizi kolaylaştıran, hızlandıran asıl faktördür. Demokrasiyle paralel sağlanan istikrar, hayırlı, bereketli sonuçlar vermektedir. Bu anlamda ortaya koyduğumuz yönetim tarzı ve millet bütünlüğü, bütün
dünyanın ilgisini çekiyor. Türkiye’nin başarılarını bütün dünya imrenerek, öykünerek izliyor. Sadece demokraside değil, refah seviyesinin yükselmesi ve topluma yayılması anlamında da Türkiye örnek olmakta, örnek alınmaktadır. Özellikle İslam ülkeleri ve merkezinde bizim olduğumuz coğrafya, Türkiye’yi kendileri için ‘model ülke’ olarak görmeye başlamışlardır. Türkiye’nin model oluşu, tarihsel, siyasal, kültürel sorumluluğunu bir kat daha artırıyor.
 
 
Türkiye ilerlediği yolda, ilerleme biçimi ve hızıyla heyecan veriyor. Ulaşımda, sağlıkta, konutta, enerjide, bilişimde, teknolojide büyük atılımlar yapılmaktadır. Türkiye 2008’de başlayan, çok geçmeden ülkeler çökertecek şiddette etkileri dalga dalga yaşanan küresel krizin etkisine rağmen, gelişme hızında Avrupa’da birinci, dünyada ikinci olmuş bir ülkedir. Artan sanayi üretimi sonucu ihracatta patlama yaşanmıştır. GSMH’sı bir trilyon dolar seviyesine yükselmek üzeredir. Özetle Türkiye kendini yeniden keşfediyor. Kendimizi keşfetmenin verdiği heyecan, kendimizden uzak düştüğümüz veya düşürüldüğümüz talihsiz dönemin ataletinden sonra daha bir anlamlı olmaktadır. Benliğimizi, aklımızı, kalbimizi, ilgi ve bilgi alanlarımızı, yakınımızı, uzağımızı, kendi sesimizi, sözümüzü, şiirimizi, müziğimizi, kendi yolumuzu, amacımızı, düşümüzü keşfediyoruz. Kendi göğümüzü, ufkumuzu; kendi toprağımızı, dağımızı, ovamızı; kendi mevsimimizi, kışımızı, baharımızı; kendi iklimimizi, rüzgârımızı yağmurumuzu yeniden keşfediyoruz. İçimizin dış uzantılarını, dışımızın iç bağlantılarını, özetle tüm dinamiklerimiz, boyutlarımız ile varlığımızı yeniden keşfediyoruz. Kendimizi keşfetmekle yenileniyor, aydınlanıyor, güçleniyoruz. Kendimizi keşfetmekle yeni ufuklar, açılar, açılımlar, imkânlar kazanıyoruz; zenginlikler kazanıyoruz. Yeni bir doğum, yeni bir yapılanma, yeni bir doğrulma, yeni bir kuruluş bu. Kendi ile olan, kendinde olan Türkiye muazzam imkân bolluğu demektir. Sınır tanımayan cesaret, engellenmez başarı, bitmeyen enerji ve heyecan demektir. Yakın dönemde sağlanan başarılar bunun kanıtı olmuştur. Görülen o ki, kendi kendini engellemediği, kendi yolunu kapatmadığı sürece, Türkiye’nin başarıları, dostları sevindirmeye, birçoklarını şaşırtmaya devam edecektir. 
 
Gümrük Birliğine girdiğimiz yıllarda, ekonomimizin Avrupa ile rekabet edemeyeceğini söyleyenlerin müthiş yanılgıları, bu konuda ilginç bir örnektir. Yanıldılar, çünkü onlar rekabet gücü çılgınlık düzeyinde çok yüksek Türk insanının, eşit olmayan şartlarda bile neler başaracağını tahmin edememişlerdi. Bugün için Türkiye, Avrupa da dâhil dünyanın birçok yerine teknoloji ihraç eden ülke konumuna yükselmiştir. Neredeyse her Avrupalının evinde Türk malı bir beyaz eşya veya elektronik aygıt bulunmaktadır. Önümüzdeki on yılda göstergeler, ülkemiz ve insanımız lehine daha fazla değişecektir.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 591
Bu Ay : 16021
Toplam : 25279

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom