Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK

 GEÇMİŞİN ATEŞİNİ YAKMAK

Roger Garaudy şöyle der: “Ataların ocağına sadık kalmak, asla onların küllerini korumak değildir ama ateşini yakmaktır.” Bu ateş bir özgüven, bir fedakârlık, bir adanmışlık, bir hizmet, bir üretkenlik, bir sağlam duruş, bir kardeşi önemseme, birlikte var olma ve aydınlatma ateşidir.

Hani nerede ateşiniz dediklerinde, çevremize bakıp, “bizim geçmişimiz yok, “huday-ı nabit” olarak aniden çıktık” der gibi davranıyorsak, geçmişin o ateşini yakmıyoruz demektir. Geçmişin o ateşini yakmayınca, bizde süreklilik ruhu oluşmamış demektir. Süreklilik ruhu oluşmayınca, birkaç seçimlik parti gibi unutulur gideriz.

“Ey ser-i divanem sen kendini akil sanırsın / tuttuğun “re’yi nü” seni vara götürmez” derse bir ses durup düşünmek gerek.

Mırıldanırız, kendimiz duyacak şekilde; geçmişin o ruhu nerede, imkân çok ama ruh yok! Demek ki bir terslik var, geçmişin küllerini bir fanusun içinde saklıyoruz, ateşini yakmayı unutmuşuz veya söndürmüşüz. Demek ki fanusu eline alıp yol aramak isteyen bizler külleri muhafazayı geçmiş sanıyoruz. O küller hizmet ve fedakârlık külleridir. Kendinden bir şeyleri eriten insanların külleridir. Yeni nesle düşen, o külleri muhafaza değil, o küllere yenilerini eklemektir. Bunu yapmak için de sözlerin ötesinde bir söz, kelimelerin ötesinde bir yazı lazım. Hayatıyla yüreklere işleyen insanlar lazım. Hayatıyla yüreklere işleyecek insanlar yoksa vakit oyalanma vaktidir. Vakit nimet vakitlerinin, ömrü az, uçuşan kelebekler vaktidir. Kelebeklerle alınacak yol ne kadar uzun olabilir ki…

İmtihanın çetin geçtiği günlerdi, sohbet için davet edilmiştim. Güzel bir dostluk muhabbeti oldu. Sözün yerini bulduğu bir gece yaşandı. O vaktin sonlarına doğru, ev sahibi arkadaş içini döktü: “Eskiden dolaplarımız boş, hanelerimiz dolu ve yüreklerimiz şendi. Şimdi dolaplarımız dolu, hanelerimiz boş ve yüreklerimiz harap” deyiverdi. Vuruldum bu söze. Demek ki, o ruh ulaşılan imkânlarla alakalı değil, imkânları nasıl edindiğimiz, ne amaçla kullandığımız veya imkânları kullanan bir kul ile imkânların rabbi olma anlayışı arasında gidip gelen bir başkalaşma meselesi var. Başkalaşan insanın genetiği bozulmuş imkânlarıyla o eski ruhu yakalamak zor, yeniden genetiği bozulmamış imkânlar mücadelesine girişmek lazım.

Geçmişin ateşini yakınca, birbirini önemseyen insanların varlığı ortaya çıkar. Geçmişin ateşini yakınca birlikteliğe duyulan ihtiyaç varlığını gösterir. Geçmişin ateşini yakınca “kim var dendiğinde, ben varım” diyen insanların ruhu dirilir. Geçmişin ateşini yakınca işin havasında olanlar değil davasında olanların yüreklerindeki sevecenlik, asillik ve aslilik yola düşer. Geçmişin küllerini muhafaza edip ateşini söndürünce, ortaya çıkanı tüketme hali yaşanır ve bu da biriken sermayeyi tüketmektir. Tükettiğimiz sermayenin yerine koyduğumuz sermayeye bakıp yakınırız.

Mevlana “ ortada ambar fareleri yoksa onca uğraşımızın semeresi nerede” diye sorar. Geçmişteki ruh yok diyorsak, göremediğimiz veya görmek istemediğimiz ambar fareleri var demektir. Bu, esintilere göre şekillenen düşünceler olabilir. Bu, kazanmanın yolları önemli değil diyerek kazanmayı önemsemek olabilir. Bu, insanı önemsememek olabilir. Bu, bir binanın tuğlaları anlamında cemaat olmak düşüncesini ertelemek olabilir. Daha fazlasını da sayabilirsiniz…

“Ey yar tut ki elimden yolu aydınlatacak meşaleyi yakalım.

Tut ki bıraktın elimi meşale yakar bizi…”

Birbirimizin elini tutamazsak, tutamıyorsak, ruh kalır mı, tuttuğumuz ateş yakar bizi, ötesi var mı… 

necip.cengil@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 911
Bu Ay : 1094
Toplam : 1094

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom