Ğıffari Türkmen

Ğıffari Türkmen

giffari-turkmen

Öğretmen Sorunu

 Öğretmen Sorunu 

Öğretmen, pedagog, mürebbi, eğitimci. Sanırım bize en uygun olanı eğitimcidir. Çünkü öğretmen denince sadece bilgileri öğreten kişi anlaşılmıyor. Yöntem gösteren, doğru- yanlış davranışı ayırt ettiren, olumsuz davranıştan uzaklaştırıp olumlu davranış geliştiren, model oluşturan kişidir. Eğitimin ilk yıllarında öğrencinin olumlu kişilik ve davranış kazanmasını sağlamak bilgi edinmesinden çok daha önemlidir ve bu eğitim boyumca yoğunluğu azalarak devam eder. Öğretmen öğrencinin kimliğine ilgi- alakayı, medeni cesareti, dürüstlüğü, paylaşmayı, bencil olmamayı, merakı, saygıyı, sevgiyi, öğrenme aşkını, doğruya ulaşma gayretini, ahlakı, … işler. 

Öğretmen, öğretim ve eğitim misyonunu birlikte yürütür. Bunun tek boyuta düşmesi öğretmen kimliğini bozar. Bu gün üniversite ve dersaneler öğretim işlevi görür. Eğitim boyutu zayıf bir sistemin ürünü olan toplum kendi bedenini kemiren bir canlıya dönüşür. 

Öğrencinin doğrudan eğitim aldığı kişi milli eğitimin bürokrasisi değil işin sahasında olan öğretmendir. Sahadaki öğretmenin yeterliliği nasıldır? 

Bu gün öğretmenler kendi alanlarında en az dört yıllık fakülte mezunudurlar. Bu, kendilerini iyi yetiştirmeleri için yeterli bir öğretimdir. Fakat öğretmenlik işin sahasında öğrenilir. Bu gün bilgi olarak kendilerini yetiştirmeyip yetersiz kalan öğretmenler vardır. Fakat bu hem ciddi bir sorun oluşturacak yoğunlukta değildir hem de okul idaresi, veli ve milli eğitim müdahale etmektedir. Eğitim sistemi şu haliyle bile öğretmeni, bilgi yetersizliğini gidermeye zorlamaktadır. Genel olarak öğretmenin alan bilgisi daha iyi bir duruma gelmiştir. 

Davranış sorunu olan öğretmenler de vardır. Çeşitli mazeretler öne sürerek okulu savsamak, sevk alıp okula gitmemek, ek gelir beklentisi ile ahlaki olmayan tutumlar sergilemek, maaşının azlığını bahane ederek işine gerekli önemi vermemek, öğretmenliğe yeterli gücü kalmayacak kadar yaşlandığı halde maaşının azalmaması için emekli olmamak gibi davranışlar sayılabilir. Fakat bunların yoğunluğu önemli bir boyutta değildir. Öne çıkarılacak kadar ciddi boyutta değildir. Hem öğrenci velileri hem de milli eğitim bunların farkına varıyor ve yasalar çerçevesinde müdahalelerde bulunuyor. Diğer kamu sektörlerin bu tür etik olmayan davranışları öğretmen camiasından çok daha fazladır. Doktorların bir haraç olarak bıçak atındaki hasta sahibinden aldıkları parayı yasalarla engellemek ne kadar zor oldu. Çoğu kamu sektöründeki rüşvet bataklığının vardığı boyutu ‘rüşvetin belgesi olur mu?’ cümlesi çok iyi göstermektedir. 

Öğretmen camiasının ahlaki konulardaki bu göreli artı durumunun güçlü sebebinin öğretmenlerin kişiliklerinden veya yetiştikleri ortamdan kaynaklandığını düşünmüyorum. Asıl sebep öğretmenin muhatap olduğu kitledir. O çocukların masumluğudur. Ne kadar yaramaz, ne kadar hırçın, ne kadar agresif, ne kadar düzenbaz ve ele avuca sığmaz olursa olsun bakışlarının arkasındaki o masumiyettir. Bütün yaramaz davranışlarına rağmen son davranış gelip öğretmenine sığınmasıdır. Bu masumiyetin muhatabı olmak öğretmen için büyük bir terbiyedir. Birde üstüne öğrencinin öğretmenden beklentileri eklenince asıl bu öğretmeni terbiye eder, bu kişiyi öğretmen yapar, bu kişiye bütün zorluklarına rağmen öğretmenlikte bulabileceği o hazzı tattırır. Bu diyalogun kesintiye uğramaması lazımdır, kimsenin ama hiç bir kimsenin araya girmemesi lazımdır. 

Bildiğim bir olay: Bir öğretmenin velisi gelir ve çocuğunun son sınav notunun düşük olduğunu söyler. Öğretmen de velisine evet doğrudur der. Veli bunun bir yolunun bulunup düzeltilmesini rica eder. Öğretmen der ki: ‘Ben öğrencimi çok seviyorum, lütfen araya girme.’ 

Öğretmen kendisi ile barışık bir milli eğitim bakanı hâla bulamadı. Biri geldi ‘öğretmen şöyle arabaya biniyor’ dedi. Diğeri geldi ‘öğretmen bir iş yapmıyor, öğretmen tatil yapıyor’ dedi. Ardından öğretmenler gününde sıkılmadan öğretmen hikâyeleri okuyup, methiyeler dizdiler. Bir kişi nasıl bu kadar zıt iki kişilik sergileyebiliyor? Bu kadar rahat timsah gözyaşı dökebiliyor? 

Günde dört-beş saat derse giren bir öğretmen masa başında iyi çalışan diğer memurlardan daha fazla iş yapıyor ve daha fazla yoruluyor. Milli eğitimde öğretmenliğin dışındaki üst kadrolarda bulunanların çoğu, öğretmenlik kendilerine zor geldiği için, üstesinden gelemedikleri için bu kadrolara geçmişlerdir. Hem rahat etmişler hem de ödülleri arttırılmıştır. Bu işe karşılık öğretmenin aldığı maaş düşük memur maaşıdır. Bu gün 6 yıllık ve yüksek lisansını tamamlamış bir öğretmenin maaşı 1.660 TL dir. Fazla ders bulan öğretmenler yaklaşık 50 ila 450 TL arası ders ücreti alabilmektedir. Hatta bazı meslek ve yatılı okullardaki idareciler 1200–1300 TL’ye kadar ders ücreti alabilirler. Sınıf öğretmenleri ders ücretini tam almaktadırlar. Ders ücreti sistemindeki çarpıklık yüzünden bazı branş öğretmenleri ya ders ücreti alamamakta yada çok az almaktadır. Öğretmen maaşından bahseden yetkililer bu çarpık ders ücreti sisteminin en yüksek rakamlarını referans göstererek konuşurlar. Hâlbuki bu kadarını çok az kişi alabilmektedir. Kapitalist bir sistemde bir işe verdiğin değer o işe biçtiğin fiyatla doğru orantılıdır, alternatifinin olmasıyla da ters orantılıdır. Fedakârlıktan bahsedip kimseyi kandırmaya çalışmanın anlamı yoktur. Emekli olmuş milletvekillerinin gelecek misafirlerini hesaplayıp öğretmen maaşının bir iki katı ek zam vereceksin, diğer memurun bakmakla yükümlü olduğu kişi için 15–20 TL ücret vereceksin. Öğretmenin ne misafiri olur ne de toplumsal statüsü. 

Milli eğitim öğretmenin öğretmenliğini zayıflatmış ve kişiliğini yıpratmıştır. En son alo 147 ile öğretmeni ihbar yolu gösterilmiş ve öğretmenin her an zarar verebilecek biri olduğu imajı verilmiştir. Öğretmen seviye belirleme sınavı yapacağız demekle öğretmenin kişiliği zedeleniyor. Az sayıda da olsa bilgi olarak yetersiz olan öğretmeni eğitim sistemi, sınıf ortamı, okul ortamı bunu gidermeye zorlamaktadır. Bu sorunun bu yollarla ve mili eğitimin öğretmene sunacağı eğitim materyalleri ile çözüleceğini düşünüyorum. Aksi halde az sayıdaki öğretmende bulunan bu eksiklik ile bütün bir öğretmen camiasını töhmet altında bırakırsınız. Daha da kötüsü; bu eğitim sistemi öğrenciyi ders çalışmaya zorlamıyor. Ders çalışmayan öğrencinin öğrenmemesinin sorumlusunun öğretmen olduğunu kamuoyuna söylemiş olursunuz. Zaten veliler de artık bütün kusurun öğretmende olduğuna inananmış durumda. Yapılacak bütün sınavlarda öğretmen yüzde yüz başarılı da olsa bu şekilde çalışmayan öğrencilerimiz yine aynı şekilde başarısız olmaya devam edecektir. Okullarda öğrencinin olumsuz davranışları karşısında öğretmenin müdahalede bulunma şansı elinden alınmıştır. Öğrenciye şiddetin uygulanmasının önüne geçme niyeti ile yapılan düzenlemeler öğrenci davranışını kontrol etmeyi, yönlendirmeyi çok zorlaştırmıştır. Özellikle orta öğretimde öğrencinin çokça sorumsuz, başıboş ve saygısız davranmasına, derslerin verimli işlenmesine engel olmasına olanak sağlamıştır. Bir kısım ailelerin tutumu da bu konuda öğrencinin yanlış davranışını düzeltmeye yönelik olmuyor. Bu konuda okul idaresine ve öğretmene yardımcı olmaya yönelik değil, tersine öğretmene karşı olmaya yöneliktir, öğretmeni suçlamaya yöneliktir. Öğrencinin davranışını düzeltmesi için uğraşan öğretmen bu konuda suçlanırsa ne yapabilir? Aslında bir öğrenci için olabilecek en büyük ceza olan ilgilenmemeye, ne hali varsa görsün demeye yönelmez mi? 

Şiddet olmamalıdır ama şiddeti engellemek için gelinen durumda öğrenci için bu kadar sorumsuzluk, bu kadar başıboşluk olmamalıydı. Bir öğrenci için yapılan bunca masraf, verimliliği düşürme pahasına da olsa onu okulda tutmaya kurban edilmemelidir. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 4
Bu Ay : 3145
Toplam : 3145

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom