Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

İNSAN TORNAYA GELMEZ

 İNSAN TORNAYA GELMEZ 

Tornada iş yapanlar bilir, kalem yontmaya ayarlıdır. Bir malzemeyi alırsınız, kafanızdaki şekli verirsiniz. Hele tek işe ayarlanmışsa, birbirinin aynı milyonlarca iş çıkarırsınız.

Halkın inançlarıyla beslediği savaşı çalarak ülkeye bağdaş kuranlar, ülkeyi yıllarca bir torna tezgâhı işletmesine çevirmek istediler. Unuttukları bir şey vardı; malzeme insandı, insan demek akıl demekti ve akıl yaratıcının kendisine verdiği kodlarla çalışıyordu. Bu nedenle “on yılda on milyon insan yaratmak oyunu” tutmadı. Dünyanın hiçbir yerinde tutmadı. İnançlar akıl tezgâhında dokunarak geliştiği için tutturamadılar. “Köşeli veya yusyuvarlak kullar” yetiştirmek isteyen hiç kimse başarılı olamadı. Bundan sonra da kimse bunu başaramayacak. İnsan ölecek belki, belki ötekine küsüp kenara çekilecek ki; bunu tavsiye etmem, doğru için verilen başlar milyonlara ilham olur. Tavsiye edeceğim şey, bir ahlak abidesi kıvamında, ahenkli ve Allah’ın onaylayacağı bir üslupla aydınlanma görevini sürdürmektir.

Said-i Nursi’ler, Süleyman Hilmi’ler, Mehmet Akif’ler, Hasan el-Benna’lar, Seyyid kutub’lar, Necip Fazıl’lar, Cemil Meriç’ler, Nurettin Topçu’lar, Ali Şeriati’ler olmasaydı eğer, tornalanmış nesiller diye bir şey gerçekten kök salardı.

Ali Şeriati İran Şia’sına karşı “tornalanmış zihinlere itirazı” dile getirdi. Gidin bakın, dünyada sevildiği kadar İran’da sevilmez.

Said-i Nursi tornalanmış ve sisteme entegre edilmek istenen bir nesil talebine ciddi bir itiraz sundu, Süleyman Hilmi efendi öyle… Hasan el- Benna, Seyyid Kutub öyle…

Tabi tehlike bu insanların mirası üzerinde de devam eder; o insanların fikirlerini kalıplayan tornacılar çıkabilir. O insanların diri fikirlerini torna tezgâhına dönüştürüp kalıpçılık yapmak isteyenler olur. “Tornacılar” uyanık davranır, eritemedikleri fikirlerden yeni tornalar geliştirirler. Oysa onların söyledikleri artık o diri ve mücadeleci insanların söyledikleri değildir.

Ülkemiz açısından iktidarlara aşırı sevda besleyen kesimler, dönemsel olarak kendi torna tezgâhlarını geliştirmek istemişlerdir. İktidarları uyanık zihinle, üretken beyinlerle, enerjik bir inançla beslemek yerine “iktidardan beslenmek” üzerine kafa yoranlar ayrı tornalar geliştirmeye heveslenir. Kendi tornalarına girmek istemeyenleri, ellerinden gelse aç ve açıkta bırakmak isterler. Bilmezler ki rızık Allah’tandır, onların eline verileni bile her an rızık olmaktan çıkarabilir ve kendilerini rezil edecek bir kaynağa dönüştürebilir.

Farklı inanç gruplarının oyunlarındaki benzeşmeler de dikkate değerdir; kavga eden gölgeleri aynı zamanda bir de “kendi torna tezgâhlarını” gizler. Her biri yalnızca vuruşacak, asla düşünmeyecek, “işletilmesi yasak bir beyin itaatine” sokabilecekleri gölgeler yetiştirmek ister. Oysa insanın itaati bile akılla beslenir, imanla enerji alır. Akıl sahibi olmayanın itaati yoktur, imanı gölgelenmiş insanın itaati bir mizansendir. Bize düşen itaatin sınırlarını bilen insanlar yetiştirmektir. Bize düşen saygı ve sevgi sınırında neyi ölçü alacağını bilen insanlar yetiştirmektir. Bize düşen “ne diyorsam kabul et” değil, “söylediğimi dinle, anla, düşün; ben de seni dinleyeyim, anlayayım, söylediklerini düşüneyim, yanlışı birlikte bulalım, doğruda birlikte dik duralım” demektir. Bize düşen “itiraz bir meslek olmasın, ağzından çıkan her kelimeyi doğru sanma, tartarak söyle, olur ki kırarsın, olur ki saygı ve sevgi sınırını ihlal edersin” hassasiyetini öğretmektir.

Fikri sabitlik karşılıklıdır. Fikri sabitlikte bir tür insanı veya kişinin kendisini tornada tek tipe yönelik biçimlemesidir. Kendi ölçüsünü kendisinin tayin etmesidir. Arınmak, düşünmek bir yardımlaşmayla kıvamına erişir.

Allah ve resulü insanı “akletmeye” davet eder. Arınmaya davet eder. Düşünmeye ve zikre davet eder. Namaza davet eder. Dini samimiyet diye tarif eder. Fuhuştan, iftiradan, yalandan, kötülükten, kardeşe komplo kurmaktan uzak olmaya davet eder. Birbirini dışlayan Müslümanların amellerinin değerlendirme dışı kalacağını öğretir. Amellerin niyet çarpanıyla değer bulacağını duyurur. Kötü niyet sıfırdır, hangi sayının önüne veya arkasına çarpan olarak gelirse sıfırlar.

Torna tezgâhından insan çıkmaz… Tornada metal işlenir, ağaç ve türevleri işlenir, plastik işlenir, hatta taş işlenir ama insan işlenmez. İnsanın türevi de yoktur. İnsanlığın türevleri vardır, her türev insanlıktan bir şeyler alır götürür, sonuçta kimseye faydası olmayan bir “şey” kalır. Bize türevi alına alına aşınmış bir insanlık lazım değil…

Okuduğum lisede tornada çalıştım, metal ve ahşaba şekil verdim ama MTTB yıllarından itibaren okuduğum “insanlık okulundan” öğrendiğim, insanın tornalanamayacağıdır.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 200
Bu Ay : 6101
Toplam : 6101

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom