Alıntı Yazılar

Alıntı Yazılar

alinti-yazilar

PKK'nın iki yüzü!

 Abdülhamit Bilici 

PKK'nın iki yüzü!

Bir avcı kuşları kolayca yakalamak için kendini ağaç dalları ve yapraklarla gizleyip çayırlığa oturdu.

Önüne tuzak kurup üzerine de bir avuç buğday attı. Hareketsiz beklerken karnı iyice acıkmış bir kuş gelip yakınına kondu. Onu sessiz sedasız oturur görünce, "Ne yapıyorsun burada?" diye sordu. Avcı cevap verdi: "Dünyadan elini eteğini çekmiş bir zahidim ben! Kimsenin işine karışmaz, kendi halimde yaşarım." Kuş, "Buğdaylardan biraz yiyebilir miyim?" diye sorunca Avcı, "Bilmem ki bir yetimin emaneti bana. Ama çok acıktıysan gel ye!" dedi.

Kuş, avcının gizli niyetlerinden habersiz, onu iyi yürekli, dünya işlerinden uzaklaşmış zahid sanıp buğdaya saldırınca, avcının eline düştü. Aldatıldığını anladığında iş işten geçmiş, feryada başlamıştı. Avcı şöyle dedi: Görünüşe ve söylenen her söze inanırsan sonun böyle olur işte. Tuzağa yakalandıktan sonra feryadın ne faydası var? Uygunsuz hırs ve hevesler canların düşmanıdır.

Avcı, tam avını alıp başka tuzak için yürüyecekken minik kuş birden konuşmaya başladı:

- Ben minik bir kuşum. Etim, dişinin kovuğunu doldurmaz. Serbest bırakırsan işine yarayacak 3 öğüt veririm. Dinle birinci öğüdüm: "Olmayacak bir söz duyarsan, asla inanma!"

Avcı şaşırmıştı. İkinci öğüdü isteyince kuş: "Beni bırak, öğüdü şu damın üstünde vereceğim" dedi. Avcı, kuşu bıraktı. Bir anda dama konan kuş:

- Geçip gitmiş şeyler için asla üzülme. Olan olmuş, biten bitmiştir. Bak, karnımda on dirhem ağırlığında kıymetli bir inci vardı. Ne yazık elinden kaçırdın.

Avcı şaşırmış ve onu serbest bıraktığına bin pişman olmuştu. Saçını başını yolmaya başlayınca kuş:

- Niçin dövünüyorsun? Ben sana olmayacak söze asla inanma dememiş miydim? Sen karnımda inci olduğunu duyunca öğüdü hemen unuttun. Kendisi üç dirhem gelmeyen kuşun karnında on dirhem inci olur mu? Üstelik ikinci öğüdümü de unutmuş gibisin. Hani elden kaçırdığın şeye üzülmeyecektin!

Avcı, utanmış başını yere eğmişti. "Üçüncü öğüdünü ver" bari diye inledi.

Küçük kuş damdan kalkıp gökyüzüne süzülürken şöyle bağırdı: Be hey sersem, sen verdiğim iki öğüdü tuttun mu ki, üçüncüsünü istiyorsun?

Ruhları şâd olsun, Mevlânâ ve emsali büyüklerin verdiği, zamanın kıymetini düşürmediği bu ölçüler, kişisel hayatımızı düzene koymada yardımcı olacağı gibi etrafımızdaki hadiseleri anlamada da rehber niteliğinde. Yok mu etrafımızda, zahid görüntülü açgöz avcılar. Ya da özgürlük mücadelesi yapıyorum deyip kanla beslenen ve faşizme rahmet okutanlar. Veya duyduğu her parlak sözü, çıkan ağza bakmadan cevher sanıp yapışan; ya da sevenlerinin samimi ikazına rağmen tuzağa doğru koşan...

Şahsınız veya etraftaki hadiselerle ilgili analizinizi siz yaparsınız. Bunca olay içinden akıl ve hafsalanın almadığı bir söylem/eylem tenakuzuna dikkat çekeceğim. Malum PKK ve onun Kandil'deki temsilcileri, söylem düzeyinde Kürtlerin özgürlüğü için savaş verdiğini iddia eder. Birçok Kürt kökenli vatandaşımız da bu söylemin cazibesine kapılarak örgüte sempati duyuyor; destek veriyor. Ama ne ilginç ki; ne zaman bu ülkede özgürlükler yönünde bir adım atılsa onu sabote etmeye kalkar. Bu yönde inisiyatif alanı düşman beller. Kürtçe yasağı ve Diyarbakır işkencehanesi ile Kürt sorununu bu hale getiren 12 Eylül ile hesaplaşma için referandum olur, hayır cephesinde yer alırlar. Cuntacılıkla ilk kez yüzleşme fırsatı olan Ergenekon davasına destek bir yana, Silivri'nin hesabına eylemlere seve seve koşarlar. Fail-i meçhuller dramı için dava açılır. Islık çalarak dolaşmakla da yetinmez, bu cesur adımları atan siyasetçiye, polise, savcıya, askere pusu kurarlar.

Aynı çizginin sözde özgürlükçü, eylemde anti-demokratik bu tutumu sadece içeride değil, dışarıda da geçerlidir. Bölgede Kürtlerin basit kimlik kartı bile olmadan en ağır şartlarda yaşadığı Suriye'de, halk bir süredir Baas rejimine karşı özgürlük için ayaklanmış durumda. Bu ülkedeki 12 farklı Kürt partisi de muhalefetin içinde. Ama her yerden Kandil'in Baas'la saf tuttuğu haberleri geliyor. KCK lideri Karayılan, "Suriye'ye müdahale ederse bölge kan gölüne döner." diyerek Türkiye'yi tehdit ediyor. Baas rejiminden elde edilen ve El Cezire'de yayınlanan "Baas partisi merkez komitesi kriz yönetimi hücresi" isimli birimin hazırladığı direnişle mücadele planının 12. maddesinde aynen şöyle yazıyor: "Kürt bölgelerinin gözetim altında tutulması, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile gizli bir şekilde protestoları ve protestocuları bastırmak için koordinasyon sağlanması."

Bu öyle bir tutum ki sadece Suriye'de özgürlük isteyen Kürtlerin tavrına ters değil, Türkiye toplumunu da geçtik, bu ülkedeki BDP tabanının Suriye'ye bakışına bile aykırı. Zira MetroPoll'ün son anketine göre "Suriye'ye Türkiye'nin tek başına askerî müdahalede bulunmasını destekler misiniz?" sorusuna en yüksek destek yüzde 31,6 ile BDP tabanından geliyor. BDP'yi bile temsil etmeyen PKK/KCK/Kandil bu çizgisiyle kimi temsil ediyor? Kim avcı, kim kuş? Anlayan izah etsin lütfen.

ZAMAN

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 678
Bu Ay : 17585
Toplam : 26843

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom