Prof. Dr.  Mehmet Kubat

Prof. Dr. Mehmet Kubat

mehmetkubat@gmail.com

KUTLU ELÇİYİ ANARKEN (I)

KUTLU ELÇİYİ ANARKEN (I)

İnsanlığın onuru, beşeriyetin aydınlık yüzü, Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) 571 Rebîulevvel ayının on ikinci gecesi (Nisan ayının yirmisi) nde dünyayı şereflendirdi. Bu yıl geçtiğimiz 3 Şubat Cuma gününü 4 Şubat Cumartesi’ye bağlayan gece Hz. Peygamber (s.a.v.)’in doğum yıldönümünü (Mevlîd-i Nebî) idrak ettik. Bu gece, daha önceki yıllarda olduğu gibi, bu yıl da, ülkemiz dahil, İslâm dünyasının birçok yerinde Rasûlullah (s.a.v.)’ın doğum yıldönümü münasebetiyle yine “beşer peygamber”in şanına yakışmayan nitelemelerle dolu gazeller ve mâniler söylendi, şiirler ve mevlitler okundu. Efendimiz (s.a.v.) çok aşırı, oldukça mübalağalı övgülerle yüceltilmeye, âdeta örnek alınamayacak nitelemelerle ve tanrısal bir takım sıfatlarla anılmaya çalışıldı. Kısacası Müslümanlar, bu gecede Yüce Allah’ın Kutlu Elçisi (s.a.v.)’ni beşer üstü gösterme konusunda âdeta birbirleriyle yarıştılar.

Üzerinde hassasiyetle durulması gereken husus, Müslümanların Hz. Ebû Bekir (r.a.)’in, “Her kim Muhammed’e tapıyorsa bilsin ki Muhammed ölmüştür ve her kim de Allah’a tapıyorsa bilsin ki O diri ve ölmez.” uyarısını unutmuşçasına davranmaları, bu bağlamda Hz. Muhammed (s.a.v.)’in sırf şahsiyeti, hatta şemâili üzerinde yoğunlaşmaları, onu yüceltme konusunda İslâm öğretisiyle çelişen yanlışlara düşmeleridir. Burada insanı hayrete düşüren asıl vahim husus, Müslümanların bu tür bid’at ve hurafelere dalmakla, Müslüman sayılmanın asgari şartı sayılan Kelime-i Tevhid’in ikinci yarısı olan “Muhammedun Resûlullah: Muhammed Allah’ın elçisidir” cümlesinin kendilerine yüklediği sorumluluğu hakkıyla ifa ettikleri zehabına kapılmalarıdır!..

Ben de bu vesileyle bir kaç yazıda Kur’an’ın çizdiği “Beşer Muhammed” portresi ışığında doğru, sahîh bir peygamber tasavvurunun nasıl olması gerektiğine dair bazı mülahazalarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her şeyden önce şu gerçeğin ayırdına varmalıyız: Menkıbe türü çoğunlukla güvenilir olmayan kaynaklarda Hz. Peygamber (s.a.v.)’e dair zikredilen rivayetler yanlışlarla doludur ve bu tür aktarımlar Kur’an ve Sahîh Sünnet ışığında doğrulanmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle halk arasında oldukça yaygın olan ve Hz. Peygamber (s.a.v.)’i âdeta beşer olmaktan çıkararak insanüstü gösteren hususlar oldukça mahzurludur.

Söz gelimi Hz. Muhammed’in şahsına dair “kutsî hadis” olarak aktarılan “Sen olmasaydın, felekleri (kâinatı/âlemi) yaratmazdım” (el-Aclunî, Keşfu’l-Hafâ, II/164; Hâkim, el-Müstedrek, II: 615; Krş. Hâkim, el-Müstedrek, II/671-672, H. No: 4227-4228) rivayeti ile“Âdem, su ile çamur arasındayken ben peygamberdim” (el-Aclunî, Keşfu’l-Hafâ, II/129) mealindeki rivayet İslâm âlimleri tarafından zayıf, hatta mevzû (uydurma) kabul edilmiştir. Ne var ki sahîh olmayan bu uydurma rivayetlerden hareketle “Bu âlem yaratılmadan önce, yani Allah’tan başka hiçbir şey yokken, her şey yokluk karanlığında iken, Cenâb-ı hakk lütuf ve ihsanıyla bu karanlığa son vermiş ve bütün varlıklara çekirdek olacak ilk varlık “Nur-u Muhammedî”yi yaratmış, böylece ilk defa “Hakikat-i Muhammediye” var olmuş, bütün yaratıklar bu hakikatten ve onun için yaratılmıştır. Âlemin var olma sebebi, maddesi ve gayesi bu hakikattir. Kâdir-i Zülcelâl, onun gelişini takdir etmemiş olsaydı, kâinat da, insan da olmayacaktı. Dolayısıyla imtihan dünyasının kapısı da açılmayacaktı” cümleleriyle özetleyebileceğimiz İslâm’ın özüne taban tabana zıt, Tevhid anlayışıyla bağdaşmayan, şirke bulanmış, neidüğü belirsiz, sakat bir peygamber tasavvuruna ulaşılmıştır.

Oysa Kur’an nazarında Hz. Muhammed (s.a.v.), tıpkı diğer insanlar gibi bir beşerdir. “De ki: Ben tıpkı sizin gibi bir beşerim”(Kehf, 110) âyeti, Rasûlullah’ın, tıpkı diğer insanlar gibi bir insan olduğunu ve tanrılık vasıflarının bulunmadığını belirler. Örnek alınabilmesi, peşinden gidilebilmesi ve taklit edilebilmesi için Hz. Peygamber (s.a.v.)’in bir beşer olması gerekliydi, bu yüzden o, gerek dış görünüşüyle gerekse de ahlâkıyla her insanda bulunan özelliklere en üst düzeyde sahipti. Bu bakımdan Hz. Muhammed (s.a.s.)’e insanüstü birtakım özellikler vermek ve yaşamına insanüstü olaylar atfetmek son derece yanlıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında aktarılan gerçek dışı hususlardan birisi de, onun, doğumundan itibaren Peygamber olacağının bilincindeymiş gibi davrandığı ve bu nedenle de bütün hayatının vahiyle yönlendirildiği şeklinde takdim edilmesidir. Oysa Nebî (s.a.v.)’nin, peygamberlikten önce vahiy konusunda hiçbir bilgisi yoktu ve o kesinlikle peygamber olacağını da bilmiyordu. Kur’an’ın ifadesiyle o, kitap ve imanın ne olduğundan habersizdi: “Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin”(Şûrâ, 42/52). Hatta kendisine ilk vahiy geldiğinde dahi, bunun Allah’tan gelen vahiy ve Elçilik vazifesi olup olmadığına dair ciddi kuşkular taşıyordu. Eşine durumu anlatması üzerine Hz. Hatice (r.a.)’nin olayın mahiyetini öğrenmek için kendisini Hanîf dinine mensup amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’e götürmesi, Rasûlullah’ın vahiy ve peygamberlik konusunda kuşkular taşıdığının açık ispatıdır.

Hz. Muhammed (s.a.v.) hakkında aktarılan gerçek dışı hususlardan bir diğeri de, onun doğumu esnasında meydana geldiği iddia edilen olağanüstü hâdiselerdir: İddiaya göre Peygamberimiz (s.a.v.) doğduğu gece Kisrâ’nın sarayından on dört şerefe birden yıkılmıştır. İranlı Mecûsîler (ateşperestler)in bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşleri Peygamberimiz (s.a.v.)’in doğduğu gece sönüvermiştir. Yine bu gece Kâbe’de bulunan putlar yüzüstü yere yıkılmış, Sava Gölü kurumuş ve Semave Deresi taşmıştır.

Oysa bu ve benzeri haberler, genellikle uydurma rivayetlere dayanmaktadır. En azından zanna dayanan bu haberler üzerine bir akîde inşa etmek doğru değildir. Bu nedenle bu rivayetlere inanmamak veya bu tür aktarımları kabul etmemek, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in kadr-u kıymetinden hiçbir şey eksiltmez. Bu olayların hiçbiri olmasaydı bile yine de Hz. Muhammed (s.a.v.) yüceltilmeye ve saygıya lâyık olurdu, ayrıca onun yolundan gitmek, izini takip etmek ve getirdiği şeylerin hepsine inanmak da vâcip olurdu.

Bu konuya devam edeceğiz.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 128
Bu Ay : 15558
Toplam : 24816

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom