Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Siyah beyaz rüyalar

 Siyah beyaz rüyalar

Değerlerimizi köklerimizden koparan ve bizi renkli düşlere sürükleyen hayaller değildir. Kimliğimizi inşa eden dini ve milli duyguların ötesinde tutkularımızla bedenimizin birleştiği zamana tekabül eden gerçeklerdir. Toplum oluşurken temel uyarı toplumu korumak üzerine kurulur. Toplumun en küçük birimi olan aileden başlayan kabile yaşamıyla şekillenen ve devlet yapısına kadar uzanan bir süreçtir. Her kural ve yasa insani değerleri inşa etmek için planlanır ve amaçlanır. Ancak bu değerleri yok eden bir yapıya dönüşür. İnsani değerleri inşa ederken kaynak alınan düşünce ve duygular insan vicdanına dayalıdır. Bu gün bu kuralları uygulayanlar bu köklere ihanet etmek üzere yetiştiriliyor. Bu yasaların uygulayıcıları toplumun tabanına yakın bir süreçten doğmuşsa insani değerlere yakınlığı artar. Bu; mevcut toplumun güç odaklarına yaklaştıkça insani değerlerden uzaklaşır. Aslında kurgulanan yasalar gelenekler ya da benzer toplumsal uygulamalar insanı kendi fıtratından uzaklaştırır. Modern dünyayı inşa eden milletler; toplumları evrensel değerlerden uzaklaştırmaya devam etmektedir. Bu gün ülkemiz değişen dünyaya paralel olarak benzer yapılar inşa edilmiştir. İnsan için ama insani değerleri yok eden kurallar kurgusudur. Emperyalist dünya devletleri sömürge güçlerini artırmak için insan haklarını en fazla ihlal eden yapılar durumuna gelmiştir. Devletleri yönetme iddiasıyla ortaya çıkan siyasi partiler birer çıkar şebekesine dönüşmüştür. Devletleri korumak adına kurulan güvenlik birimleri mevcut insani değerleri korumanın çok uzağında yer almıştır. Bir takım güç odakları adına kurgulanan yapılara hizmet eder durumuna gelmiştir. Devletlere karşı kurulan siyasi ve devlet karşıtı örgütlemeleri yine devletlerin içindeki derin olduğu söylenen birimlerle ilişkileri çoğu zaman ortaya çıkmaktadır. Bütün bu gölge oyunları toplumun gözü önünde zekâlarımızı küçümsercesine senaryonun bitimine doğru ortaya çıkmaktadır. Bu gün coğrafyamızda gelişen olaylar bu pencereden gözlenmelidir. Modern insanlık rüyası sayılan kapitalizm ve demokrasi oyunu devam etmektedir. Bu ülkemizin içinde bulunduğu siyasi koşullarla uyumludur. Bu gibi ülkelerin asi vatandaşı olmak insanı mutlu eder mi? biz baskılanmış ruhumuzun üstünde kapitalizmin süvarileri geziyor.  Demokrasi denilen modern saltanat kurgularıyla tutkularımız ve aşklarımız çiğnemeye devam ediyorlar.      Toplumsal aldatmanın siyasi resmi sayılan partiler ve onun yerel oyuncuları mesleki ve ahlaki değerlerimizi harap ve bitap düşürmüştür. Yazılı olmayan yasalarla yönetilen bir toplumun kıstırılmış insanlarıyız. Bu gün yaşadığımız dünyayı yaşanabilir yapabilmek için ne yapmalıyız? İnsanlık adına çalışan sivil aydınların düşünceleri bu topluma hayat katan su gibidir. Bu dünyanın bağımsız çalışan aydın insanları bir savaş veriyor. Özgürlük işçileri kendi bilgi ve görgüleriyle direniş yolunda ter döküyorlar, insanlığın hayatını müreffeh seviyelere eriştirmek için kurulan ekonomik sosyal yapıların erişilmez tılsımını çözmeye çalışıyorlar. Geçmiş zamanı ve günümüzü anlamak elbette bir renkli rüyadan uyanmaktır. Medeniyetleri kuran düşünürleri anlamak belki tarihin sırlarını çözmekle mümkündür. Bu zaman diliminde toplumsal rüyaları renkli yapabilmek aşkın fotoğrafını çekecek yeni bir metodu keşfetmekle mümkün olacaktır. Tutkularımızı elimizden alan kurallar bizi bizden koparan prangalar durumuna gelmiştir. Ruh mimarimizi harap edip virane durumuna düşürenler kapitalist dünyayı kuranlar ve politikacılarıdır. Maddi ve manevi âlemimizde adı konulmamış serüvenler vardır. Bu serüvenlerin içinde cinayetlerin çözülmesi sosyal düşlerimizi kurgulayan politikacıların ve burjuva kökenli sermayedarların uykularını kâbusa çevirir. Bu günün siyasetçilerini anlamak yorgun bir günün akşamının dar vaktinde kıstırılmış kuş seslerinin yankısını dinlemeye benzer. Tarihin en sıcak gündeminde her zaman ekonomik sosyal kaygılarla donatılmış toplumsal değerlerin her an değişmesi ve yok olması korkusuyla geçmişin derin odakların sismik dalgaları oluşturulmaktadır. Bir kaçışın veya bir göçün habercisi sayılan komplo teorileriyle yönetilen bir yığın manifestonun dil sürçmeleridir. Yasaları olmayan veya olsa bile uygulanmayan bir toplumun rüyaları siyah beyaz değildir. Rüyalarını yaşamayan bir toplumun gerçekleri siyah beyaz olmaya devam edecektir.

makifsahin@hotmail.com

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 619
Bu Ay : 16699
Toplam : 25957

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom