Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

KAR

 KAR 

Bir kar yazısı yazmadan kar uçup gidecek mi? Yoksa hava tahmin raporlarının verdiklerini tam yansıtmadan, ekranlarda zomlayarak verdikleri abartılı haberler birkaç hafta daha sürecek mi?

Kar… 

Kuru soğuk havalarla aram yok ama karlı havaları severim.  

Kar yağışını seyretmek, karlı havada yürümek önemli hobilerim arasındadır…  

Mevsimin en verimli karları genelde Şubat aylarında kendini gösterir. “28 Şubat” hariç, Şubat ayını severim.

100’ü aşkın ülkede 46 dilde okunan ve 2006 Nobel Edebiyat Ödüllü romancımız Orhan Pamuk’un “Kar” adlı romanı her ne kadar Ocak ayında yayınlandıysa da, kitabın asıl reklâmı, karın en yoğun yağdığı Şubat ayında yapılmıştır. Hem de o yıllarda çok güzel kar yapmıştı memleketimizde. Lakin o gün bu gündür kar küsüp gitti sanki bu memlekette. Yani 2002’den beri ilk kez memleket ciddi bir kar yağışıyla karşılaşıyor bu yıl

Pamuk’un Kar adlı romana atıfta bulundum… 

Pamuk, her ne kadar; “kullandığım şehrin ruhu, Kars’ın havası, kenarda kalmışlığı, yoksulluğu, kar yağınca oradaki şiirsel hava, buranın dertlerini… yazdım.” derse de; Pamuk, bu eserse, kendi penceresinden 28 Şubat Sürecini yazmaya çalışmış… 

2002 yıllarında karın en çok yağdığı iyi bir zamanlamada Kar’ın piyasaya çıkartılmasıyla, her edebiyatseverler gibi ben de kitaba ilgi duymuş ve heyecanla alıp okumuştum. Bir kar romanını beklerken, okuyunca; 28 Şubat Süreciyle karşılaşınca -muhtemelen her okuyucu gibi- ben de şaşırmıştım… 

Lakin ‘bu masal’ öyle değildi… 

Öyle bir romanın yazıldığına sevindim ama projektörün yanlış yere tutulmasına üzüldüm.  

Sayın Pamuk kadar yazmada maharetli olsaydım ya da onun kadar ünlü ve okunur bir yazar olsaydım ben de bir Kar romanını yazardım. 

Ama benim Kar romanımın geçtiği yer Kars, değil Malatya olacaktı. Çünkü 28 Şubat senaryosunun en iyi oynandığı sahne Malatya’ydı…  

Offf… 

Ben bu yazıda, suya sabuna dokunmadan sadece bir kar yazısı yazacaktım, Orhan Pamuk’un Kar’ı ve 28 Şubat nerden dilime dolandı… 

Karın yağısını şöyle tabii haliyle tasvir edip bir kar güzellemesi yazısı yazacaktım… 

Trilyonlar, katrilyonlar ve kentilyonlarca yeryüzüne düşen kar taneciklerinden hiç birinin diğerine benzemediğinin hikmetini yazacaktım…  

Yağınca; dağı, taşı, ağacı bir gelin gibi süslediğini… 

Karın saflığını, temizliğini… 

Bir melek gibi beyaz kanatlarını tabiatın üstüne gerip tüm mikropları öldürdüğünü… 

Yani bilindik bir kar yazısını… 

Kar işte, bildiğimiz kar/bir kar yazısını yazacaktım… 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom