Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Kentlinin otobüse binme kuralları

 Kentlinin otobüse binme kuralları

Bu yazıyı bir arkadaşın tavsiyesi ile sipariş üzerinden yazıyorum… 

Sipariş yazılarına ben de eskilerde pek sıcak bakmaz, hatta sipariş üzeri yazıldığı için bilinmedik bir mahcubiyet duyardım. 

Ama şimdi; ‘talep var ki sipariş veriliyor’ düşüncesiyle, benden kaleme almam talep edilen bu yazıyı yazarken keyif alıyorum.  

Sipariş üzerinden kaleme aldığım bu yazıdan keyif alıyorum çünkü bu yazıyı yazmakla hem verilen siparişi yerine getirmiş oluyorum hem kamuoyunun irin toplanmış bir yarasına neşter attığımı düşünüyorum. 

Efendim, bu girizgâhtan sonra konuya girmek istiyorum… 

Benden sipariş verilen “kentlinin otobüse binme kuralları” konusuna geçmeden önce bu konuya mevzubahis olan olayın fotoğrafını göstermek/vermek istiyorum. 

Otobüs durağındayız. 

Vakit, günün erken saatleri yani insanların işe geç kalma telaşıyla otobüs beklediği bir zaman… 

Her gelen otobüse adeta bir saldırı var, itiş-kalkış var…

 İşe geç kalma telaşıyla kimin o an ne yaptığı belli değil.  Kim kimi itip kalkıyor, kim kimi kucağına almış arkadan bastırıyor ya da ayağının altında kalma tehlikesi geçiriyor bellisiz…
 

Sonra kimisi de –benim yaptığım gibi- “of be… Allah belanızı versin, aha da ben çıkıyorum, binmiyorum, işe geç kalsam da binmiyor, binmeyeceğim bu şartlarda…” diyerek öfkeyle kalabalığı yarıp itişilen kakışılan o kaos ortamdan uzaklaştığı fotoğrafa bir bakın…

 
Aynı fotoğraf karesinde bir da yaşlıları ve bayanları görün… 
Tüm olup biten bu rezalet niçin?
 
Neden?
 
Nasıl bu hale geldik?.. 

Benden bu konuyu kaleme almamı tavsiye eden arkadaşa göre, tüm bu olup bitenler otobüslere binerken, bir kentli kültürüyle değil de; bedevi kültürüyle yani köylü kültürüyle binmemizden kaynaklanıyor. 

Sizce ne olabilir?
 
Sanırım hepiniz- hepimiz aynı düşünüyoruz bu konuda… 

Peki, hepimiz ve hepiniz aynı düşünüyoruz da, otobüsler, henüz perona yanaşmadan yaşadığımız bu fotoğraftakiler ne? 

Bu fotoğrafın karesinde biz yoksak kim var?
 
Oysa büyük şehirlerde daha çok kalabalıklar var. 

Büyük şehirlilerin/kentlilerin bu konuda yoğunluğu bizimkilerden kat be kat fazla olmasına rağmen onlar bizim bindiğimiz gibi binmiyorlar otobüslere… 

Onlarda kural; herkes sırasına bekleyecektir… 

Otobüs var ya da yok; tek sıra halinde, (ya da çift sıra) ama nizami, ama hiç kimse kimseyi arkadan  itmeden, kakmadan, ayaklamadan (güçlü göçsüzü ezmeden) sırasını bekler….

 
Oysa biz de yarın-o bir gün Büyükşehir olacağız…
 
İşte tam da zamanı gelmişken… 

Gelin bu konuda hepimiz ve hepiniz aynı duyarlılığı gösterelim… 

Lütfen ama… 

Otobüslere binerken kimse kimseyi şey etmeden, yani ayakaltı etmeden; kırmızı görmüş boğa gibi otobüslere saldırmayalım… 

Otobüsler bizim/halkın otobüsleri bunlar, zarar vermeden binebilmeyi öğrenelim. 

Sonra bu halk bizim, yani biz bizeyiz, kendi kendimize zarar vermeden, birbirimizin şeyine geçmeden yani haklarına geçmeden sıramızı bekleyelim ve medeni kentlilerin yaptıkları gibi otobüslere binelim… 

Güzel Malatya’mızın ulaşım ağını, gayet başarılı götüren MOTAŞ’a da bir çift sözüm olacak…

 Sayın MOTAŞ Genel Müdürüm/Hasan abi; şoförlerine zaman zaman eğitim seminerlerini veriyorsun, iyi, hoş… N’olursun bir de aynı eğitim seminerlerden, otobüslere binmeyi bilmeyen halkımıza da veriniz…
 
Ya da başka birileri de; halka eğitimler versin. 

Eğitimsiz halktan biraz zor kentli kültürü oluşur, diye düşünüyorum da…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 129
Bu Ay : 4155
Toplam : 4155

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom