Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

EHLİ BEYT SEVGİSİ

 
Necip CENGİL

Kalbinde iman nuru hep diri kalan her insan, ehli beyt deyince, herhangi bir evin içindekileri anlamaz, onlar “Benim ehli beytim” diyen sesi arar, o ses peygamberimize aittir. Sonra O’nun okşadığı Hasan ve Hüseyin gelir akla ve sonra “bir avuç dünyacının” ahretlerini satarak yaptıkları kıyımı hatırlayıp iç çeker, gözyaşı döker. “Onları seven beni sever” diyen peygambere seslerini duyurucasına “biz onları severiz” der. Sevmeyeyse “onlar gibi yaşamak” tarifiyle yol alır. Birini sevmek onun yaşadığı hayatı, onun anlayışını sevmektir. Yoksa sadece bir çift göze, albenisi olan bir yüze vurulmak değildir.

Hüseyin gibi namaza durmak, yoldan çıkmışlara, sesini Hüseyin’ce duyurmaya çalışmak, ehli beyt sevgisini tarif eder. Yezit aramak değil, Yezitleşmemektir. Hüseyin olmanın dua, Yezit olmanın beddua aldığını bilmektir. Hüseyin olmak, Allah’a secde makamında, tıpkı peygamberin durduğu gibi durmaya çalışmaktır.

Ehli beyt hane halkıdır. Her ev içinde bir ehli beyt vardır. Her ehli beyt sevgi ister. Hiçbir ehli beyte karşı Yezitleşmemek gerekir.

Her şehir bir evdir. Oradakiler ehli beyttir. Bu beytin içindekileri sevmektir insanca olan; ayrımcılık, adaletsizlik yapmamaktır. Adaletsizlik Yezitleşmektir. Sevgisizlik, merhametsizlik Yezitleşmenin göbek bağında vardır.

Her ülke bir evdir. O evin içindekiler adalete susar, merhameti solumak ister. Ayrımsız bir ülke üzerinde durur. Ateşi ve suyu insanın hizmetine sunan bir yönetim ister. Ateşi ve suyu bir işkence aleti olarak kullanmak istemek yezitleşmektir. Merhamet penceresini kapatmak yezitleşmektir. Kardeşlik penceresini dinamitlemek yezitleşmektir. Fırat’ın suyundan Hüseyin içmesin diye Fırat’a hükmedip, Hüseyin’i susuz bırakmak nasıl yezitleşmekse, ülke zenginliklerini halkın ekseriyetinden kaçırmak, halkı çaresiz bırakmanın yollarını aramak, inancı halktan saklayıp ona hükmetmeye çalışmak, yalanla yol almaya çaba göstermek, ülke zenginliklerini bir zulüm girdabıyla tarumar etmek,  bunların hepsi de yezitleşme yoluna adım atmaktır.

Her muharrem ayında aşure pişirmek değildir Hüseyin’i anlamak, Zeynep’in feryadını anlamak göğüs dövmek değildir. Zeynep’in kabrine çaput bağlayıp yüz sürmekte değildir onu anlamak;  Zeynep olmaya çalışmaktır. Belki zalim adamın savurduğu ve sahibine cehennemi satın alan kılıca bile abdestli gitmek için son bir kez Fırat’ın suyunda abdest alabilmektir Hüseyin’İ anlamak!

Dünyanın birçok yerinde Kerbelalar kuran zalimlerden herhangi birini desteklemek değildir Kerbela’yı anlamak… Zulümle kurulan savaş meydanlarında, gaddarca ortaya konan bütün katliamlar Kerbela’nın feryat ortağıdır. Orada zulümle katledilen Hüseyin’ler vardır. Orada insanlığı iğrendiren iğrençliklere muhatap olan Zeynepler vardır. Kerbela’yı anlamak nerede zulüm varsa karşı durmak, nerede zalim varsa karşı olmak ve onu sevmemektir.

Hüseyin sonsuzluğu ifade eden inancın ferdidir, orada insanlık kuşatıcı bir merhametin esirgemesi altındadır. Adalet parsellenmez, hukuk parsellenmez, insanlık parsellenmez. Hepsi son olarak Allah’a hesap verecek yola gireceklerdir. Orada mümin vardır, mümin olmayan vardır ama hayat hepsini kuşatır, Allah’ın arzı hepsini içine alacak genişliktedir. Orada aralarında adalet sağlanır, kimseye zulmedilmez. Fakat birde “Yezitleşme parselleri” vardır. Dikkat edilecek nokta böyle parseller oluşturmamak, bu parsellere müptela olmamaktır.

Ben ülkemin hepsini bir ehli beyt anlayışlıyla gören bir yönetim isterim. Bir baba nasıl ki her çocuğunu helalle yaşatmak ister, bir ülke yönetimi de tüm fertlerini helalle yaşatmanın yollarını aramalıdır. Yıllardır süren adaletsizlikleri yok etmelidir.

İyi yönetim Kerbela’yı görür, Hüseyinleri görür, Yezitleri görür ve tarihteki zulüm tahtını cehennem çukuruna doğru atıp, ülkesine cenneti yaşatmak ister. Fırat’ı kimseye zulüm ırmağı yapmaz. Ve öyle bir halk var ki kafamda, ne olursa olsun Fırat’ın suyundan abdest almak ister, kimseye oradan ağu devşirmez.

Muharremi mi anlamak istiyorsunuz, yalnızca aşure törenlerine saplanıp kalmayın, o törenler gerçeği örten bir perdeye dönüşmesin. Örf haline gelmiş hiçbir etkinlik, sizi Hüseyin’in aldığı son abdesti anlamaktan vazgeçirmesin. Hüseyin’in asla yapmadığı ve yapmayacağı şeyleri bugün ona yaptırmayın. Ona zulmeden, zulümle katleden “insanlık kaçkınlıklarına inat” iyi insan, gerektiğinde Fırat’tan son abdestini alacak ama peygamberin yolundan asla ayrılmayacak insanlar yetiştirin. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 623
Bu Ay : 6524
Toplam : 6524

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom