Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Sessiz çığlık: özün yok oluşu

            Sessiz çığlık: özün yok oluşu 

            İnsan yanlış bir kendini beğenmişlik yüzünden doğal düzendeki köklerini terk etti. Orijinal öğretilerin emir ve tavsiyelerini bireysel çıkarları için eğdi ve büktü, arkasına attı, gizledi, gerçek anlamı ve amacı dışında kullanmaya başladı, ilahi mesajların davetçileri ve onun savunucuları ilk bu yanlışları yapmaya başladılar. Çoğu zaman aslına benzer şeyler söylediler. Bazen az bir pahaya bildikleri doğruları gizlemeye başladılar, onurlarını erdemlerini heba ettiler. Yapmadıklarını söylemeye başladılar, yapmadıkları güzelliklerle övünmeye başladılar, söylediklerini yapmadılar, insanlara iyileri tavsiye ettiler, kendilerini unuttular. Kendini beğenmişliğin verdiği kibrin gerisine sığındılar. Bu insanların içinde gerçekten iyi niyetliler vardı. Bu gün insanlığa bilgece bir tavsiye yapılsa şöyle yapılabilirdi. Sanki inanacakmışsın gibi yap, diz çök dua et inanç sana gelecektir. Zamanı ve mekanı kaybeden değerlerin yok oluşu özü yok ediyor. Düşüncenin ve inancın özünü  yetim bırakıyor yersiz yurtsuz bırakıyor. İşte yersiz ve yurtsuz  kalan bir dünyanın ortasında  evsiz kalmak gibidir.                                                                                                                                                                        

              Evsizliğin özü; özün kendisinin evsizliğidir, insanın gerçekten özsel boyutunun dünya da sığınacak bir evi yoktur. Dünyanın her yeri bir saniyede bize yakınlaşabilme ihtimali mevcut olan bu çağda insanın özsel değeri her zamankinde bize ne kadar uzaktır.    

            İnsanın özü büyük tehlike altındadır. Doğruluk kılıfında yalan söyleme sanatı toplumun içselleştirdiği bir meşru zemin yaratmış durumdadır. Ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlar ama yinede yapıyorlar. Toplumun değer yargıları ve meşrulaşmış resmi ve özel kurumları kendi içinde tuhaf bir yok oluşun çağrısını yapar durumdadır.                                                                                                                               

            Bu gün çevremizde şike girmemiş bir kurum ve toplumsal birim yoktur. Sivil toplum örgütleri, hayır kurumları, dernekler ,devlet kurumları, sanat ve edebiyatın klişeleşen bütün yapıları buna dâhildir. Dini cemaatler bu konuyu orta çağ Avrupa’sındaki kilisenin tanrıya ihanet ettiği zamanlara dönüştürmüştür. Günümüz İslam ülkeleri ve özellikle kendi toplumumuzda cemaatlerimiz ve kurgulanan mabetlerimiz inandığımız ilaha ve onun değerlerine ihanet eder durumdadır. İlahi mesaj olarak insanlığa sunulan dini metinler ve bu metinlere ait evrensel değerler bile bu dindar sayılan insanların tasallutu altına alınmaya başlanmıştır. Kendi içinde bile tarafsal odaklaşmanın getirmiş olduğu sıkıntıları yaşıyorlar.          

 
      Üniversiteler bilim yuvası olarak tanımlanır. En az şikenin ve taraf tutmanın olması gereken yer olarak hayal edilebilir. Ancak en fazla bu tür kurumlarda gayri hukuki düzenekler kurulmuştur. Bu düzenekler bilime ve bilimselliğe uygun olmayan yapılar meşrulaşmış ve içselleşmiştir. Devlet kurumları tamamen siyasi güçlerin çeteleşmiş odakların serüven sürdüğü vatandaşa çok uzak yapılar arz etmektedir.  Adaletli ve evrensel değerler uğruna çalışan bireylerin hayatları bazı durumlarda yön değiştiriyor. Şöyle ki siyasetin ve devletin önemli birimlerine görevlendirilen veya hak kazanan erdemli insanlar çok kısa süre sonra kendi değerlerinden uzaklaşmaya başlıyorlar. Bunun sebebi güce sahip olmanın getirmiş olduğu evrensel yozlaşma geleneğidir. Bu gün insanlar kendi bulundukları toplumsal katmanlarda ayrılınca kendi saflarını da değiştiriyorlar. Kendi cemaatlerini partilerini veya toplumdaki konumlarını değiştirdikleri gün daha önce bulundukları safları da değiştiriyorlar. Kendi özlerine ihanet etmek adına bu saf değişimi güçlü olmanın getirmiş olduğu bir yozlaşmanın sonucudur. Aydın yazar şair sanatçı veya toplumun kanat önderleri benzer bir yanlışlığın içinde evrensel değerelerin özünden uzaklaşamaya devam etmektedirler. Geçmiş zamanların tarihselliğine bakıldığında toplumların kokuşmuşluğu ve yozlaşmışlığı o kavmin veya milletin sonun getirmiştir. Kutsal metinlerdeki kavimlerin yok oluş nedenleri izah edilirken o kavimlere gönderilen elçilerin mesajlarını ve öğütlerini dinlemeyen ve yalanlayan kurumsal ve güç sahibi kişilerin şımarıklığı olmuştur.              
 
          Dünyanın gelir dağılımı bozulmuş. Ülkemizin toplum katmanları arasındaki uçurumlar büyümüştür. Kısacası hiç kimse mevcut sistemlerin uygulamalarında memnun değil, ancak herkes bu çarpık sistemlerin devamı için çalışıyor. Daha fazla ekonomik ve sosyal kazanım sağlamak için konum ve strateji gözetliyorlar. Aslında birey kendine ihanet ediyor. Adaletin ölçüsü tartısı bozulmuş, güç sahiplerinin şımarık ve yozlaşan eylemleri meşrulaşmış toplumsal bir kokuşmuşluk bireylerce kabul edilir duruma gelmişse; o vakit yok oluş süreci başlamıştır. Zalimin zulmü meşru kabul edilip mazlumun ezilmişliği reva görülmeye başladığı günler günümüz zaman dilimiyle örtüşüyor. Dünya toplumları bu çarpık yozlaşmayı kabul edip görüyor. Evrensel değerleri savunan bireyler ve kuruluşlar bu şartlar karşısında sesiz kalmaya devam ediyorlar.        
 
          Bu gün dünyaya yeni bir format atılma zamanıdır. İnsanlığa yeni bir format atılıp kendi özüne ve köküne dönmelidir. Bu sessiz bir çığlığın insanlığa çağrısıdır. Yok oluş sürecinin kurtarma yolunu bulma kaygısıdır. İnsanlığın özüne dönüşü için bir umuttur.  Olasıdır ki insanlığın kendi özünden ayrılışının son kavşağıdır.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 865
Bu Ay : 5847
Toplam : 5847

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom