Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Eski Mücahitler Müteahhit Oldu

 ESKİ MÜCAHİTLER MÜTEAHHİT OLDU

 
Bu söz nicedir duyduğumuz bir söz ve aslına bakarsanız rahatsız edici… Üstelik buradan yola çıkarak genelleme yapanlar oluyor, ekonomik hayatta bazı mesafeler almış insanları da üzüyor.

İnsan malıyla, ilmiyle, yetenekleriyle infak edebilir, bunun için mal, ilim ve yeteneklerini geliştirmesi, helal kazanç ve helal kullanım alanlarında değerlendirmesi bir insanlık mesuliyetidir. Bir insanın sektörler bazında kazanç oranını helal yollardan yükseltmesi kınanacak bir durum değildir. Eskiden içinde bulunduğu “sosyal trafik” ekonomik hayatta derinleşince yavaşlayan insanlar olabilir. Bu insanlar kazançlarıyla Müslümanlık ve insanlık mesuliyetlerini yerine getirirler. Tabi bu arada ekonomik hayatın çarkları arasında bunalım geçirenler, bunalımları hayatlarına yansıyarak, hassasiyetlerini yitirenler de olabilir.

Ekonomik varlıkları veya iktisadi uğraşları kendileri açısından sosyal ve değerler bunalımına yol açanlar için “mücahit-müteahhit” ikilemini dillendirenler var. Bazıları da bunu daha bir genele yayar. Oysa yapılması gereken bu değildir. Bir suçlama yolu izlemek kimseye değer katmaz veya böyle bir yol iyileştirici olmaz. Yapılacak şey sabırla var olmanın anlamını hatırlatmaktır. Hem sosyal hayatta derinleştiğini söyleyenler, belli aralıklarla suçlamaya gitmek dışında, paranın kaydırdığını düşündükleri insanlara ne oranda ulaştılar. Unuttuklarını düşündükleri değerleri hangi oranda hatırlattılar. Hatta bu insanlara hangi projelerle gittiler, birlikte proje geliştirmek için ne kadar çaba harcadılar?

Elbette insan ilmiyle de sapabilir, parası ve yetenekleriyle de… Sapmak için tek açık kapı para kazanma yollarına bağlı değildir. İlim yollarında sapma az gerçekleşmemiştir. Bu durumda “eski mücahitler ulema oldular” diye bir alay cümlesi mi geliştireceğiz.

Aslına bakılırsa her insan, geçimi için uğraşırken biraz da müteahhittir. Bazı şeyler taahhüt eder ve karşılığında para kazanır. Yalnızca bina dikmek değildir mesele veya fabrika sahibi olmak… Yazı yazmak ve karşılığında para kazanmakta, kitap yazıp hem öğretmek hem geçinmekte bir taahhüt ve gelir kapısıdır. Çevremizde kitap müteahhitleri yok mudur? Bu yolu bir kazanç kapısı olarak değerlendirenler bulunmuyor mu?

Ben proje çiziyorum, danışmanlıklar yapıyorum, rabbim bana bu yolla bir gelir nasip ediyor. Bir başkası bina yapıyor, üretim sahalarında yol alıyor. Helal olduktan sonra her insan bir gelir kapısı geliştirebilir.

Geçmişte “seni eleştiriyorum” diye bir yazı yazmıştım. Pozitif bir eleştiri dili geliştirmekten ve bu dili sahada tutmaktan bahsetmiştim. Birbirimize laf atıp, kendimizi haklı tespitlerin kullanım hakkına sahip görürsek, bu pozitif bir eleştiri dili değildir.

Tabi bizi uyaracak nasihatlere her zaman ihtiyacımız olacaktır ve olmalıdır. Bazen bilinç seviyesi çok ileride olan bir insan bile bir nasihatçiye ihtiyaç duyar. Bu açık tutulması gereken bir kapıdır. Fakat nasihat edeyim derken kafa da kırmamak gerekir.

Söylediklerimizin, yazdıklarımızın toplumsal bir karşılığı olması, dinde bir karşılığının olması birbirine tezat olmaz. Zira din hem fert, hem toplum içindir. Başkasını uyarırken kendimizi unutmamak, toplumsal tahliller yaparken durduğumuz yeri de değerlendirebilmek önemlidir.

Demem o ki; küstüren ve uzaklaştıran kelime kullanımları insanlığa kaybettirir. Bu konu üzerinde düşünmek faydalı olur kanaatindeyim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 586
Bu Ay : 18976
Toplam : 28234

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom