Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Hayal kırıklıklarına alışmak

Başbakan içerde şehirleri hayal kırıklıklarına uğratarak ülke dışına çıktı. Orada yaptığı konuşma hem dışa dönük hem içe dönüktü; içe dönüktü zira hayal kırıklığına uğrattığı şehir halklarının dikkatini ortaya koyduğu tavra çekmesi, havayı biraz yumuşatması gerekiyordu. Ortada ciddi alternatifler de olmadığına göre, istediği etkiyi de yaptı diye düşünüyorum.

Ortada ciddi alternatifler yok diyorum çünkü oluşmadı veya oluşturulamadı. Nasılsa karizmasıyla işi götüren bir başbakanımız var rahatlığı Türkiye halkını sürüklüyor. Nereye kadar sürükleyeceğini kestirmekse zor ama ortaya gerçekten ciddi bir muhalefetin de çıkması gerekiyor. Evet, ciddi, yapıcı, sürükleyici, çetelerin işini kolaylaştırmaya hizmet etmeyecek, darbe senfonisine katılmayacak bir muhalefetin oluşturulması gerekiyor. Aksi halde, Türkiye’nin hayrına olmayacak bir “iktidar şımarması” yaşayabiliriz.

Bu seçimler ciddi bir muhalefet oluşturmaz. Bu bir gerçek olsa da, seçmen “ustalık dönemi söylemleri” geliştirmeli. Böyle bir söylem, bazılarının hoşuna gitmeyebilir. Bazı “ağır ağabeylerin” tahtlarını sallayabilir ama iktidarı denetleme söylemini geliştirmeyen bir sivil toplum, mevcut partilerin muhalefet anlayışıyla ülke faydasına gelişmelerin yaşanmayacağını da görmeli. Hem iktidar şımarmasına, hem ülkeye bela olmuş sorunları çözmek için adım atmayan ve bu yönde çaba sarf eden iktidara, en azından “hıh desteği” veremeyen muhalefet ciddiyetsizliğine karşı sivil toplum, kendi üretkenliğini, yapıcı muhalefet tekniklerini devreye koyabilmeli. Demokrasi yalnızca genel başkanların veya “ağır ağabeylerin” iradesiyle listeye giren ve buradan meclise taşınan vekillerin varlığıyla kaim değil, olamaz. Sivil toplum asıl demokrasinin kendi iradesiyle gerçekleşeceğini anlamakta gecikmemeli.

Batı toplumu demokrasiyi geliştiremez, doğu toplumları yakaladıkları “özgürlüğü anladık” trendiyle bir şeyler yapabilir. Batı toplumları üretkenlikten uzaklaştı, zevk duvarlarının dibinde yarın hayali kuruyor veya ırkçı söylemlere yapışmaya yol arıyor; bu nedenle demokrasiyi geliştiremez. Kısaca batı bir ara yakalamış gibi olduğu demokrasi örfünü, yüzde oranı oldukça düşük bir neslin elinde garibanlaştırdı. Sırada doğu toplumları ve özellikle Müslümanlar var. Halkın iradesinin yansıması anlamında  “öyle değil böyle” diyebilecek demokrasi enerjisi doğu toplumlarında var. Üstelik doğu dünyanın bundan sonraki kaderinde inkâr edilemez bir rol üstlenebileceğini öğrenmeye başladı. İşte buradan bakarak; Türkiye sivil toplumu olarak, genel başkan imzalarına kalmış kısır denge hesaplarına kurban edilen listelere üzülmek yerine, bütün dünyaya faydası dokunacak tecrübeler üretmeli diye düşünüyorum.

Ülke olarak genel başkanların, zaman içerisinde başvurdukları “küstürmüşsen gönlünü çelecek çareler üret” taktiğinin kabak tadı vermeye başladığını görebilmeliyiz. İktidar olmak için yol isteyenler, bu defa olmadı, bir dahaki ustalık seferini bekleyin taktiklerinin kendilerini daha fazla ülkenin başında tutmayacağını görmeli.

Sözü başlığa getirelim…

Hayal kırıklıkları insanı hayata küstürmemeli. Listeleri sindirmeyeceğimiz açık ama siz istediğiniz kadar “bunlar halktan uzak” deyin, zatı âlileri sırça saraylarındaki iletişim imkânlarıyla topluma bakıyor ve bu bakışı “halkın içinde olmak” şeklinde değerlendiriyor. Yapılacak şey, madem başbakan sizi layık gördü, en azından onun kafasındaki projelere layık olmanın yollarını arayın ve kendinize çalışmayı değil ülke için, insan için, ümmet için, insanlık için çalışmanın yollarını arayın diyebilmektir. Bu da sivil toplum örgütlerine düşüyor. Sivil toplum örgütlerinin “vekilleri denetleme işini” ciddiye almasıyla mümkün. Telefon ettiniz, bir arkadaşıyla çay içtiği halde “şu anda çok önemli bir toplantıdayım, sonra size dönerim” mi diyor. Meclisteki odası, kişisel çıkarlar için değil, toplum hizmetine teşvik ve denetleniyorsunuz mesajı vermek için boş bırakılmamalı. Eğer ülkede insana hizmetin öne çıkmasını istiyorsak, insan sorumluluğumuzu bir başkasına devrederek bunu yapamayacağımızı görmeliyiz.

Yapacağımız şey, vekillerin odalarındaki muhtemelen içi boş bölge dosyalarının içini dolduracak ciddi çalışmalarla, günün birinde vekil olma hevesi taşıyan herkese bu işin ciddiyetini ve zorluğunu anlatacak yolları geliştirmektir.

Küsmek, bunlarla olmaz demek, her defasında küsülecek yeni ekipler oluşturmak bakın ülkemize yıllar kaybettiriyor. Üstelik var olan stratejik akıllarda küserek atıl hale geliyor.

Ne bu ülke, ne yönetme iradesi genel başkanların “lütfen” imzalarına, ağır ağabeylerin oyunu bol denge hesaplarına bırakılamaz.

Hayal kırıklıklarına alışmayalım, ben yönetirim diyerek yol isteyenlere yolun ciddiyetini, sorumluğun ağırlığını öğretelim.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 505
Bu Ay : 5487
Toplam : 5487

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom