Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Teşekkürler Savcı Bey

Teşekkürler Savcı Bey

Attığı adımları yetkisinden alıyordu ama o yetkiyi kullanmış olmak ülkemizdeki kimi karanlık noktaların açığa çıkmasını, karanlık odaların kapılarının aralanmasını sağlamıştı. Belki bir ince marangozluktu yaptığı; yontulan üst tortuların altında oldukça ustalıkla gizlenmiş kirler açığa çıktı. Bu yürütülen davanın adı Ergenekon olarak konmuştu. Adı ne olursa olsun, önemli olan ülkenin yarınları için, ülkeye nefes aldıracak işler yapmaktı. Bana göre, suçluyu bulduk demekten öte şeyler yapıldı. Zira suçlu şahıslardan ziyade gizlenen gerçeklerin gün yüzüne çıkarılması önemliydi.

Zekeriya ÖZ attığı cesur hukuki adımlarla ezberleri bozdu. Elbette iş başındaki AK Parti hükümetinin dik duruşu da bu adımların atılmasında önemliydi. Bu noktada şunu söylemeliyim; bu süreç Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinin, birbirlerinin işine karışmadan, yalnızca kendilerinden beklenen “adalet işlevselliğini” sağlamalarını getirirse -ki bu noktada önemli adımlar atıldı- Türkiye kazanacak.

Korkunç senaryolar yazılmıştı. Bu senaryoları ispatlamak için özel çabaya gerek yok zira daha önce benzerleri sahneye kondu, oynandı ve ülke kan gölüne döndü. Üstelik tam bir iç savaş psikolojisi oluşturuldu. Sol “sağa ölüm” ve sağ “sola ölüm” diyordu. Sol neydi, kimlerdi, ne düşünüyordu, önemli değildi. Adı soldu ya önemli olan buydu. Sağ neydi, kimlerdi, ne düşünüyordu, önemli değildi. Her iki taraf için sol ve sağ kelimeleri ölüm komutunu getiriyordu.
Geçmiş gün, oturduğumuz bir çay ocağında, oturduğum yere göre aşağıdan gelen, gençlik çağı biraz geçmiş bir arkadaş, o sırada oturmakta olan bir başka arkadaşa selam verdi, kürsü çekip oturdu. Konuşuyorlar; biri ötekine şöyle diyor, şimdi yaşıyorsun ve birlikte çay içiyoruz, sohbet ediyor, şakalaşıyoruz. Oysa senin ölüm emrin çıkarılmıştı ve belki de bana uygulatacaklardı. Aynı şeyleri diğer arkadaş dile getirdi, gülüştüler. Şu an isimlerini bile hatırlamıyorum. Hatta hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorum ama o konuşmaları unutmuş değilim.

Oturduğumuz mahalle çok tedirgin günler geçirdi. Çocuğuz ama gençliğe doğru adım atan çocuklarız. Mahallenin yaşlıları konuşuyor: “Su deposuna zehir atmışlar!”
Oldukça tedirgin bir hava var. Yaşlılar sabırla hareket ediyor. Sabır zehir balonunu patlatıyor. Ertesi gün bir başka söylenti… Mesele özellikle “Alevi-Sünni” çatışması çıkarmak üzere kurgulanıyor. Şükür o günleri atlattık.

Zor günlerdi.

Ergenekon soruşturması bu zor günlerin kodlarını çözme yolunda adımlar attı. Şimdi biz Taksim katliamının sebeplerini ve müsebbiplerini konuşurken sağ ve sol demiyoruz. Karanlık ellerin projelerini dile getiriyoruz. Başbağlar katliamını ve elbette Sivas olaylarını, gerçekleşen katliamı aynı şekilde masaya yatırıyoruz. Bu kanlı, trajik olayların karanlığına kapı aralıyor ve sorguluyoruz. Çünkü hukuk adamları bu yönde atılması gereken cesur adımları attılar.

Ergenekon soruşturması bize “karanlık safların” aydınlıkta görünenin aksine ne kadar iç içe olduğunu gösterdi. Sağ ama aynı zamanda sol ve aslında ne sağ ne sol, ülkeyi karanlığa çekmek için oluşturulan bir tezgâh ve tezgâhın, ortaklık duygularıyla hareket eden ahbap çavuşları…
Yorulmuş ve bıkmıştık.

Bu soruşturmayla güven tazeledik.

Şahıslar önemli değil, hangisinin ne kadar ve en çok suçlu olduğu da… Önemli olan ülke insanının, karanlıkta ortaya çıkmadan aydınlıkta iş görenlerin varlığını anlamış olmasıdır. Önemli olan, “kendi uçağını düşür falan ülkeyi suçla, bir cinayet işle, camiye toplananları bombala” senaryolarından vatandaşın haberdar olmasıdır. Önemli olan “kendilerinden başka herkesi dokunulur” ve kendilerini “asla dokunulamaz” görenlerin “dokunulacak karanlıklarının” ortaya çıkarılması ve bundan sonra “karanlıkta senaryo yazma işinin kolay olmayacağının” düşündürülmesidir.

Bu yüzden teşekkürler Savcı Bey diyorum. Ve adalet duygusunu pekiştirecek bütün çalışmaların, bundan sonra da kararlılıkla devam etmesi dileklerimle… Yeni görevinizde de başarılar diliyorum; unutmayalım ki önümüze çıkan görev alanlarının, insan adalet terazisine halel getirmek istemedikten sonra, ne tür karanlıkları aydınlatacak adımları besleyeceğini bilemeyiz. Yeter ki yürek adaleti gözetsin. Yeter ki ülkenin üzerine çöreklenen karanlıkları giderme azmi ve iştiyakı bitmesin.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 391
Bu Ay : 574
Toplam : 574

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom