Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Kafası Karışık Bir Kent


Malatya Kent Konseyi Şair ve Yazarlar Grubu’nun bir üyesi olarak uzun süredir bir etkinlik yapamamıştık.

Malatya Yerel Günden 21’den Malatya Kent Konsey’e geçti geçeli şair ve yazarlar olarak birkaç istişare toplanası ardından ilk kez yeniden 12 Mart 2011 Kent Konseyi Fethi Gemuhluoğlu Salonu’nda Beydağı Sanat Günleri’ni Orhan Tuğrulca ile yâd ettik.

Orhan Tuğrulca’yı “Malatya Siyasi Tarihi” adlı kitabıyla tanımıştım.

Aynı zamanda Kent Konseyi Niyazi Mısri Çalışma Grubu Temsilcisi olan Orhan Tuğrulca’nın ikinci kitabı “Niyazî-i Mısrî” ismiyle piyasaya çıktı

Malatya tarihi ve kültürü üzerinde çalışmalar yapan tarihçi-yazar Orhan Tuğrulca 12 Mart 2011 Kent Konseyi Fethi Gemuhluoğlu Salonu’nda Beydağı Sanat Günleri’nde Malatya tarihi üzerinde konuştu…

Söz konusu Malatya olunca Tuğrulca’yı pür dikkat dinledim…

Elindeki dokümanlara bakılırsa çok geniş çaplı ve iyi hazırlanmış. Ancak -zaman yetersizinde olsa gerek- hazırlandığı dokümanını yeterli sunamadı. 

Ya ben kendisinden çok şey bekliyordum ya da Sayın Tuğrulca o güneşref saatinde değildi…

Ancak yine de istifa ettim.

Konuşmasının başında; “Malatya bir Sivas değil, bir Diyarbakır değil, bir Bursa değil, bir İstanbul değil” şeklinde girmişti

Elbette ki; Malatya bir Sivas, Diyarbakır Bursa İstanbul değildir ve olamaz da…

Malatya Malatya’dır…

Ancak Sayın Tuğrulca’nın bu konuşmasında ne kastettiğini ileriki satırlarında öğreneceğim ki; Malatya, tarihini kaybetmiş, tarihine sahip çıkmamış bir kent…

Zira tarihçi Tuğrulca’ya göre Malatya, çok yer değiştiren bir kent.

İlk yerleşim yeri Fırat Vadisi olan Malatya, ikinci yerleşkesi Asklantepe Höyüğü, ardından bu gün “Battalgazi” değdiğimiz Eskimalatya ve en son yerleşkesi Azpuzu’nun bir yazlık bölgesi olan şimdiki modern Malatya…

Peki Fırat Vadisi’den Azpuzu’nun bir yazlık bölgesi olan şimdiki modern Malatya’ya gelişinden neler kaybetti ve neler kazandı…

Tarihçi Tuğrulca’ya kalırsa Malatya tarihsel versiyon olarak çok şeyler kaybetmiş.

Bu güne kadar dört yerleşke devresi geçiren Malatya’nın tarihi bir kalıntısı kalmamıştır…

Örneğin (bu gün Battalgazi olan) Eskimlatya’da adeta bir Moğol istilası gibi tarih kokan surlar yıkılarak -tabiri caizse- birkaç yıkık-dökük surların kalıntısı hariç taş üstüne taş bırakılmamıştır…

Aslantepe Höyüğü hakeza içler acısı (bu benim katkım)…(Aslantepe Höyüğü; bu gün kelimenin tam anlamıyla sanki zincire vurulmuş gibi…)

Tarihçi Tuğrulca konuşmasında muta mut yazdıklarımın aynısını söylemiyordu ama ben kendisini dinlerken bunları okuyordum…

Aslında Tarihçi Tuğrulca’nın anlattıklarından sonra bir kez daha anladım ki; Malatya kafası karışık bir kent.

Hangi yönüyle tarih sahnesinde yer alacağına henüz karar verememiş bir kent.

Ünlü/meşhur insanıyla mı, kayısısıyla mı çıksın öne; henüz karar vermemiş…

Hangi yönüyle öne çıkacağı yönde karar veremediği gibi ‘Türkiye’nin fikri yapısına yön veren insanları’na, şair ve yazarlarına gereği gibi değer veremediği için her gün kan kaybeden bir kent… 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 594
Bu Ay : 2797
Toplam : 2797

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom