Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Performans sistemi yaygınlaştırılmalıdır

Sağlıktaki performans sistemi siyasete ve hukuka uygulanmalıdır

Siyaset ince bir dönüm noktasının arefesinde yenilenme umuduyla baharın tılsımını kollarına almış durumdadır. Güncel olan siyasi vizyonun görev değişim dönemi başlamış olmasıdır. Bu günlerin en önemli rüyası adaylık süreciyle milleti temsil eden meclis yollarına kadar koşabilme umududur. Aday adaylığı süreci; kendini millete vekil görebilme umudu taşımasıdır. Şansını diğer rakiplerinden daha yüksek kabul edip siyaset kulvarındaki bütün engelleri geçebilecek hakkı ve özgüveni yakalayabilme psikolojisidir. Ülkemizde demokratik parlementer sistem içinde total olarak 550 milletvekili seçilecektir. Bu seçme seçilme dürtüsü demokratik olduğu iddia edilen toplumlarda dönem dönem toplumun dinamiklerine dokunması gereken bir salgındır. Bu toplumsal hastalık ve görülen siyasi rüyaların kelebek etkisidir. Bu gün bu siyasi rüya dan uyanıp gerçekte toplumsal manada yakın gelecekte bir kaosa yola açacak sağlık sisteminin hastalıkları ve sorunlaıyla yüz yüze gelebilme umududur.

Hasta olan bir kişinin psikolojisi, duygu durumu nedir? topluma siyasete ve hastane çalışanlarına bakışı nasıldır?

Hasta olmayan acı çekmeyen, bir hastalığın sıkıntısını ve ıstırabını yaşamayan birileri bir hekime olan ihtiyacı ve hastaneye ve hekime ulaşmanın zorluğunu anlayamaz. Bu çaresizlik içinde insanların duygularını düşüncelerini istismar edilmeye açıktır. Buna karşın hiçbir hekim ya da sağlık çalışanı bu durumu vicdani ahlaki ve etik sınırları dışında asla düşünemez.

Ülkemizin gerçekleri, devletin ekonomik sosyal ölçütleri, yeterli olmayan sağlık yatırımları, sayıca yeterli olmayan sağlık çalışanları, sağlık hizmetlerinin halka ulaştırmak için sistematik olmayan ve hızla gelişen nüfusa göre planlanmamış olması, vatandaş ve sağlık çalışanı açısından sorunların katlanarak artmasını sağlamiştir. Tabii ki ülkemizde gelişen halka yönelik sağlık alanında güzel açılımlar oluşmaya başlaması her kesimi sevindiriyor. Bu gün iktidar olmuş demokrasinin timsali gibi görülen hükümet ezici bir oy çoğunluğuyla göreve gelmiş olmasının vermiş olduğu güç ile sağlıkta dönüşüm programı diye hasta eksenli bir açılım yapıyor. Sağlıkta ezber bozan iyi gelişmeler olarak değerlendirilebilir. Teorik olarak bu açılımların popülist politikaları ve iktidar partisinin halka hizmet adına yaptığı iyi gelişmeler olarak siyaset konuşmalarına konu olmaya devam ediyor. Bununla birlikte halk nazarında bilinçsiz bir memnuniyeti doğurmaya devam ediyor.

Hekimler fakülte ve ihtisas dönemindeki öğrenim koşulları ve hastane içindeki yorucu pratik eğitimleri, bu kişilerin ruh dünyasını beraberinde değiştirmeye başlar. Meslek hayatına başladıkları zaman iç dünyalarında oluşan refleksleri normal bir memur veya diğer kamu da çalışan insanlardan farklı algılara dönüşür. Çevresinde ki insanların ilgileri, eş dost yakınlarının beklentileri yükselir. Bir hekim uzman olduysa bu beklentiler daha fazla artar, bu husus hekim olan kişiyi ayrı bir beklentiye ve hırslanmaya sürükler. Hayat kalitesini artırmak için çektiği emeklerin geç dönemde de olsa maddi meyvelerini toplamak için gecesini gündüzüne katıp çalışmaya başlar. Hekim için bu durumun adı nedir? ne yapmalıdır?

Ülkeyi yöneten kişilerin hekimler hakkındaki algıları objektif olmadığı gibi sağlık bakanımızın yaklaşımları hekimleri memnun edici bir düşüncenin çok uzağındadır. Hekime sağlık çalışanına haklı haksız her türlü şikâyetin yapılması ve basında bu konuyu kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmeden afişe edip sağlık skandalı olarak sunması, sağlık çalışanlarını özellikle hekimleri zor duruma sokuyor. Bu hususta sağlık meslek örgütleri ve sendikalar cılız bir itiraz dışında bir girişimde bulunamıyor. Bu sivil kuruluşlar bir takım girişimlerde bulunsalar bile ülkenin gerçekleri içinde kamplaşan ve farklı bir siyasi kampın sözcüsü olarak algılanıyor olması bu sorunu konuşma ve çözümüne yönelik açılımlar yapmasını zorlaştırıyor.

Bu gün sağlıkla ilgili planlamalar alt yapısı oluşmamış projeler olarak siyasi polemiklere dönüşmüş durumdadır. Sağlık hizmeti sağlıkla hiç alakası olmayan ulusal ve yerel kısır siyasi polemiklerin gölgesinde verilmeye çalışılıyor. Seçilmişlere iman eden bir kaç teknokrat ile kendini siyasete hazırlayan kişi ya da kişilerin bireysel ekonomik rant ve siyasi ihtiraslarının müsaade ettiği ölçülerde uygulanmaya çalışılan sağlıkta dönüşüm hizmeti olarak devam ediyor.

Sağlık açılımı:Sağlık politikasının son birkaç yıl içinde ciddi değişimler göstermeye başlaması sağlık hizmeti verenler ve alanlar tarafında ciddiyetle izlenmeye devam ediyor. Sağlık sigortaları tek çatı altında toplanıyor. Vatandaş eline aldığı sağlık karnesi veya nüfus kâğıdıyla istediği devlet ve üniversite hastanelerine veya özel sağlık kurumlarına gidebiliyor. gayet masumane ve toplumsal olarak iyi bir sağlık açılımı gibi görünüyor!

Hekimler için hastahane döner sermayesinde performansa dayalı ciddi iyileştirmeler oluyor diye söylentiler yayılıyor. Hekimlere ve sağlık çalışanlarına yansıyan gerçekliği anlamlı değilidir. Ne kadar çok hasta bakılırsa, ne kadar çok ameliyat yapılırsa o kadar çok ek ödeme alınıyor. Tabii başka kriterlerinde var olmasıyla birlikte sağlık hizmetinin performans gibi pirim hususuna dayandırılması çok akıllıca bir iş değildir. Bu durumu her vatandaş anlayabiliyor sadece devleti yönetenler, sağlık bakanı ve bakanlığın yetkili teknokratlarının anlaması güç görünüyor!

Bu ülkedeki çalışanlarla ilgili bir performans sistemi kurulacaksa devletin sağlık dışındaki bütün kurumlarına uygulanmalıdır, bakanlar, milletvekilleri, valiler, kaymakamlar, savcı-hakimler,askerler, polisler, öğretmenler, v,s performansla maaş almalı ve ücretlendirilmeli.

Performans yani prim sistemi sağlık için en son yapılması gerekli ve sağlık hizmetleri içi en sağlıksız sistemdir. Bu programın sağlıklı sonuçlar doğurmayacağı ilk uygulamalar başlandığı dönemlerde itibaren biliniyor olmasına rağmen sağlık bakanlığının proje sahibi yöneticileri işin istatistik boyutlarıyla tatmin olmaya çalışıyor ve bu sonuçları kamuoyuna açıklıyordu.

Uygulamalardaki sıkıntıları tartışılmaya uzun süre devam edilecektir. Ayrıca hastalara yansıması anlatıldığı gibi masum olmuyor. Basit gribal bir hastalığı tedavi etmekle, ağır terminal dönemindeki bir kanser hastasını muayene edip tedavi etmek aynı primi getirdiği için, bu hekimlere vicdanı ve kazanacağı prim arasında gelgitler yaşatıyordu. Cerrahi branşlar açısında bu daha muzdarip hal almaya başlıyordu. Dâhili branşlarda hasta muayene edilip reçete edilmesi tetkik istenerek tetkik sonuçlarıyla hasta değerlendirilmesinde daha az zaman aldığı için tetkik istenmeden hastaların ciddi sıkıntıları göz ardı edilebiliyordu. Hekim performansını doldurma hesabı dışında etik ve mesleki sorumlulukları ikinci plana bırakıyor gibi davranıyordu. Ayrıca bu sıkıntılı hastalarla uğraşmak hekime hukuki sorumluluklar doğuruyordu. Çünkü hekimin yapacağı cerrahi veya medikal tedaviler bunlardan oluşacak komplikasyon denilen olumsuzluklar, hastalar tarafında sağlık bakanlığına ve savcılıklara anında şikayet konusu oluyor. İşin içine basın girince hekim açısında içinde çıkılmaz bir hal alıyordu. Özel hastanelerinin durumu ayrı bir tartışma konusu olacak kadar geniştir.

Önceki dönemlere kıyaslandığında hastalar ve hekimler açısında bazı değişim ve gelişmeler olmuş durumdadır.

Özel yerleri ve özel hastanelerde çalışan hekimlerin günlük aldıkları sıcak para hekimlerin bu alanlardan ayrılmasını zorlaştırıyordu, Hastanede ki çalışmaları büyük oranda aksatıyor, bıçak parası hastalar açısında bir muamma olmaya devam ediyordu, hekimler özel ofislerinde para almadan hasta ameliyat etmek istemiyordu veya hasta tedavisiyle ilgilenmiyorlardı, bu yöndeki gelişmeler kabul edilebilir gerçeklerdir.

Bu gün işler devlet eliyle hizaya getirilmek isteniyor. Sağlık bakanlığının bu hususta il valilikleri, sağlık müdürlüğü ve hastane başhekimlikleriyle sıkı bir takip ve denetim oluşturuyor. Ama bu nokta hekimin vicdani durumu, onuru, kazanma duygusu, paranın çekiciliği, tıbbı etiğe bağlılık arasında gidip gelen standardı olmayan bir durum arz ediyor.

Bu arada başhekimlikler sağlık müdürlüğü ve tabip odaları siyasi güçlerin elinde kolay maniple edilen kamu alanları olmaya devam ediyor olması süreklilik arzeden maraz bir durumdur. Sağlık bakanlığının saha koordinatörleri özel veya devlet kurumlarında çalışan hekimleri mercek altında inceliyor. İyi politika izleniyor gibi anlatılsa da pratik olarak hekim hasta arasındaki iletişim ve bu mesleğin kutsallığı kişilerin biraz vicdani ve ekonomik durumlarıyla ilgilidir. Hekimler kendi mesleki sorumluluk ve mesleki hazlarında doyum sağlamadan kısır bir çıkmaza girmeye başlıyor. Hekimin eğitim hayatı boyunca hayal ettiği ekonomik ve sosyal refah düzeyini yakalama hedefi bir uhde olarak onu sürekli provoke ediyor. Hekimin gelir düzeyi emeklilik durumu, sosyal statüsü; yerel ve ulusal siyasi şebekeler tarafında rencide edilmişliği eklenince hiç bir meslek gurubuyla kıyaslanamayacak kadar mağduriyete düşürülmüş durumdadır.

Bu arada halkımızın sağlık alanındaki bilgi eksikliği bu duruma eklenince sağlık hizmeti daha bir girift hal alıyordu.

Fakülte hastaneleri ve eğitim hastanelerinin durumu daha ciddi sıkıntıların oluşacağı biliniyor ve tartışmaya açıktır.

Aile hekimliği: altyapısı ve kurguları oluşturulmadan toplumun önünde tasarlanmaya çalışılan bir sağlık tiyatrosudur.

Zaman bizim için nasıl bir sonuç doğuracağını gösterecektir.

Ondört mart tıp bayramı yaklaşırken sayın başbakanımız, sağlık bakanımız ve bakanlık teşkilatı ve onun illerdeki temsilcileri sayılan sağlık il müdürleri ve başhekimlerimizin protokolleri ve politik hesapları göz ardı edip ülke genelinde hekimleri duymaya çalışması acil ve zaruri bir gündemdir.

Aynı zaman da hekim olarak bizlerin gelişen bu süreç içindeki etik sorunlarımızı vicdani sorumluluklarımızı gözden geçirme zamanıdır.Geçmişte yapılan yanlışların bedelini bu gün çalışan tabibler ödememelidir, Meslek örgütümüzün işlevsiz buruk bir balo gecesi düzenlemek dışında bir fonksiyonu bulunamaması üzücüdür. Bir meslek örgütünün ve bunun yöneticilerinin bazı siyasi güç odaklarına figüranlık yapan kimlik yoksunu meslektaşlarımız olması, politikacıların payendeleri durumuna düşmeleri insanlığa ve hekim camiasına büyük acı veriyor.
Zaman geçiyor sağlık camiası otistik bir duruma doğru gidiyor.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 12
Bugün : 755
Bu Ay : 3896
Toplam : 3896

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom