Şevket Başıbüyük

Şevket Başıbüyük

sbasibuyuk@hotmail.com

Malatya’da 28 Şubat’ın Kurbanlık Koçları

Hiç birimiz de düzeni değiştirecek, devrim yapacak insan değildik.
Çevre mahallelerin çocuklarıydık.
Devlete sadık babaların çocuklarıydık.
Askerden kaçan değil, askerliğini gönüllü yapan gönüllü fedailerin çocuklarıydık biz.
Çanakkale ve Dumlupınarlarda şehit düşen veya şehit veren dedelerin torunlarıydık biz.
Biz devlete ihanet eden değil, ihanete uğramış bir nesildik.
Her türlü ezilmişliği ve yoksulluğu görmüş yoksullularla büyümüş ezilmiş insanlardık.
İçimizde zengin veya bürokrat çocuğu yoktu.
Hepimiz fakir ailenin çocuklarıydık.
Hiç birimiz mahkeme görmemiş insanlardık. Ve hayatta hiç mahkemeye çıkmamış babaların çocuklarıydık.
Kimimiz gazi, kimimiz şehit vermiştik bu vatana. Bu vatan bizim vatanımızdı. Dedelerimizin kanlarıyla kazanmıştık. Biz bu vatanı belki de onun için bu kadar seviyorduk. Ve uğruna onun için her şeye hazırdık. Canımız, kanımız kadar seviyorduk vatanımızı...
Zira aldığımız kültür öyle idi… Annelerimiz bize öyle söylemişti. “Nenni nenni” demişti bizi uyuturken.
Askere gönderirken davul zurna ile bizi uğurlamışlardı.
“Yaran göğüssünden olsun yavrum”, “Arkadan vurulursan sütümü helâl etmem” demişti annelerimiz.
Ve biz helâl süt emmiştik.
Emdiğimiz sütün helâl olması için yaramız göğsümüz de olmalıydı bizim.
Kuru ekmekle büyümüştük.
Esmer ve cılızdık.
Ellerimiz nasırlı, dudaklarımız şerha şerha.
Çamurdan ve topraktandı rengimiz. Ama dayanıklıydık. Çelik bilekliydik ama hiçbir zaman taş kalpli değildik.
İnce duygulu ve yufka yürekliydik.
Geleneklerimize bağlıydık. Namusumuza söz söyletmezdik biz.
Taa Benu- Kaynuka’dan başlamıştı bu kavgamız bizim.
Müslüman bir kadının örtüsüne el uzatmakla savaş ilan etmişti Peygamberimiz, ilk savaşımızdı Benu Kaynuka’daki.
Bizim için,
DİN
NAMUS
ve
VATAN kutsal kavramlardı.
Biz, asker insanlardık.
Askerde vatan için, namus için din için nöbet tutardık.
Ve belki de bunun için güçlü idik.
Tarih boyunca hep yenmiş, hiç yenilmemiştik.
Bu güçle hep kazanmıştık.
Nene Hatunlarımız vardı bizim. Emziren, temiz süt ile büyüten nenelerimiz- cepheye, sırtında mermi taşıyan nenelerimiz.
Ve Sütçü İmamlarımız.
Hasan Tahsin’lerimiz.
Ulubatlı Hasanlarımız.
Ve biz, Kurtuluş Savaşının çocuklarıydık.
Biz de iman gücü vardı. Bu güçle Yunan’ı denize dökmüştük. Çanakkale bu güçle geçilmez olmuştu. Haçlı zihniyeti, bu yüzden bozguna uğramıştı.
Hepimiz gençtik.
Fatih’in yaşlarında
İstanbul’u fethedecek yaştaydık.
Ama hiç birimiz, hiç birimiz düzeni değiştirecek devrim yapacak insanlar değildik.
Aslında değiştirilen düzen bizim düzenimizdi. Bizim düzenimiz değişmişti. Belki de bozulan düzenimizi değiştirmek için vardık.
Zaten varlığımız bir nevi suçtu. Biz var olmakla suç işlemiştik.
Ama vardık işte…

….Bu yazıyı “Bir İdamlık Kent” adlı kitabımdan alıntıladım…

Geçenlerde katıldığım bir televizyon programında da ifade ettiğim gibi 28 Şubat postmodern darbesi Malatya’yı pilot bölge seçmişti.

Ve biz Malatya’da 28 Şubat’ın kurbanlık koçları idik…
28 Şubat’ın bir mağduru Malatya’da yaşanan o süreci “A” den “Z” ye “Bir İdamlık Kent” adlı kitabımda anlatmıştım…

Kitap ilk çıktığında başımı çok ağrıtmıştı (Toplatıldı, yayın ve dağıtım yasağı getirildi; mahkemelik oldu...) ancak şimdi; “iyi ki bu tarihi belge niteliğindeki kitabı yazmışım” diyorum…

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 635
Bu Ay : 3776
Toplam : 3776

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom