Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Göreve Talip Olmak

Eline dosya alan kapıları aşındırıyor; falan makama talibim diyor.
Şimdi soru şu; kişi göreve talip olur mu?
Eğer kendini ehil hissediyor ve inanıyorsa, bu arada kimse kendisini görmemişse, ben buradayım, beni görün diyebilir.
Ya ehil değilse, aldığı iş yükünü, hesabını ağırlaştırıp, kendisini zorda bırakacaksa?
Göreve talip olmak kadar hesabı göze almak meselesi de var ve önemli…
“Beni memleketin hazinelerine memur et çünkü ben bunu bilirim” demişti Yusuf peygamber. Demişti demesine de, aynı zamanda “ben nefsimi temize çıkarmam, eğer rabbim korumasaydı ben temiz kalmazdım” diyecek hassasiyeti de vardı.
Siz buna “Allah’la birlikte yürümek” deyin.
Her anınızın, her yaptığınızın nihai mahkemeye sunulmak üzere kayda geçirildiğini düşünün…
Peygamberin “Allah, bir iş yaptığında hakkını vererek yapanı sever” dediğini de “Allah, helal kazanç yolunda kulunu yorgun görmeyi sever” dediğini de düşünün…
Bütün bunlarla birlikte göreve, makama talip olun.
Bunlar gözetilmiyor, hatta ehemmiyet verilmiyor, falana var da bize neden yok duygusallığıyla meseleye yaklaşılıyorsa kişi her şeyden önce kendi kendisine kötülük yapıyor demektir.
Bir diğer nokta emanet ehline verilmeli; ehlinin de helali gözeten olmasına, kişilik duruşunun güven vermesine dikkat edilmeli.
Bu son dediğimiz, görev veren yöneticinin işi; zira yanlış adam sorun oluşturur, sorun yalnızca yanlış yapanı değil görev vereni de götürür.
Bir de, ehil olanı seçmek yerine, dengeler terazisinde yolu şaşırmak var.
Hani, bir isim önerilir, atama yetkisi olan; bu dediğinizi atarsak falanlar ne der, önerdiğiniz isim iyi, güzel, hoş, ehil ama bazı kesimler farklı bakar denilir.
Burada cesaret ehil olanı, bütün kem gözlere rağmen seçmek ile ortaya çıkar.
Kem gözlere karşı risk almak denebilir buna…
Yönetici her konuda risk alma cesaretini gösterebilmelidir.
Bazı isimlerin önerildiğini, önerilen isimlerin “kem gözlerden sakınmak” adına üzerlerinin çizildiğini duyuyoruz.
Yani ne yapılmak isteniyor; siz bize farklı gözle bakıyorsunuz ama aslında biz öyle değiliz ispatı mı?
Son mesele…
Görev alan şahısların; küçük dağları ben yarattım havasına kapılmasıdır.
Böyle bir şey var mı, araştırmadım.
Bu bir hatırlatmadır yalnızca…
Kimse kendisini vazgeçilmez, ehliyetin zirvesinde olduğundan görev ve sorumluluk verilen kişi makamında görmesin.
Her insandan vazgeçilebilir.
Her insan gerçek yalnızlığı tattığında, o ana kadar düşünmeyi unuttuğu şeyleri düşünebilir. Yalnız hatırladığı son an yalnızlaştığı andır.
Bazı insanlar çevrelerine bakıp, ben de yalnızlaşabilir miyim, hiç sanmam diyebilir. Tıpkı sermayesini gözünde büyütüp, bu sermayenin yok olacağını sanmam diyenler gibi…
Sonra sabah bahçelerine vardıklarında, her şeyi yok olmuş görürler.
İşte o zaman, doğrusu biz kendimize yazık ettik diyesileri tutar.
O ana kadar, “kendisine yazık etmek” tabirini düşünmeyenler o an hatırlayıverirler.

Oysa nokta konduktan sonra cümle bitmiştir. Ve o ana kadar kurulan cümle koca bir zararı anlatmaktadır.
Kimseyi bu konudan azade tutmuyorum. Kendimi de…
Görev alabilir, sorumluluk üstlenebilir, koca bir sermayeye hükmedebiliriz. Bunlar bizi ya aşağılar veya onur getirir. Onur getirebilmesi için, izzeti hiçbir zaman göz ardı etmeden çalışmak gerekir.
İzzet, yalansızlıkta, emaneti taşıyabilmekte, kibirden uzak durmakta, kapıyı dostlara kibirle açmamakta, görünce somurtmamakta yatar. Tabi izzet için söylenecek çok şey var. Şimdilik burada keselim.
Görev istenebilir, tabi şartları düşünerek, hesabı düşünerek…

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 5
Bu Ay : 5906
Toplam : 5906

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom