Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Ömer Muhtarın Torunları

Libya özgürlük hareketinin önder ve âlim siması Ömer MUHTAR filmini izlerken sürekli duygulandık ve gözyaşlarımız yanaklarımızı ıslattı. Darağacı sahnesi ve adeta önder ve âlim simanın bir nişanı olarak sehpanın altına düşen gözlük, gözlüğü alan ve gözlüğü alan çocuk… Belki o zaman şu soruyu soruyorduk; o çocuk gerçek olarak var mıydı, şimdi Ömer MUHTAR’In mirasını taşıyacak evsafta mı?

Bu çocuk büyümüşse Libya’da kim olarak karşımıza çıkar?

Bu özgürlük hareketinin temsilcisi KADDAFİ olamazdı. Gözlüğü alan çocuğun büyümüş hali olarak onu tasavvur edemezdik. Nihayetinde Kuzey Afrika diktatörlerinden biri olarak anılıyordu.

Ömer MUHTAR’ın gözlüğünü alan çocuk belki şimdi Libya’daki özgürlük meydanında ortaya çıkar. Ve bu büyüyen çocuk, Onbinlerce Müslüman’ın hesabını iyi yapar ve Ömer Muhtar kişiliğinde, onun ve arkadaşlarının mirasının neye tekabül etmesi gerektiğini bütün boyutlarıyla anlar ve tavrını koyar. O yıllarda Libya’da akıtılan kanın sorumlusunu bulup cezalandıramaz belki fakat asıl cezayı, Libya’yı Ömer MUHTAR’ın ufkundaki Libya yaparak keser ve bir “insanlık intikamı” almış olur.

Çok geçmedi… Mısır domino etkisi yapar denmişti. Mısır’ı uyandıran Tunus’u yabana atmamak gerekir. Tunus Mısır’ı, Mısır Kuzeyin tümünü ve Arap dünyasını etkileyecek denmişti.

Şimdi Libya’yı seyrederken, Kaddafi’nin Zeynel Abidin Bin Ali için söylediği “Tunus acele etti” sözü hatırlamak lazım. Libya halkı da Kaddafi için mi acele etti acaba? Veya acele etmek neye tekabül ediyor? Geçmişte Ömer MUHTAR’ın cihadına tepki koyanlar da Ömer MUHTAR’a “acele ediyorsun, kendini ve çevrendekileri ateşe atıyorsun” diyordu. Ancak görüldü ki, Ömer MUHTAR ve arkadaşlarının kanının, işgalcilere ve onların besleme diktatörlerine verdiği süre doldu. İşgalciler ve onların besleme diktatörleri şehitlerin ahına elli yıl bile dayanamadı.

Hatırlayalım; Ömer MUHTAR’ı bir ziyaret sırasında pusuya düşürüp darağacına götüren İtalyanlara Ömer MUHTAR şöyle diyordu: “Hüküm ancak Allah’ındır. Sizin bu kararınızın benim yanımda hiçbir hükmü yoktur.” Ve sepyaya giderken son sözleri Fecr suresinin son ayetleriydi: “Ey huzura ermiş nefis! Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön!”

İtalyanlar, bütün işgalciler ve insanlık düşmanları gibi sonsuza kadar sürecek bir hakimiyet düşünüyordu elbette ama Ömer MUHTAR tek doğruyu ifade ediyordu: Hüküm ancak Allah’ındır. Yani aldığınız bu ara zafer bir sonsuzluğu ifade etmez. Bu topraklara çok konan oldu. Her el çırpmada uçup gittiler. Siz de çok kalamazsınız. El çırpılır ve uçar gidersiniz.

1931’de idam edildi Ömer MUHTAR. Libya 1951’de bağımsızlığını ilan etti. Kaddafi 1969’da darbeyle Libya yönetimini ele aldı. Şimdi Libya halkı Ömer MUHTAR’ın ufkundaki gerçek için Kaddafi ve onun avenesine “artık gidin” diyor. Görüldüğü gibi hüküm ancak Allah’ındır. Topraklara konan ve göçen kervanlar vardır. Her birinin belirli süreleri… Kimsenin egemenliği değil sonsuz, bin yıl, bazen yüz, bazen elli yıl bile sürmez. İnsanın egemenliği hükmü ilahi karşısında geçici bir heves ve oyalanmadır. Bu böyle biline ve dünyanın her tarafında böyle anlaşıla…

Sırada Fas, Cezayir ve diğerleri var. Belki tek yöneticili imparatorluklar dönemi bitti ama sırada “zihniyet imparatorlukları” var. Bu zihniyet imparatorluklarının önündeki engel kendi halkına güvenmeyen, dışarıdan paralı askerler tutan besleme diktatörler veya gizli işgalcilerdir. Bu sorunun çözümü bu tür besleme diktatörlerin veya gizli işgalcilerin gitmesinde yatmaktadır.

Belki her besleme diktatör kendince suçlular arayacak ve asla kendisini sorgulamayı düşünmeyecek ama süreç geri döndürülemez bir biçimde devam ediyor. Libya veya başkaları kendi halkının direnişiyle yeni bir adım atacak. Bu adım bir intikam adımı değil istikamet adımıdır. Halk kendi iradesinin varlığını duyurmaktadır. Ulema zulme, işgale, adaletsizliğe “ulanmayacağını” göstermektedir.

Direnişin yaşandığı ülkeler kardeşlerinden ne bekler bilmiyorum ama inanıyorum ki kendileri zaten insan alt yapısına sahipler, proje üretecek bir sürece doğru ilerliyorlar. Önümüzdeki süreç, birlikte, bütün dünyanın ufkunu açacak projeleri üretme sürecidir. İbni Haldun, Tunuslu Hayrettin asıl şimdi konuşacak ve her birimiz kendimizce katkıda bulunacağız.

Ömer MUHTAR’ın torunları, yarıda kalmış bir direnişi devam ettirmeye karar kılmışlar. Dileriz sonuçları hem kendileri, hem İslâm dünyası, hem bütün insanlık için hayırlar getirir. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 180
Bu Ay : 1435
Toplam : 1435

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom