Dr. Mehmet Akif Şahin

Dr. Mehmet Akif Şahin

makifsahin@hotmail.com

Siyasetin Korkulu Rüyasıyla Uyanmak

Aday Adayları Bu Yazıyı Okumalı

Demokrasinin ülkemize ilk olarak yol bulup gelmesi, cumhuriyet öncesine dayanır. Osmanlı devletinin son dönemleri dünyanın değişimiyle birlikte İslam coğrafyasına da bu değişim dalgalarının etkileri ulaşmaya başlamıştır. Bu değişimin ilk bariz örneği ikinci Abdülhamit han tahta çıktığında kendi meclisindeki temsil hakkının dört kişiden birini seçmeye ve belirlemeye yetkisi olmasıydı. Geri kalan temsilcileri eyalet meclisleri belirleyip devlet yönetimi için başkente gönderirdi. Bu güne kadar tarihin seyir defterine çok olay ilgili not düşüldü. İmparatorluk döneminin son bulmasıyla halifelik ve saltanat tarihin satır arasına kapatıldı. Yeni dönem eski dönemin küllerinde inşa edilecekti. Cumhuriyetin kuruluşu bir projemiydi, yoksa dayatılan değişimin mahkûmiyetimiydi? Günümüz Türkiye’sinin perde gerisinde tartışılan bir gündem olarak kalmaya devam ediyor. Bir asırlık tarihi geçmişe bakarak belli bir düşünce dinamiği kurulabilir. Darbesiz geçen demokrasi adını alan güdümlü seçim tiyatroları ülkemizin sahnesinde değişik şekillerde vuku buluyor. Günümüzdeki vekilleri belirleyen tamamen parti başkanları gibi bir görüntü sergileniyor. Halk bunların içinde tercih yapma şansına sahip bırakılıyor. Siyaset bilimi ve bunu sergileyen politik oyuncular bu konuda ne düşünüyor, çoğu zaman bu herkes tarafında bilinen ancak hiçbir şekilde konuşulmayan bir dokunulmaz olarak kalmaya devam ediyor. Seçim dönemlerinde bilinen ama anlatılmayan bir olayı nakledeyim.  Bir ilin vekillerinde birinin ifadesi yeterli olacaktır. Milletvekili seçildikten sonra yakın arkadaşları seçim bölgesindeki il merkezi ilçe belde ve köylere gidip teşekkür ziyareti yapmasını önerir. Sayın vekilimizin ifadesi beni bu halk seçmedi ki sayın parti başkanımız aday göstermeseydi nasıl seçebilirlerdi, diyerek demokratik olmayan aynı zamanda toplumsal ahlakla bağdaşmayan bir ukalalık sergilemesine rağmen bu gün o vekil yine o il ilçe ve beldelere yeniden seçilmek umuduyla gezmeye başlamış görünüyor.

Halkımız demokrasi adına en büyük katkısı; dört beş parti liderinin ve onlara yakın bilinen birkaç şehir efsanesinin önerisiyle şekilleniyor, bu aday olma şansını yakalamış kişiler içinde birini tercih etmek zorunluluğu dışında başka çıkar yol bırakılmıyor.
 
Bir başka örnek vermek gerekirse iktidar partisinde bir dönem belediye başkanlığı yapmış bir dönem milletvekilliği yapmış bir kişiden bahsetmek gerekiyor. Bölgenin zengin ailelerinde biri sayılan bir belediye başkan adayı partisinin tercih ettiği aday olamayınca hemen başka bir partide ya da bağımsız olarak aday oluyor, kendisinin oy potansiyelinin çok yüksek olduğunu muhakkak seçimi kazanacağını propaganda ediyordu. Ancak seçimin sonunda kazanmak bir yana diğer partinin oy oranını düşürüyordu. Bu örneklerin anlamı şu; siyasi parti liderlerinin ülke içinde oluşturduğu genel hava illerdeki seçimi etkiliyor. İldeki milletvekillerinin demokrasiye ve hukuka bağlılığı veya diğer bir durum seçilmek için sayılan özellikleri çok önem arz etmiyor. İstisna olan bazı bölgeler olsa bile genel demokrasi inancı ve halkın tercihi bu minvalde gelişiyor.
 
Bence iktidar olmayı hedeflemiş bir partinin sevilen karizmatik lideri, ülkenin içinde bulunduğu siyasi durumu, demokratik vurgusu, halkı ilgilendirecek ekonomik ve sosyal açılımların inandırıcılığı, parti vitrinine konulan önemli birkaç vizyon adamı sayılan kişilerle seçimi kazanıyor. Çünkü yıllarca tartışılan bu konular bu toprakların rengine bezenmiştir. Bu günkü koşullarda var olan parti içi demokrasi tartışması hala her platformda gündeme geliyor, ancak demokrasi adına anlamlı bir gelişme olamıyor. Bu parti içi demokrasi düşüncesine sayın başbakanımız bile inanmadığını bazı konuşmalarında ifadelendiriyor.
 
Bu gün meclise giden yol bilinen aksine siyasi ihtirasların ayak oyunlarıyla peydahlanan bir tiyatro gösterisi gibi sergilenmeye devam ediyor.
 
Bir il ya da ilçe de milletvekili olmak ya da belediye başkanı olmak için ne yapmalısın? Bunun değişik klişeleşmiş metotları mevcuttur. Bir yerlere aday olacaksın, il ilçe belde veya parti içi başkan adayı olan insanlar olacaksın ya da onlara çok yakın mevcut sistemi besleyen veya beslenen ekonomik sosyal projelerin içinde bulunacaksın.
 
Bu sistemin ya insan kaynaklarını oluşturacak cemiyetler ve sosyal gurupların önünde görünen veya ekonomik şebekelerin önemli bir dinamiğini oluşturacaksın. İhale alan ya da ihale veren koşullar Türkiye’nin önemli bir siyasi basamağıdır.
 
Teşkilatlanma boyutu parti delegelerini oluştururken kendi ailesinde, aşiretinde cemiyetinde ve hükmedebileceğinin düşündüğü kişilerde oluşturmak bir başka politik dinamiktir. Yönetim ekibini de bu taraftar dediği kişiler içinde en güvendiği ve yönlendirebileceği kişilerden seçiyor olmak demokrasiye katkısı için önemli olmasa da günümüz politik canlılık için önemli bir aşama sayılabilir.
 
Daha sonraki seçim zamanlarında ya da temayül yoklamalarında milletvekili adayı veya belediye başkanı adayı olmak için parti içi demokraside ilk sıraları garantileniyor. Bir sonraki aşama parti merkez teşkilatı, partinin yetkili kurulları ve parti başkanı sayılan kişiler ile yapılacak iyi bir kulis bu yolda ciddi olarak hedefine yaklaşmayı sağlıyor.
 
Bunun üzerine borç verir gibi harcayacağı bir miktar zenginlikle birleşince, vekil olduktan sonra misliyle tekrar kazanacağını ya da kazandıracağını ümit ederek yapacağı önemli bir hamle olarak siyasi defterinize yazılıyor olması ülkemiz demokrasisinin göz ardı edilmeyen önemli bir gerçekliğidir.
 
Bitirdiğiniz herhangi bir yüksek okul veya tanınmış bir yöneticilik veya parti başkanıyla bireysel ilişkilerinizi sizi vekil yapmak için önemli ipuçları sayılabilir. Bu anlatmaya çalıştığım düşüncelerin çok az istisnası vardır diye düşünüyorum. Anadolu’nun birçok ilinde siyasi koşullar böyle oluşuyor. Öncelikle yaşadığımız ve benzeri illerde benim şahit olduğum olaylar bu düşüncelerimi doğruluyor. Bu bölgelerde ki sayın vekiller ya da belediye başkanları bu seçimde liste dışında kalanlar kendilerine güveniyorlarsa bağımsız olarak aday olup seçilip benim düşüncelerimin yanlışlığını ispatlayabilirler.
 
Özellikle iktidar partisinin yetkili organları ve diğer partiler aday tespit ederken liyakati erdemi ve demokratik siyasi prensipleri toplumun dinamiklerine uygun tercihleri yapmalıdırlar. Yoksa fildişi tahtlarda oturup karizmatik bir liderin rüzgârıyla kazanılan seçim ve milletvekillikleri halkı hiçbir şekilde temsil etmeyecektir. Bir kısım ilkel anlayışların ortaya çıkardığı kendi yandaşlarının çıkarlarını gözeten şebekeler, toplumun içinde oluşmaya devam edecektir. Mecliste el kaldırıp oylamaya katılmayı devletin kurumları üzerinde kendi bireysel ve yakın çevrelerine maddi ve bürokratik rant sağlamayı tek ve en büyük demokratik görev olarak yapmak meclis sıralarını gereksiz yere işgal etmekten başka bir şey değildir. İhale takip ederek vefa borçlarını ödeyen kişiler bu ülkenin bürokratlarını atamaya devam ederse bürokratik oligarşi ve parti içi demokratik olmayan oligarşi devam edecektir. Bu gün yeryüzü ve evrensel koşullar göz önüne alınarak ülkemizin hak ettiği demokratik bir seçimin yol haritası çizilmelidir.  
 
Bu gün demokrat siyasi aktörlere söylenmesi gereken söz: Siyasete bir düzen ver, vekiller muradın alsın.
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 256
Bu Ay : 16336
Toplam : 25594

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom