Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Mübarek kaçtı, devrim kutlu olsun

Hüsnü Mübarek kaçtı!
Kim bilir belki de bu cümleyi ilk ben kullandım. Geleceği kestirerek mi söylüyorum? Hayır, ortada ayan beyan bir durum var. Ona dayanarak Mübareğin tası tarağı bile toplayamadan sıvıştığını görür gibi oluyorum.

Mübarek’te zerre kadar akıl varsa; silahların geri teptiği, kurşunların öldürmediği, son pişmanlığın, hatta tövbenin kabul edilmediği günde, bu günde fazla zahmet vermeden ve zahmet çekmeden çekip gider. Ama o zalimden daha zalim, çılgından daha çılgın bir yol denemeyi de seçebilir. Çünkü İsrail’den ve Siyonistlerden başka bir dostu, koruyucusu kalmadı. Onlar halkına karşı ölüm yağdırması için akıl verebilirler. Öyle bile olsa, bu aşamadan sonra o ölümler bile durduramaz sele dönüşen yaşama azmini. Şimdi Mısır’da özgürlük ve yaşama coşkusu bir okyanus gibi dalgalanmakta. Halkına karşı onu satın alanlar son kez ona bakalım nasıl bir iyilik yapacaklar. Bu milyonlar olup akan, aktıkça çoğalan okyanus karşısında ne yapacaklar?

Mübarek için kaçmaktan başka çare yoktu(r). Gücü, kudreti çoktan bitmişti. Ancak kendince kaçmış olma pozisyonuna düşmemek için formüller aradı. Bulamadı. Çare yok bırakıp gidecekti. Yine de dua etsin ki, Mısır’da inkılâbı Müslüman Kardeşler gibi olgun ve tecrübeli bir grubun da içinde olduğu muhalefet organize ediyor. Değilse çoktan sarayı havaya uçurulmuştu. Değilse çoktan boynuna zincirler takılarak Kahire sokaklarında gezdiriliyor olacaktı. Ancak Mısır halkı adına âlimlerden ve (Hıristiyan) din adamlarından hem direniş hem itidal çağrıları geldi. Mısır bir medeniyet merkezi olmasına, kadim uygarlıkların merkezi olmasına lâyık bir devrim yaptı.

Evet, Mübarek de teslim oldu. Çekip gitti. Bu yazıyı okuduğunuz sıra Mısır’da yer yerinden oynuyor olacak. Mübareğe son kez ihtar yapılacak. Ordu da bu süreçte tavrını göstericilerden yana koymak mecburiyetinde kalacak. Bu aşamadan sonra kimse bir şey yapamaz. Mübarekle beraber diğerleri de istifa edecekler. Devrim komitesi ve Birlik hükümeti yönetime fiili olarak el koyacaklar. Hatta bu yazıyı okuduğunuz sırada Birlik hükümeti ilk toplantısını yapmış veya yapıyor, ilk bildirisini yayınlamış veya yayınlıyor olabilir. Bundan sonra Mısır’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Mısır bütün farklılıklarını zenginliğe dönüştüren örnek demokratik bir ülke olacak. Bu özelliği ile çok kısa zamanda, Cezayir’den Yemen’e, Katar’a kadar birçok İslam coğrafyası bu gelişmeden olumlu etkilenecek. Yeni bir dünya kurulacak. Yeni dünya yeni bir medeniyet ufkunun yankısını taşıyacak. Devrim şimdiden kutlu olsun.

Bu konuda yazılanları okuyor, söylenenleri dinliyoruz. Mısır’da olanlar ne kadar özgün bir hareket? Olanlar ABD tezgâhı olmasın? Bu konularda çok net konuşmanın doğru olmayacağı düşüncesindeyim. Her devlet, her olay için kendince bir hesap yapar. Bu olaylar üzerine kuşkusuz her bölge devletinin de bir hesabı, bir tavır alışı vardır. Çünkü hızlı iletişim ve erişim çağında birbirinden bağımsız olgular, gelişmeler yoktur artık.

ABD’nin devrimi destekleyici yönde bir tavrı tutumu olmuş mudur? Ben o kanaatte değilim. Gelecekte muhtemel kayıpların önünü almak için daha esnek bir politika izliyorlar. Oluşacak yeni yapıya kapılarını kapatmak işlerine gelmez. Bu yönde düşünce besleyenler, yanlış sayılmayacak bir zihin yürütmeyle ABD’nin bölgedeki etkinliğine dayanarak bu sonuca varıyor olabilirler. Şöyle söylüyorlar: “ABD bölgede güçlüdür, devletlerle derin ilişkileri, bağları vardır. CIA akıl almaz yöntemlerle halkı sokağa dökmüştür”

İyi güzel de Hüsnü Mübarek’i milyar dolarlarca destekleyen de yine bu ABD’dir. Bu destek muhtemel halk hareketlerinin bastırılması için ödeniyor dense yanlış söylenmiş olmaz. Sarayı doyurup, halka ve bölge sorunlarına duyarsız bırakmanın en aşağılık yolu. Mübarek bu aşağılık yolu ve rolü seçmiş bir kukladır. Mübarek halka karşı olduğu kadar İsrail’e yardım etmesi için de korunuyordu. Nitekim olaylar çıkınca, İsrail, istikrarın önemli olduğu şeklinde beyanlar verdi. Hüsnü Mübarek yönetiminin desteklenmesi gerektiğini bildirdi. Yani? Yani Mübarek’in devrilmesi ile ABD ve İsrail’in çıkarına uygun düşmez, düşmüyor. Ondan daha sadık bir hain bulmaları imkânsız.

Bu olaylarda ABD’nin parmağının olduğunu öne sürerek mütereddit bir yaklaşım ortaya koymak, ihtiyat adına kabul edilebilir olmakla birlikte, pek de doğru bir tavır değildir. Bu tavırlarda ruha sinmiş korku halinin, benliğe dönüşmüş sinikliği, güvensizliği vardır. Bu yaklaşıma göre ABD güçlüdür, İsrail güçlüdür. Bu yaklaşım içinde gizli bir şirki, inanç zayıflığını da taşıyor olabilir. Herkes güçlüdür de Allah mı güçsüzdür? İşte söylüyorum: Allahu Ekber! Allah en büyüktür. Herkes güçlü ve olayları değiştirecek etkiye sahiptir ama 82 milyonluk inanmış, mazlum Mısır halkı güçsüzdür öyle mi? Herkes her oyunu oynar ve muvaffak olurlar ama üzerinde oyun oynanan Mısır halkının, kendi kaderi üzerinde en ufak bir dahli, etkisi, gücü olamaz. Bu yaklaşımlar evhamlı, hastalıklı yaklaşımlardır. Neredeyse yüz yıla varan acı ve sıkıntıların, aldanmışlığın, ezilmişliğin ruhlarda biriktirdiği infiali, bitmez, teskin olmaz öfkeyi görememek, hesaba katmamak demektir. Evet, işte söylüyorum. Kahraman Mısır halkı kendinden beklenen asil, onurlu bir başkaldırı ile sömürgeci emperyalistlere ve onların yerli işbirlikçilerine tarihi bir darbe indirmiştir. Allah oynanan oyunları Mısırlı kardeşlerimiz eliyle bozmuştur. Allah en güçlü olandır. Allah sonsuz iktidar sahibidir. Mübarek gitti. Oyun bitti. Mısır halkı ve örgütlü muhalefeti bu olayların baş aktörü ve belirleyici unsurlarıdır.

Türkiye ne yapmalıdır?
Halk olarak sonuna kadar direnişe destek vermeliyiz. Mısır’ın uyanışı bizim de uyanışımızı artıracak, kardeşliğimizi daha da güçlü kılacaktır. Mısır bizim imkânımızı artıracaktır. Biz de Mısır’ın imkânını artıracağız. Şimdiden sivil toplum örgütlerimiz, yardım kuruluşlarımız oraya yardıma gitmelidirler. Harekete her aşamada destek verilmelidir. Kardeşlik bağı her alanda canlı ilişkilerle sürmelidir. Hükümet bunun resmi öncülüğünü yapabilir. Ne var ki, açıktan açığa direnişi destekliyor olmak diplomatik üsluba uygun düşmez. Bu tarz bir beyanat olumsuz yan etkiler yapabilir. Halklar birbirlerini son derece sıcak karşılamalı, desteklemelidir. Hükümet bunun önünü açmalıdır. Ancak şu aşamada üst seviyede yapılacak bir desteğin negatif etkisi hesap edilmelidir. Türkiye bir başka ülkenin içişlerine karışan bir pozisyona girmemelidir. Çokları dışişleri bakanlığının sessizliğini yanlış yorumluyor. Dışişleri şu aşamada doğru bir yol izliyor bana göre. Kaldı ki, basına yansıyanlar dışında şimdilik fazla bir bilgiye de sahip değiliz. Ancak “Mısır halkının demokratik birliği ve mutluluğu ve kalkınmasına çok önem veriyor, Mısır’ı bu yönde destekliyoruz” gibi bir açıklama yapılabilir. Bu açıklamaya herkesin ihtiyacı var. Yeni hükümetin kuruluş aşamasında da Türk hükümeti son derece yardımcı bir rol üslenmelidir. Sonrasında, yani dış siyaset ve ekonomik kalkınma savaşında Türkiye bütün gücü ile Mısır’a destek olmalıdır. Mısır bizim gerçekliğimizin önemli bir merkezi olacaktır. Mısır bizden ayrı düşünülemeyecek bir gerçeklikle var olacaktır. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 1
Bugün : 1
Bu Ay : 1
Toplam : 1

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom