Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Ah bir samimi olabilseler

Siyasete fazla mı yoğunlaşıyoruz?
Kimi dostlarımız bu yönde eleştiriler yapıyor olabilir.
Ne var ki, yaşadığımız ülkeyi doğrudan ilgilendiren gelişmeler karşısında ilgisiz kalamayışımız, bizi ister istemez siyaset üzerine yoğunlaşmaya sevk ediyor. Çünkü Türkiye çok önemlidir ve tarihsel mahiyette bir dönüşüm yaşamaktadır. Buradaki iyileşme sadece kendi sınırlarımız içinde değil, merkezinde olduğumuz geniş coğrafyalarda da etkili olmaktadır. O nedenle bölge üzerinde çeşitli hesapları olan odaklar için Türkiye, hep hedef ülke olmuştur, olmaktadır. Bölge üzerinde hesabı olanlar, amaçlarına Türkiye’nin duruşunu bozmaksızın ulaşamayacaklarını bilmektedirler. O bakımdan bu hesapların iç siyaseti de etkilemeye dönük faaliyetleri olmaktadır. Onlara fırsat vermemek boynumuzun borcudur. Bu sebeple siyaseti konuşmanın yararı vardır. Kendi iradesinin gasp edilmesine razı olamayacak toplumlar, siyasi bir bilince sahip olmalıdır. Bu bilinç çoğaltılmalı, yaygınlaştırılmalıdır. Özellikle içinden geçtiğimiz değişimin son aşamalarında, bu bir görev olarak bile addedilebilir.

Siyasi bilinç ülke yönetimine, toplum barışına, kardeşliğe yönelik politikalar, programlar üretmelidir. Elbette bu programların yüzde yüz kişisel beklentilerimizle örtüşmesi ideal olandır. Ne var ki, parti programları herkesi kapsayıcı bir politika ortaya korlar. Çünkü bu programlarda esas olan kişisel düşünceler değil, milli menfaatlerdir, ülke çıkarıdır. Hepimiz ulusal kimliğe bu düzlemde sahip oluruz. Çoğu durumlarda kişisel yaklaşımlar, parti programlarında çatlamalara, dağılmalara bile sebep olabilir. O nedenle parti programları bir üst akılla, ortak duygular çerçevesinde oluşturulur. Böyle bir oluşumun imkânı daralıyorsa, partiler her kafadan bir sesin geldiği curcunaya dönüşür. Şu anda CHP tam manası ile işte böyle bir curcuna yaşıyor.

Kişisel yaklaşımlar, ihtiraslar, hesaplar partiyi politika üretemez hale getirmiştir. Biri CHP’nin temel meselelere yaklaşımı nedir diye sorsa, kimsenin vereceği net bir cevap yoktur. Parti yönetiminden kişilere bile sorsanız birbiriyle çelişik cevaplar alırsınız. Birinin söylediğini diğeri nakzeder, yalanlar. Bu durum bir parti için en ölümcül açmazdır. Halk kendi içinde bile tutarlı olmayan bir partiye ne diye oy vereyim diye düşünür. Özellikle kararsız kesim böyle düşünür. En kararsız insanımız bile geleceğini ve yönetim yetkisini meçhul bir yapıya emanet etmez. Yıllardır CHP bu tarz bir açmaz yaşıyordu. Son zamanlarda açmaz iyice kördüğüme dönüştü. “CHP’nin politikalarını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna bir arkadaşımın verdiği cevap, meselenin vahametini özetler nitelikteydi. “CHP’nin bir politikası mı var ki, nasıl bulduğumu soruyorsun?” İşte Türk siyasetinin aşmak zorunda olduğu ve mutlaka aşacağı tıkanıklıktan biri budur. Tıkanıklık aşılmazsa ne “Benim adım Kemal” işe yarayacaktır, ne de “Türkiye’nin en eski partisi” veya “Atatürk’ün partisi” klişeleri.

CHP politika üretememekle, politika üretme yeteneğini yitirmiş olmakla tam bir çıkmaza girmiştir. Siz o çıkmazda isterseniz sayısal çokluklar elde ediniz, isterseniz akla hayale gelmeyen birleşmeler yapınız sonuca gidemezsiniz. Meselenin özünü kavrayamayanlar, bir çatı partisi olarak birleşmenin adresi olmakla işi kotaracaklarını sanıyorlar. Dün Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, seçime bir partide birleşerek gitmelerinin zaruret olduğunu söyledi. O sözlerle kastettiği elbette CHP idi.

Yıllarca devlet iktidarına palazlanmalarının rehavetiyle ülke ve toplum adına hiçbir şey düşünememenin boşluğuna düştüler. O boşluk içinde şaşkın bir vaziyette bocalayıp duruyorlar. Ne yapacaklarını, ne diyeceklerini bilemiyorlar. Tam bir komedi. Keşke belli bir politikaları olsa da o politika etrafında tüm solcular, sosyal demokratlar bir araya gelse. Biz de hangi görüşlerine katılacağımızı veya reddedeceğimizi bilsek. Şimdi verdikleri beyanları konu bile etmek istemiyoruz. Niçinini sormayın artık. Söylediklerinde samimi olduklarını bilemiyoruz ki! Yarın “Hayır biz öyle demedik, böyle dedik” derler de onun için.

Darbe destekçiliğinde, anti demokratik düşüncelerde, halkı dışlayan tavırlarda birleşme yapsanız ne çıkar? O birleşme olur mu, olursa ne sonuç elde edilir göreceğiz. Ancak her seçimde olduğu gibi bu seçimde de halkımız demokratik bir toplum ve özgürlükçü bir anayasa amacı güderek, büyük bir birleşme ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Türkiye’nin içinden geçtiği süreç, önemli konumu, büyük vizyonu ve misyonu bunu gerektiriyor.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 479
Bu Ay : 16559
Toplam : 25817

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom