Necmettin Evci

Necmettin Evci

necmevci@yahoo.com.tr

Onlara fırsat verilmeyecektir

Haziran seçimi, devrim niteliğinde değişimin geri dönüşsüz güzergâha girerek, köklü bir yapılanmaya imkân vermesi açısından önem arz ediyor. Seçim, halkın açık toplum ve demokrasi özlemlerini, kesin bir iradeye dönüştürme sürecinin en önemli aşaması olacaktır.

Gerçek değişim, toplumda genel kabule dönüştüğü zaman anlamlı olur. Meseleye böyle baktığımızda halkımızın zaten seçimini yaptığı söylenebilir. Zaten yapmış olduğumuz tarihi, kültürel bir değişimin, yaşama dahil edilmesidir. Bu olmuştur, olmaktadır. Sandığa gitme anlamında seçim, bir formaliteyi yerine getirme ve zaten verilmiş olan bir kararın tescili demek olacaktır. Özgürlük ve demokratik kazanımlar açısından geldiğimiz noktadan geriye dönmek mümkün olamaz. Genel yönelişin aksine inandırıcı, güven verici politika izlemeyenler, iktidar alanından uzak tutuldu, yine öyle olacaktır. Bu bakımdan şimdiden seçimin tartışmasız galibini yine Ak Parti olarak ilan etmek kehanet sayılmamalıdır. Şimdilik toplumun taleplerini sahici olarak karşılayan, bu taleplere samimi, tutarlı çözümler öneren başka da bir parti gözükmemektedir.

Yine bu seçimin en önemli özelliği, safların çok daha net belirlenmiş ve belirlenecek olmasıdır. Toplumda bilgilenme ve bilinçlenme arttıkça, seçmen yönelimleri hızla bulanık alanlardan çıkmaktadır. Seçmenin zihni berrak olunca onun aklını karıştırmanın, zihnini bulandırmanın da yolları kapanıyor. Şimdiye kadar böylesine belirgin olmayan bir alanda millet iradesine başvuruldu. Doğal olarak vatandaş kötünün iyisini seçmek durumunda kaldı. Sonuçta perde gerisinde zaten birlikte olanlar kazandı her defasında. Oysa şimdi saflar oldukça belirgin. Bir tarafta yeni Türkiye’nin gerçekliğini fark edenler, diğer tarafta eski egemenlik anlayışının sürmesini isteyenler var. Hepimiz biliyoruz ki, o anlayış insanına, onun düşünce ve yaşam biçimine saygı gösteren bir anlayış değildi(r) Bu noktaya gelmemizde, Demirel tarzı siyasetin, kökünden tasfiye edilmesinin payı büyüktür. Artık siyaset içi boş sözlerin evelenip, gevelenerek yapıldığı bir faaliyet olmayacak. Siyaset sahnesi sirk cambazlarının gülünç hünerlerini sergiledikleri bir alan olmayacak.

Ne istediğini bilen millete karşı ne istediğini bilmeyen siyasetçiler, başarı gösteremeyecek. Siyasi parti ve aktörler, vatandaşa karşı sorumlu ise aynı netliği onlar da göstermek zorundadır. Hiç lafı dolaştırmadan, vesayet Türkiye’sinden mi, yoksa özgürlükçü Türkiye’den mi yana olduklarını ortaya koyacaklar. Buna mecburlar. Çünkü Türkiye insan hakları ve demokrasi istikametinde hızla yol alıyor. Bu yürüyüşü engelleyemezsiniz. Engellemek isteyenler açık bir dille darbelerden yana olduklarını, milletin değerlerine itibar etmediklerini söylemeliler. Ben darbeci ve Ergenekoncu kanadı bu açıdan takdir ederim. Açıkça yasaklardan, baskıdan yana olduklarını, referandumda evet diyenlerin cahil olduklarını ilan ediyorlar. Son zamanlarda CHP’yi de takdir etmeye başladım. Yalçın Küçük’ün o çok ilginç konuşmasından sonra Ergenekoncuları milletvekili yapmak için kolları sıvadılar. Aslında yeni CHP bir bakıma buna mecbur da. Çünkü yeni CHP’nin bu örgütlü darbeci yapı ile organik bağ içinde oldukları zaten malum bir mesele. Şimdi Mehmet Haberal’ı, Sabih Kanadğlu’nu, Mustafa Balbay’ı Tuncay Özkan’ı aday gösterme çalışmaları var. Buna Çetin Doğan da Ömer Faruk Eminağaoğlu da, Tansel Çölaşan da, diğerleri Hatta Yalçın Küçük de ilave edilmelidir.

Gizlemeye saklamaya hiç gerek yok. Ne güzel, çıkıp “Biz Ergenekon’un avukatıyız” dediler. Hiç avukatlığa filan gerek yok; doğrudan “Biz Ergenekoncuyuz” desinler. “İktidara gelirsek bu irticanın, bu gericiliğin kökünü kazıyacağız” desinler. “Atatürkçü, çağdaş seçkin sınıfa ayrıcalıklar ve ayrıcalıklı kurumlar bahşedeceğiz. Bu kurumlar hiçbir zaman neyi nasıl seçeceğini bilmeyen halkın denetimine açık olamayacak” desinler. Desinler de insanımız da gönül rahatlığı ile bir seçim yapsın. Böyle demeseler bile, her şeye karşın yine de çok gerçekçi ve net bir seçim yaşayacağımızı ümit ediyorum.

Bu seçim yeni Türkiye’nin seçimi olacaktır. O nedenle seçimin ana teması “yeni anayasa” olacaktır. Artık Türkiye’nin zaman kaybetmeye tahammülü olamaz. Yeni, özgürlükçü bir anayasa ile yeni Türkiye gerçekliği taçlanmalıdır. Bu seçim 12 Eylül’de ortaya çıkan özgürlükçü millet iradesinin, kendine yaraşır düzenini kurma yolunun ardına kadar açıldığı bir seçim olacaktır. Bu noktada CHP’nin yapmak istediği iktidar olmak değil, bu süreci engellemek için biraz daha güçlü olacağı bir vasat elde etmek.
Bu güç onlara verilmeyecektir.
Onlara fırsat verilmeyecektir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 9
Bugün : 550
Bu Ay : 4576
Toplam : 4576

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom