Necip Cengil

Necip Cengil

necip.cengil@hotmail.com

Açık yaz kardeşim

Ben olaylar üzerinde duruyorum, kişiler ve isimler üzerinden meseleleri izah etmeyi sevmiyorum.
Kişiler üzerinde duran kalem sahipleri de var.
Her ikisi de yazmada bir usuldür.

Yazdıklarımı bir vaaz duyarlılığı gibi ele alan okuyucularım olduğu gibi, sen birilerini kast ediyorsun ama kimi onu çözemedim diyerek yazıdaki gizeme değinenler de çıkıyor.

Her şeyden önce bir vaiz olmadığımı belirtmek isterim. Yazdıklarım söylemde bir denemedir. Her konuda denemeyi önemsiyorum. Zira denemeler birer fetva yöntemi değil, tefekkür yöntemidir. İsterim ki yazdıklarım bir hayra vesile olsun.

Malatya’da yaşıyoruz. Yollar bizi ilgilendiriyor. Seçilenler bizi ilgilendiriyor. İcraatlar üzerinde fikrimiz soruluyor. Şehrin dinamikleri, yöneticilerin kimler tarafından kuşatıldığı, eğitimdeki aksaklıklar, ağaçların budanma şekli, yollara parkmetre konması her konuda, yazan biri olarak, fikrimiz soruluyor.

Bu ara seçim trafiği yoğun, istifalar, aday adaylıkları, kulislerden yansıyanlar hakkında “sen ne duydun” diyenler oluyor.

Açık konuşmak gerekir. Öyle de, netameli durumlar var. Açık dediğiniz şey, kapalı gündemlerin dışa yansıması ve aslında hiçbiri açık değil. Zira netameli dönemlerde, karınlarından konuşan insanlar çoğalıyor. Siz bu muğlâklığı yazıya dökmeye çalıştığınızda, gündem dedikodu kokabiliyor.

Şehre ve görüntüye gel diyorlar.
Şehre ve görüntüye geleyim. Bir yöntem olarak “şehri dışarıdan seyretmeyi” teklif etmiştim.
İcraatlara biraz değin diyorlar.
Değineyim…

Ağaçların budanması hakkında bir şey söylemem için iyi bir bahçıvan duyarlığına sahip çiftçi veya mesleğinin erbabı bir ziraat mühendisi olmam gerekir. Ben daha çok ilkbaharı bekliyorum. Bu budama şekli ne getirir ancak öyle anlarım. Budama bu şekilde yapıldığına göre, mutlaka işin uzmanı getirilmiş ve iş onun görüşleri doğrultusunda halledilmiştir diye düşünüyorum.

Yolların sökülmesi, parke taşlarının yapılması birçok yönden zihnimi kurcalıyor. Birincisi bu kadar renkli taşlara gerek var mıydı şeklindeki eleştiri, diğeri parke taşlarının tesviyesi, yeterli baskı hesabı yapıldı mı, tonajlı araçlar geçtiğinde ne hale gelir ve bu uygulama için üç-beş ay sonrası hesaplandı mı eleştirisi… Hesap yapılmıştır diyebilirim, yapılmamışsa; üç-beş ay sonrasında ortaya çıkacak çukurlaşmalar gündeme geldiğinde, şüphelerimi dile getirdiğimi de söylemiş olurum. Bu konuda Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Karayollarında bütün mesaisi yol üzerinde uzmanlaşmak olan birimler ve diğer ilgili odalardan yeterli teknik destek alındı mı merak ediyorum. Veya şöyle mi yapıldı; proje birimi, odaları topladı, arkadaşlar biz bu projeleri hazırladık, uygulamaya koyacağız, ne dersiniz mi dendi?

Şehri dışarıdan seyret derken icraatları dışarıdan seyretmenin öneminden bahsetmek istedim. Açık değil mi? Yarın benim başım ağrımaz, idareden birinci elden sorumlu insanın başı ağrır.
İşin maliyet tarafı var elbette, bu konuda söylenecek çok şey olabilir. Fakat benim de yazmanın dışında düşüncelerimi iletme imkânım yok. Bir mühendis olarak yol çalışmalarındaki yöntem konusunda eleştiri yaparken yanılabilirim, bu bir görüştür ama şüphelerim haklı çıkarsa harcanan onca emek ne olur, bu şüphelerimi dile getirmem gerekir.

Malatya’da yaşayan biri olarak Malatya’daki bütün yöneticilerin başarılı icraatlara imza atmasını isterim, hele oy verdiğim bir Belediye Başkanının özellikle başarılı olması beni sevindirir ama kuşkularımı da iletmem gerekir. Bu benim yazarlık, mühendislik ödevim olduğu gibi vatandaşlık ödevim de… İzlenimlerim, çok mühendisçe düşünülmediği, kararların ve onca hararetli çalışmanın sıkıntılı bir geleceği işaret ettiği yönündedir. Dilerim ben yanılırım ve Belediye Başkanımızın “proje eliti” doğru yapmış olur.

Yine söylüyorum, bütün il yöneticilerinin şehri biraz dışarıdan seyretmesi gerekir. Çok içerden bakıldığını, boş ver eleştirileri, doğru yoldayız sözlerinin daha baskın çıktığını düşünüyorum.
Geçmişte kendi akrabalarının aslında yol olan bölgeye ev yapması için izin veren, imarlı evin parselini de yola götüren idareciler gördük. O mağdur ev sahibinin bütün hukuki süreçleri takip ettiğini ve haklı çıkmasına rağmen, hakkının verilmediğini de yakın zamanda birinci elden dinleme fırsatım oldu. O dönemlerde bu tür konulara pek girmiyordum. Fakat hep içerden bakınca bu tür zulme varan tersliklerin görülemediğini belirtmek isterim.

İşte açık yazıyorum. Bu şehirde imar konusunda, dayısı ve dayısı olmayanlar diye vatandaşlık tipinin oluştuğunu ve bazı vatandaşların geçmişte mağdur edildiğini söylüyorum. Şehir dışarıdan seyredilmezse bunun süreceğini de ilave ediyorum. Yine geçmişte geçimleri için ikinci el oto satışı yapanların il dışına çıkarılarak, şehrin rahatlatıldığını biliyorum ama bugün olmuş, çevre yolunda seyrederken, kaldırımlara varana kadar ikinci el otolarını sergileyenleri de görüyorum.

Ben mi yanlış görüyorum yoksa istediğin kadar gör, herkes eşittir ama bazıları daha eşittir yöntemimi uygulamada, merak ediyorum.

Açık yazmak böyle bir şey mi?

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 340
Bu Ay : 1595
Toplam : 1595

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom