Müslümanlar doğru yolda olursa kimse zarar veremez

Ali Türkmen İslam'ı şiddetle ilişkili gösterip etki sahasını ve gücünü sınırlamak nedeniyle tezgahlanan şiddet olayları, yaratılan İSLAMOFOBİ konusunu ele aldı.

Müslümanlar doğru yolda olursa kimse zarar veremez Malatya Kültür-Sanat

"DOĞRU YOLDA OLDUĞUNUZ TAKDİRDE BATIL SİZE BİR ZARAR VEREMEZ" (Maide 105)


Malatya Türk Ocakları Şubesi,  İslam dini üzerinde olumsuz bir algı oluşturmak, İslam'ı şiddetle ilişkili gösterip etki sahasını ve gücünü sınırlamak nedeniyle dünyanın pekçok yerinde tezgahlanan şiddet olayları eliyle yaratılan İSLAMOFOBİ konusunu ele aldı.


Program öncesi din, bayrak, millet uğrunda seve seve feda-i can eden şehitlerimiz için Kuran tilaveti yapıldı.


Eğitimci konuk Ali Türkmen bu şiddet kullanan örgütler eliyle oluşturulan İslam karşıtı ortamı anlattıktan sonra,  esas ortaya konulması lazım olan biz müslümanların yapması gerekenleri anlattı.

Hocamız özetle şu konulardan bahsetti:


"Maalesef İslam'ın son asrı neredeyse hergün şehit kanlarıyla yoğrulup geçmekte. Bu bir taraftan üzüntü kaynağı ama aynı zamanda da bir diriliğin kaynağıdır. 
İslam'ı düşman görenler, İslam'a saldıranlar konusunda yüce Rabbimiz bize çok büyük bir teminat veriyor aslında. Maide suresi 105. ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor;
'Ey iman edenler, siz kendi kendinizi düzeltin, kendinize bakın. Siz kendinizi düzelttiğiniz takdirde, hidayette doğru yolda olduğunuz takdirde yanlış yolda olanlar, batılda olanlar size bir zarar veremezler. Sonunda hepiniz Allah'ın huzurunda toplanacaksınız ve yaptıklarınızdan hesaba çekileceksiniz'.
Bu ayeti kerime öncelikle müslümanların kendilerini sağlamlaştırmalarını, düzeltmelerini emrediyor. 
Yaygın bir kanaattir ki milletimiz olarak,İslam ümmeti olarak yaklaşık son iki yüz yıldır kendi kitabımızın verdiği mesajı tam olarak anlayamıyoruz. Hep kurtuluşu başka yerlerde arıyoruz. Ya da kurtuluşun kendi kitabımızda olduğunu söyleyenler azınlıkta kalarak bir başarı elde edemiyorlar. 


Esas dikkat etmemiz gereken husus budur. Nasıl oluyor da küfür 1,5 milyarlık İslam alemi üzerine bu kadar hesap yapabiliyor? 
Bize yani müslümanlara saldırı aslında normal bir şey. Çünkü hak ve batıl mücadelesi Hz. Adem'den günümüze gelen bir mücadeledir. Kıyamete kadar da devam edecektir. Bu mücadelede başarılı olmanın sırlarını veriyor bize yüce Rabbimiz. Geçmiş peygamberler ve geçmiş toplumlardan haber vermek suretiyle ders almamızı sağlıyor. 


Son asır müslümanlarının en önemli eksiği kendilerini yetiştirmemiş olmalarıdır. Toplum olarak, millet olarak, ümmet olarak tek tek yetişmiş olan insanlardan bahsediyoruz. 


Osmanlı'nın son dönemlerinde Mısır elden çıkmış artık, oradaki Türk'lerden birisi İngiliz askerleriyle konuşuyor. Mısır sokaklarında üç beş tane İngiliz askeri dolaşıyor. Türk diyor ki askerlere; 'Osmanlı bilse ki sizin böyle üç beş askerle burada böyle dolaştığınızı hemen elinizden geri alır. Sizin burda bir gücünüz, kuvvetiniz yok'.


İngiliz de diyor ki:' Söylediğin doğru, ama biz Osmanlı'nın başına öyle çoraplar ördük, öyle meşgul ediyoruz ki BURAYI bir daha göremez'.
Ta Hindistan'dan Pakistan'dan başlamak üzere mezhepler kurduruyorlar. Bu mezhepleri kuracak insanları dini açıdan çok iyi yetiştiriyorlar. Çok iyi Kuran okuyabiliyorlar. Çok iyi Arapça biliyorlar. Toplumu çok iyi tanıyorlar. Sosyoloji, psikoloji alanında uzmanlar. Ve daha sonra İslam toplumunun içine özenle yerleştiriliyorlar. 


Özellikle Pakistan'da kurdukları kadiyanilik, ahmedilik günümüzde Batı'da İslam'ın hak mezheplerinden biri olarak görülüyorlar. İslam ile hiçbir alakaları yoktur. Hatta batı dünyasından Müslüman olmak isteyenler olursa bu mezheplere yönlendiriliyorlar. Bu mezhepleri İslam topraklarını parçalamak için özellikle kurduruyorlar. Tıpkı vahabiliğin kuruluşu gibi. Bunlar başlangıçta siyasi bir oyun olarak ortaya çıkıyor ama İslam'ın az bilinenleri ya da ihtilaf konularını çok iyi deşeleyerek bize yani İslam ümmetine karşı kullanılıyorlar.


Bu konu ile ilgili mesela Diyanet İşleri başkanlığımız kitaplar yazdırıyor, araştırmalar yapıyor. Ama ne camilerde ne de düzenlemiş oldukları dini sohbet programlarında bu meselelerden hiç bahsetmiyorlar. Bu mezhepler eliyle İslam Dünyası kan gölüne döndükten sonra İslam'ın önde gelenleri uyanmaya başlıyor, ne yapabiliriz diye toplanıyorlar. 


Şeytanın hilesi göründüğü gibi çok kuvvetli bir hile değildir diyor yüce Allah. Zalimlerin, kafirlerin müslümanlar aleyhine kurdukları tuzaklar öyle altından çıkılamayacak gibi değil. Ama bunlarla hiç uğraşılmamış, hiç dert edilmemiş, halen de uğraşılmıyor. Hafife alınıyor. Veya din tam anlamıyla öğrenilmiyor. Mehmet Akif'in 'galiba İslam göklerdedir' demesinin sebebi de budur. Yani müslümanlar kendi dinletinden habersiz. Derinlemesine bir inceleme araştırma yok. Bir bakıyorsunuz fetvalar veriliyor İslam'ın temel ilkelerine ters. Ucuzluğa, kolaylığa kaçarak kendimizi kurtaracağımızı sanıyoruz. Biz değil başkası yapsın, ben uğraşmayayım diyoruz. Halbuki yüce Allah;
'Ey İman edenler topyekün selamete girin' diyor. 


Topyekün bir selameti yakalayamadığımız zaman rüzgarımız gider, korkaklaşırız.
Allah Tevbe suresinde buyuruyor ki:

'Ey İman edenler, şüphesiz hahamlardan ve papazlardan bir çoğu batıl yollardan insanların mallarını yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar'. Bizler yahudi ve müşriklerden bahsederken sıradan, avam yahudi ve hristiyanlar hep aklımıza geliyor. Nüfus cüzdanıyla adam İsrail'de yaşamış yahudiyim diye geziyor ortalıkta ama dinden haberi olmayan yahudiyi biz düşman zannediyoruz. Sadece hristiyan olduğunu söyleyen hristiyanın bizim için tehlike oluşturduğunu sanıyoruz. Halbuki ki ayeti kerimede onların hahamları ve papazları deniliyor. Yani din adamları dediğimiz incili tevratı değiştiren adamlardan bahsediyoruz. Sıradan birileri değiştirmedi bu kitapları değil mi. Yaptıkları iş neydi; becerebilirlerse kelimelerin yerlerini değiştiriyorlardı. Halen de bu işi yapmaya devam ediyorlar. Bununla ilgili yüzlerce örnek verebiliriz. Mesela o kadar incelemişler ki 'Muhammed Allah'ın resulü ve Peygamber'lerin sonuncusudur' ayetindeki sadece bir harf ile oynayarak 'Muhammed Allah'ın resulü ve Peygamber'lerin mühürlüsüdür' şekline değiştiriyorlar. 'Sonuncudur' kelimesini kaldırıp 'mühürlüsüdür' haline getiriyorlar. Haa müslümanlar da biliyorlar ki Peygamber'imizin iki omuzu arasında bir Peygamberlik mührü var, demek ki ayet bundan bahsediyor. Ama öbür taraftan Hz. Muhammad'in son Peygamber olduğunu inkar artmış oluyor Müslüman, ondan haberi yok. Ondan sonra Peygamber gelecek diyor, onun hazırlığını yapıyor. Adamlar bu kadar derinlemesine ve ayrıntılı çalışırken İslam alimlerinin neredeyse hiç çalışması yok bu konularla ilgili. İslam ülkelerinin hemen hemen her yerinde mezhepler çıkarılmış. Bunlar faaliyete başladığı zaman yahu bunlar da nereden çıktı diyoruz. Ama kendi bünyelerine yönelik bu faaliyetlere karşı müslümanların uyanık olması lazım. Ağzımızda sakız ettiğimiz bir söz var 'senin dinin kuvvetli olsun da karşıdaki sana zarar veremez' diye. Ama kuvvetli olmak bizim çaba ve gayretlerimize bağlı. Bu meselelere dikkat ettiğimiz takdirde hiçbir gücün İslam'a ve müslümanlara zarar vermeden mümkün değildir. Bu Allah'ın vaadidir."

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 11
Bugün : 343
Bu Ay : 11894
Toplam : 11895

Son Eklenen Firmalar

Ağabey Deri

FİRMA DETAYI

Ay Nakliyat

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: Medya İnternet